G7 ülkeleri, bankaları ve ödeme altyapılarını hedef alabilecek yapay zekâ destekli siber saldırıları masa başında canlandırma kararı aldı. Tatbikatlarla kriz planları sınanacak; özel finans kuruluşları da sürece katılabilecek.
Murat Ali Oral 16 Ekim 2026 13:10 16 Ekim 2026 13:15 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Dünyanın en büyük gelişmiş ekonomileri, yapay zekâ destekli siber saldırıların bankacılık sisteminde yaratabileceği aksamalara karşı ortak hazırlık yapma kararı aldı. G7 ülkelerinin maliye bakanları ve merkez bankası başkanları, finans kuruluşlarını hedef alan olası saldırıların canlandırılacağı tatbikatlarda mevcut kriz planlarını sınayacak. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama tarafından açıklanan karar, uluslararası finans sisteminin giderek daha gelişmiş siber tehditlerle karşı karşıya olduğu bir dönemde alındı.
Bankacılık sistemine saldırı senaryoları hazırlanacak
G7 ülkelerinin maliye bakanları ve merkez bankası başkanları, 15 Ekim'de Tayland'ın başkenti Bangkok'ta düzenlenen IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında bir araya geldi. Görüşmelerde yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmenin finansal sistem için oluşturduğu yeni güvenlik tehditleri ele alındı. Toplantının ardından açıklama yapan Japonya Maliye Bakanı Katayama, yapay zekâ kaynaklı siber saldırılara karşı masa başı tatbikatları düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.
Yeni çalışma kapsamında G7 ülkelerinin finans otoriteleri, yapay zekâ yardımıyla gerçekleştirilebilecek saldırılara ilişkin çeşitli senaryolar hazırlayacak. Bu senaryolarda finansal kuruluşların bilgi sistemlerinin hedef alınması, kritik hizmetlerin aksaması ve farklı ülkelerdeki kurumların aynı anda krizle karşılaşması gibi olasılıklar değerlendirilebilecek. Amaç, gerçek bir saldırı yaşanmadan önce kurumların hangi adımları atacağını ve birbirleriyle nasıl iletişim kuracağını sınamak.
Tatbikatlarda bankaların sistemlerine gerçek saldırılar düzenlenmesi planlanmıyor. Masa başı uygulamalarında önceden hazırlanan kriz senaryoları üzerinden karar alma süreçleri değerlendirilecek. Japonya Maliye Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgilere göre elde edilen sonuçlar, mevcut müdahale protokollerinin etkinliğini ölçmek ve gerekli görülen güvenlik kılavuzlarını güncellemek için kullanılacak. Senaryoların kapsamına bağlı olarak özel finans kuruluşları da çalışmalara dahil edilebilecek.
Ödeme sistemlerinde kesinti riski gündemde
G7'nin yeni kararının arkasında, yapay zekâ teknolojilerinin siber saldırıların hızını ve karmaşıklığını artırabileceğine yönelik endişeler bulunuyor. Gelişmiş yapay zekâ sistemleri, yazılımlardaki güvenlik açıklarının belirlenmesini ve saldırı süreçlerinin otomatikleştirilmesini kolaylaştırabiliyor. Finansal kuruluşların birbirine bağlı sistemler kullanması ise tek bir kurumda başlayan sorunun farklı kuruluşlara yayılması riskini gündeme getiriyor.
Özellikle elektronik ödemeler, bankalar arası para transferleri ve menkul kıymet işlemlerinde kullanılan altyapıların kesintisiz çalışması finansal istikrar açısından büyük önem taşıyor. Kritik hizmetlerden birinin devre dışı kalması durumunda işlemlerin gecikmesi, kuruluşların birbirlerine karşı yükümlülüklerini zamanında yerine getirememesi ve piyasadaki güvenin zayıflaması söz konusu olabilir. Ancak G7'nin aldığı karar, böyle bir saldırının gerçekleştiği veya yakın zamanda gerçekleşeceğine ilişkin somut bir istihbarat açıklandığı anlamına gelmiyor.
Uluslararası finans otoriteleri siber güvenlik konusunda daha önce de ortak tatbikatlar gerçekleştirmişti. G7 Siber Uzmanlar Grubu, Mayıs 2026'da ülkeler arasında koordinasyon gerektiren geniş çaplı bir siber saldırı senaryosunu değerlendirmiş, uygulamanın sonuçları temmuz ayında açıklanmıştı. Yeni çalışmanın farkı, özellikle gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin saldırı kapasitesine odaklanması ve finans kuruluşlarının mevcut kriz planlarının bu yeni tehditlere karşı yeterliliğinin sınanması olacak.
İngiltere Merkez Bankası da yakın dönemde finans kuruluşlarının büyük siber saldırılardan sonra temel hizmetlerini yeniden çalıştırabilmesine yönelik hazırlıkların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bankanın değerlendirmelerinde, bir kuruluşun ana bilgisayar sistemleri kullanılamaz duruma geldiğinde bağımsız yedek altyapıların devreye alınabilmesi önemli bir güvenlik ihtiyacı olarak öne çıktı. Bu yaklaşım, saldırıların tamamen önlenmesinin yanı sıra olası kesintilerden sonra finansal faaliyetlerin ne kadar hızlı sürdürülebileceğine de ağırlık verildiğini gösteriyor.
Türkiye'deki bankacılık sistemini etkiler mi?
Türkiye, G7 üyesi olmadığı için açıklanan tatbikat kararının doğrudan tarafları arasında bulunmuyor. Bununla birlikte uluslararası bankacılık sisteminin karşı karşıya olduğu siber riskler, sınır ötesi ödeme ve finansman işlemleri gerçekleştiren ülkeler açısından önem taşıyor. Türkiye'deki finans kuruluşları da uluslararası para transferlerinde, kartlı ödeme işlemlerinde ve küresel finans piyasalarına erişimde farklı ülkelerdeki teknolojik altyapılarla bağlantılı çalışıyor.
Bu nedenle uluslararası finans sisteminde yaşanabilecek büyük bir teknik aksama, Türkiye'deki bazı sınır ötesi işlemleri de dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak bu olasılık, G7'nin hazırladığı tatbikatlara Türk finans kuruluşlarının katılacağı veya Türkiye'deki mevcut bankacılık sisteminde belirli bir güvenlik açığı tespit edildiği anlamına gelmiyor. Açıklanan kararda Türkiye'ye yönelik özel bir yükümlülük veya uygulama takvimi bulunmuyor.
G7 ülkelerinin bundan sonraki adımı, tatbikat senaryolarını ayrıntılandırmak ve katılacak kurumları belirlemek olacak. Çalışmaların hangi tarihte başlayacağına, kaç finans kuruluşunun dahil edileceğine ve sonuçların ne ölçüde kamuoyuyla paylaşılacağına ilişkin henüz ayrıntılı bir takvim açıklanmadı. Uygulamaların ardından kriz yönetimi ve kurumlar arası bilgi paylaşımı konusunda yeni güvenlik önerilerinin gündeme gelmesi bekleniyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
banka bankacılık
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.