Özel, şöyle konuştu:
Bazı anlar vardır. Bazı anlar yaşanacak, bazı anlar geride bırakılacak bazı anlar o an göreviniz ne olursa olsun öyle çok heyecanlı, kolayca yerine getirilemeyecek, gırtlağınızın düğümlendiği, yıllarca geriye gittiğiniz bir andır. Aklım erdiğinden beri siyasete, sosyal demokrasiye gönül verdiğimden beri, gözümü açtığımdan beri siyasette hep en dikkatle takip ettiğim, örnek aldığım, kişiliğiyle tertemiz siyaset anlayışıyla hem siyasette hem sosyal hayattaki katıksız centilmenliğiyle Sayın Murat Karayalçın'a bir gün bir yerde rozet takacağım aklımın ucundan geçmezdi. Sayın Karayalçın öyle bir sorumluluğun, nezaketin insanıdır ki bugün burada Ankara İl Kongresi'nde aramıza katılacak, gücümüze güç verecek nezaketi gösterip hafta içinde de bunu kamuoyuyla paylaştı. Çok zor günlerden geçiyoruz. Umudumuz bu zorlukları geride bırakmak ve hep birlikte menzile ulaşmak. Bunu yaparken her birimizin, en gencimizin dinamizmine, en kıdemlimizin tecrübesine her şeyden çok ihtiyaç duyduğumuz günlerindeyiz. Sayın Karayalçın'ın partimize katılımı güç vermiştir. Hepimiz için ilaç olmuştur, doping olmuştur, kuvvet olmuştur. Kendisini yürekten saygıyla selamlıyorum. Hoş geldi, şeref verdi.
Karayalçın: Yeni bir devlet yapısını inşa edeceğimize inanıyorum
Karayalçın ise şunları kaydetti:
Son sıralarda çok yoğunlaşmış bir sorun var önümüzde. Bu devlet yönetilemiyor. Türkiye'nin kentleri yönetilemiyor. Her alanda bir çıkmazla karşı karşıyayız. Siyasette, ticarette, futbolda, sporda her alanda. Kent, devlet yönetiminde bir çoklu organ yetmezliğini yaşıyor Türkiye maalesef. Bu güçlü ülke, bu güzel ülke, bu potansiyeli çok yüksek olan ülke varlık içinde yokluk çekiyor. YENİ Parti olarak hedeflerimizden birinin anayasamızın, yasalarımızın koymuş olduğumuz kuralların, almış olduğumuz kararların uygulanacağı, umursanacağı bir yönetim kurmak olmalıdır. Her alanda, toplumsal yaşamın, idari yaşamın her alanında bunu sağlamak zorundayız. Sizin önderliğinizde Türkiye'de yeni bir toplum yapısını, yeni bir devlet yapısını inşa edeceğimize inanıyorum ve Ankaralı YENİ partililere, sosyal demokratlara bu vesileyle en içten sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Beş adaylı bir seçim yaşıyoruz. Bütün aday arkadaşlarıma başarı dileklerimi sunuyorum.
Özel: Yepyeni bir zemini oluşturmak durumundayız
Özel, şunları kaydetti:
Bugün karşımızda beş adayımız var. İkisi kadın, dört tanesi hukukçu. En yaşlıları 54, en gençleri 39 yaşında olan, CV'leri birbirinden parlak, partiye emekleri, siyasete emekleri hiçbiri diğerinden geride olmayan, beşinin de göreve hazır olduğunu, onları yeterli imzayla destekleyen sizlerin tescil ettiği ve bir yanda kadınlar, bir yanda gençler, bir yanda tecrübe, bir yanda kuruculuk, birinden birine karar verip bir yanlış kararı tek başıma vereceğime ki bir kişinin verdiği kararların memleketi ne hale getirdiği ortadayken, bir kişi yanlış yapabilir, yanlış karar verebilir ama 54 bin kişi yanlış karar vermez. Yarın Ankara'nın bütün ilçelerinde, bazı ilçelerde birden çok yerde kurulacak sandıklarla gün boyunca YENİ Parti'nin 54 bin üyesi sandık başına gidecek ve 54 bin zeka, 54 bin yürek, 54 bin üye bir karar verecek. Ne Ankara'da ne Türkiye'nin herhangi bir yerinde genel başkanın desteklediği bir aday genel merkezin bir adayı yoktur. YENİ Parti'nin üyeleri kimi seçerse il başkanımız odur. Bundan sonra yol yürüyeceğimiz kişi odur.
Yarın verilecek oylarla siz arkadaşlarımızdan birini seçip diğerlerini kaybettin diye kenara çekmeyeceksiniz. YENİ Parti'nin siyasetinde kazananın göreve geleceği ama daha az oy alanların onun yanında duracağı, birlikte mücadele edeceği hep birlikte siyaset yapacağı yepyeni bir zemini oluşturmak durumundayız. Nerede rakibini kapsamayan, dışlayan, şehri taşımayan bir liste varsa o listenin karşısında ben varım. Öbür türlü oluşan listeyi düzeltmek genel merkezin boynunun borcudur.
"Size inanıyor, size güveniyorum"
Yeni bir yola çıkıyoruz. Yeni yolun nimetinden yararlanıp yeni kuralları külfet gören bir anlayışla yürüyecek bir adım yolumuz yok. Her şey yepyeni olacak. Yeni kurallara herkes uyacak, herkes alışacak. Bizim yarından sonra Ankara’da seçim kazanacak bir listeye değil, genel seçimlerde Ankara’da bizi birinci parti yapacak bir yönetim listesine ihtiyacımız var. Bunun için bundan sonra hep birlikte çalışacağız. Gece gündüz çalışmakla övünmüyorum. Gecemi gündüzüme katarak birlikte çalışacağım Türkiye’nin en kuvvetli seçim ordusunu, propaganda ordusunu, bu karşımızdaki kötülüğü hep birlikte yeneceğimiz YENİ Parti’nin yeni mücadele gücünü hazırlamaya çalışıyorum. Bir başıma ben de yetemem, il yönetimleri de yetemez. Türkiye’nin en kalabalık seçim propaganda gücüne, en uzun süreli seçimine ve kapı kapı, ev ev, sokak sokak, kahve kahve, tarla tarla çalışacak, meseleye en az benim kadar inanmış ve adanmış YENİ Parti’nin yeni siyasetinin neferlerine ihtiyacım var. Onun için size inanıyorum, size güveniyorum.
"Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz"
Bugün il kongrelerini yapıyoruz, yarın il kongrelerini tamamlayacağız. 81 ilde 820 ilçede örgütlenen partimiz ortaya koyduğu iddiasının arkasında duruyor. Pazartesi günü seçilmiş 820’nin üzerinde ilçe başkanı ki bir ay içinde örgütlenmede biraz geride kalan birkaç ilin de tamamlanmasıyla 927’ye ulaşacak ve 81 il başkanı artık bir işi bitirmiş değil, esas işlerine başlayacak günde olacaklar. Şimdi sıra mümkün olan her mahallede mahalle meclislerini, istisnasız tüm ilçelerde ilçe meclislerini, il meclislerini oluşturmaktır. Eski siyasette kararı verenler yukarıda oturur, bedeli ödeyenler aşağıdadır. Ama yeni siyasette karar; mahallede, ilçede, ilde tartışılacak, alınacak, önerilecek, varılan kararlar hep birlikte sokak sokak uygulanacak. Seçilecek tüm başkanlardan, siyaseti mahallelerden başlatarak yükseltmeyi, seçime kadar ivmelenen bir güçle partimizi iktidara taşımalarını bekliyorum. Ve hepinizden bu mücadelenin içinde bir adım bile geride kalmamanızı bekliyorum. YENİ Parti ile birlikte hep beraber öyle bir yol açıyoruz ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni siyasetle birlikte hiçbir şey geride bıraktıklarımız gibi olmayacak. Hep birlikte ileriye, iktidara yürüyeceğiz.
"Karıncanın kardeşi vardır, o da YENİ Parti'nin kendisidir"
Buradan bütün AK Partililere sesleniyorum. 23 bin 500 lirayla geçinemeyen AK Partili teyzeme, 28 bin lirayla alnının terinin karşılığını alamayan asgari ücretli kardeşime ya da çeşitli güçlüklerden, zorluklardan yılmış, fon krizlerinde parasını kaybetmiş kardeşlerime sesleniyorum. Karadeniz’deki fındık, çay üreticisine, Gaziantep’teki fıstık üreticisine, Manisa’nın üzümcüsüne, Çukurova’nın pamuğuna, Trakya’nın buğday, ayçiçeği üreticisine, Bursa’nın karayemiş, meyve üreticilerine sesleniyorum. Artık sen onlarla aynı tarafta değilsin. Şunu gör ki sen bizimle; emeklilerle, emekçilerle, emeği sömürenlerle, hayatı karartılanlarla aynı taraftasın. Gel, beraber olalım, bunlardan kurtulalım. Seni sarayından karınca gibi gören ve ezenlere karşı AK Parti’nin üyelerine sesleniyorum: Karıncanın kardeşi vardır, o da YENİ Parti’nin kendisidir.
Erdoğan bir aydır bu sorunu çözmedi, çözmüyor ama 17-25 Aralık‘ta olduğu gibi, her zora düştüğünde olduğu gibi suçu başkasına atmakla uğraşıyor. Ama bu sefer buna karınlar toktur. Diyor ki ‘Dış güçler ekonomimize sabotaj yapıyor.’ Basit birkaç sorumuz var Sayın Erdoğan. Buradan soruyorum. Fon şirketlerinin yönetimine o isimleri dış güçler mi atadı, sen mi atadın? Fatma Betül Sayan Kaya 2,2 milyarlık vurgunu yaparken sana mı güvendi, dış güçlere mi güvendi? Milletin parası çalınırken hepiniz oradaydınız. Milletin 110 milyar doları gitmiş, hesap vereceği yerde milletle alay ediyor. Bu sorun bu parayı kazananlardan son kuruşuna kadar alınmadan, yurt dışına kaçıranlardan o para uluslararası anlaşmalarla geri tahsil edilmeden, Türkiye borsasında yabancı yatırımcıymış gibi işlem yapan, aslında buradaki FETÖ borsası paralarını, İBB borsası paralarını, soğuk cüzdanlarla Lüksemburg‘a ya da çeşitli ada ülkelerine yollayıp da oralardan offshore hesaplardan gelip burada vurgun yapanlar ortaya çıkmadan, yetimin hakkı ödenmeden bu işin kapanmasına izin vermeyeceğiz.
"Biz yenilgiyi kabul etmeyen kadrolarız"
Biz yenilgiyi kabul etmeyen kadrolarız. Bu salon yenilgiye isyan edenlerle dolu bir salondur. Ya kazanacağız ya kazanacağız. Kaybettiğimiz yerde bir dakika daha durmayacağız. Biz devletin kapılarını ayrımsız şekilde 87 milyona açmaya geliyoruz. Biz adamı olanı, yakını olanı değil; arkada kalanları öne çıkarmaya geliyoruz.
Yıllardır GRECO Kriterleri’ne göre hazırlanmış, siyasetin finansmanının şeffaf olduğu, siyasetçinin alacağı hediyeye kadar her şeyin kurallara bağlı olduğu, başta milletvekilleri, belediye başkanları, herkesin kendi ve birinci ikinci derece yakınlarının gözetim ve anlık mal varlığı denetiminde olduğu bir yöntemi biz öneriyoruz, onlar reddediyorlar. ‘Siyasi Ahlak Yasası çıkarsa ilçe başkanı, il başkanı bulamayız’ diyorlar. Sonra da kendi belediye başkanları normal usullere göre denetlenirken savcılarla, ihbarlarla, gizli tanık, yalan beyanlarla, siyasi operasyonlarla bizi kirletmeye çalışıyorlar. Biz, siyasetin denetimini, hesap verilebilirliği, şeffaflığı istiyoruz. Verilemeyecek hesabı olmayanlar dimdik duruyorlar, gerekirse cezaevine gidip aslanlar gibi yatıyorlar. Ama ‘Ya bize katıl, ya içeriye atıl’ korkusuyla teslim olanlar, açık verenler, gerçek yolsuzluğa bulaşmış olanlar bizlerin safından AK Parti tarafına katılıyorlar. İşte bu katılımlara kimse moralini bozmasın. Elbette ki biz bu kötülüklerden, bu çirkinliklerden, bu kahpeliklerden ve bu satışlardan gerekli dersi alacağız. Ama partimize ve Türkiye’ye yakışmayan kimseyi de sırtımızda taşımayacağız.
"Geçmişin kavgasını büyütmeye gelmiyoruz"
Önümüzde iki Türkiye var. Birincisi eski siyasetin sürdüğü Türkiye. Orada yolsuzluk var, krizler var, kayırmacılık var. İkincisi ise yeni siyasetine hakim olduğu Türkiye. Burada devletin bir avuç insana değil millete ait olduğuna inanan kadrolar var. Biz, geçmişin kavgasını büyütmeye gelmiyoruz, ortak geleceğin yolunu açmaya geliyoruz. Biz, birilerinden intikam almaya değil devleti adaletle ve hakkaniyetle buluşturmaya geliyoruz. Biz, yargıyı ele geçirmeye değil bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı sistemi kurmaya, biz basını ele geçirmeye değil bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği özgür bir Basın Kanunu yapmaya geliyoruz. Biz, bu memleketin evlatlarını aynı sofrada oturtmaya, o sofranın ekmeğini büyütmeye, hakça bölüşmeyi, öğretmeye, öğrenmeye, yaşatmaya geliyoruz.
Ama unutmayın ki bizim gücümüz; kötülüğe teslim olmamaktır, bir santim eğilmemek, bir adım geriye atmamaktır, arkada hiçbir masumu bırakmamaktır. Size gül bahçeleri içinden geçip bolluk ve refah içinde bir iktidar yolculuğu değil, dikenlerin üstüne basa basa yürünen acı, zorla dolu ama sonu umut olan bir iktidar yolculuğu vaat ediyorum. Ben size kolay yoldan kazanmayı değil, kötülüğe teslim olmamayı, haysiyet mücadelesini bırakmamayı ve onlardan korkmamayı, İsmet Paşa’nın dediği gibi ‘namussuzlardan daha cesur namuslular olarak’ omuz omuza yürümeyi teklif ediyorum.
ANKA
Hakkında daha ayrıntılı: ÖZGÜR ÖZELyeni parti
DAHA FAZLA HABER OKU
“Sirkeli su” eylemi sonrası Erbakan’dan görevden alma sinyali
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 38 bin hekim dışı personel alacağız
Mansur Yavaş: Parti değiştirenler bunun hesabını sandıkta vereceklerdir
YENİ Parti Genel Başkanı Özel: Asrın vurgununda sorumlu Erdoğan’dır
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.