YAYINLAMA 18 Ekim 2026 01:29
GÜNCELLEME 18 Ekim 2026 01:59
Investing.com'un aktardığı Citi analistlerinin değerlendirmesine göre, faiz oranları ekonomik büyüme beklentileri açısından önemini korurken, hisse senedi piyasalarının değerlemeleri ve varlıklar arasındaki yatırım akışları üzerindeki etkileri zaman içinde zayıflıyor. Yapay zekâ kaynaklı kazanç beklentileri ve yatırımcıların portföy tercihlerindeki yapısal değişimler, tahvil getirileri ile hisse senetleri arasındaki geleneksel ilişkiyi dönüştürüyor. Citi'nin S&P 500 için kullandığı gerçeğe uygun değer modeli, endeksin mevcut değerlemesinin hesaplanan aralığın üzerinde olduğuna işaret ediyor.
Faiz oranları ile hisse senetleri arasındaki ilişki değişiyor
Citi analistleri, faiz oranlarının ekonomik büyüme beklentileri üzerindeki etkisinin, hisse senedi piyasalarının değerlemeleri üzerindeki etkisinden daha belirgin olabileceğini değerlendiriyor. Analistlere göre yapay zekâ odaklı gelişmeler ve yatırımcı davranışlarında yaşanan yapısal değişimler, tahvil getirileri ile hisse senetleri arasındaki geleneksel ilişkiyi zayıflatıyor.
Investing'in aktardığı Citi değerlendirmesine göre geleneksel olarak hisse senetleri ve tahviller arasında yapılan portföy dağılımı tercihleri, faiz oranları ve tahvil getirilerindeki değişimlerden etkileniyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının kazanç beklentileri üzerindeki etkisi ve hisse sahipliğinin yapısındaki değişimler, bu ilişkinin önceki dönemlere kıyasla farklılaşmasına yol açıyor.
Citi'nin değerlendirmesine göre yüksek borçlanma maliyetleri, ekonomik görünüm açısından önemini koruyor. Buna karşılık faiz oranlarının hisse senedi piyasalarındaki değerlemeler ve varlıklar arasındaki sermaye hareketleri üzerindeki etkisi zaman içinde azalmış durumda.
S&P 500 değerlemesi hesaplanan aralığın üzerine çıktı
Citi'nin gerçeğe uygun değer modeli, ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisini başlangıç noktası olarak alıyor ve hesaplamaya makroekonomik düzeltmeleri de dahil ediyor. Model kapsamında S&P 500 endeksi için gerçeğe uygun değer aralığı, şirket kazançlarının 17,1 ila 22,1 katı olarak hesaplandı.
Endeksin 22,4 katlık fiyat/kazanç oranıyla işlem gördüğü belirtilirken, bu seviyenin modelin hesapladığı üst sınırın üzerinde olduğu kaydedildi. Citi analistleri, mevcut değerlemelerin yatırımcı duyarlılığındaki aşırılığı ve yatırımcı pozisyonlarının olası risklere karşı yeterince temkinli olmamasını yansıtabileceğini değerlendiriyor.
Sektörler arasındaki performans farklılıkları da faiz oranları ile hisse senetleri arasındaki ilişkinin değiştiğine işaret ediyor. Citi'nin değerlendirmesinde, ağustos ayı sonu itibarıyla döngüsel ve savunma hisselerinin gerilediği, büyüme hisselerinin ise daha dirençli kaldığı belirtiliyor. Döngüsel ve savunma hisselerindeki hareketlerde geleneksel faiz hassasiyetinin etkili olduğu değerlendirilirken, büyüme hisselerinin dayanıklılığı sürdürülebilir yapay zekâ kaynaklı kazanç artışı beklentileriyle ilişkilendiriliyor.
Tahvil arzı, yatırım tercihleri ve yapay zekâ beklentileri öne çıkıyor
Karışık ekonomik göstergeler, tahvil getirilerindeki son yükselişin yalnızca ekonominin aşırı ısınmasıyla açıklanamayabileceğine işaret ediyor. Citi analistlerine göre bu artışın bir bölümü, ilave devlet tahvili ihracı beklentilerinden kaynaklanıyor olabilir.
Faiz oranlarının yükselmesinde tahvil arzındaki artışın belirleyici olması durumunda yatırımcıların hisse senetlerinden sabit getirili araçlara yönelmesi için farklı değerleme koşulları oluşabilir. Bu senaryoda yatırımcılar, sermayelerini hisse senetlerinden tahvillere aktarmadan önce hisse senetlerinde daha cazip değerleme seviyeleri görmek isteyebilir.
Hisse senedi piyasalarını destekleyen bir diğer unsur ise yatırım akışlarında yaşanan yapısal değişimler. Tanımlanmış fayda esaslı emeklilik planlarından tanımlanmış katkı esaslı planlara geçiş, genç yatırımcıların tercih ettiği hisse ağırlıklı hedef tarihli fonlar ve yabancı yatırımcıların hisse senetlerine yönelik artan ilgisi, hisse senetleri ile tahvil değerlemeleri arasındaki geleneksel bağı zayıflatan etkenler arasında gösteriliyor.
Citi'ye göre yerleşik hisse senedi yatırım kültürü, yüksek değerlemelere rağmen piyasaya desteğini sürdürebilir. Bununla birlikte analistler, yükselişin devam edebilmesi açısından yeni yatırım talebinin kaynağına dikkat çekiyor. Analizin sonunda öne çıkan temel soru ise şu: Borsada bir sonraki ilave hisse senedi talebi dalgasını hangi yatırımcılar sağlayacak
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.