16 Ekim 2026, Cuma · 14:01 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Uzay yarışında Türkiye ilk sırada: Geleceğin meslekleri değişiyor

Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde Türkiye, kabul edilen bildiri sayısıyla ilk sıraya yerleşti. Dünya Gazetesi yazarı Doç. Dr. Cüneyt Dirican, uzay ekonomisinin geleceğini, yeni iş alanlarını ve Tür…

Uzay yarışında Türkiye ilk sırada: Geleceğin meslekleri değişiyor

Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde Türkiye, kabul edilen bildiri sayısıyla ilk sıraya yerleşti. Dünya Gazetesi yazarı Doç. Dr. Cüneyt Dirican, uzay ekonomisinin geleceğini, yeni iş alanlarını ve Türkiye'nin sektördeki potansiyelini değerlendirdi.

16 Ekim 2026 11:07 16 Ekim 2026 11:09 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Antalya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC2026), 108 ülkeden bilim insanlarını, araştırmacıları, kamu kurumlarını ve uzay sektöründe faaliyet gösteren şirketleri buluşturdu. Kongrede Türkiye, kabul edilen bilimsel bildiri sayısıyla ülkeler arasında ilk sırada yer aldı.

Kongreye "Space Workforce Readiness Initiatives Roadmap For Newcomers" başlıklı çalışmasıyla katılan Dünya Gazetesi yazarı ve İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, Türkiye'nin uzay çalışmalarındaki konumunu, uzay ekonomisinin geleceğini ve sektörde ortaya çıkabilecek yeni meslekleri değerlendirdi.

Türkiye bildiri sayısında zirveye yerleşti

Kökleri 1950 yılında Paris'te gerçekleştirilen Astronotik Kongresi'ne dayanan organizasyon, uzay araştırmaları ve teknolojileri alanındaki uluslararası iş birliklerine zemin hazırlıyor.

Bu yılki kongreye 108 ülkeden toplam 8 bin 330 bilimsel bildiri sunuldu. Başvuruların 1.810'u Türkiye'den yapılırken, değerlendirmeler sonucunda 4 bin 77 bildiri kabul edildi.

Türkiye, kabul edilen 674 bildiriyle ülke sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Türkiye'yi 383 bildiriyle ABD, 334 bildiriyle Çin ve 330 bildiriyle İtalya takip etti.

Dirican, Türkiye'nin bilimsel üretimde yakaladığı bu ivmenin kalıcı uluslararası ortaklıklara, teknolojik gelişmelere ve nitelikli istihdama dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Uzay ekonomisinde yeni iş alanları gündemde

Uzay sektörünün yalnızca roket, uydu ve astronot faaliyetlerinden oluşmadığını belirten Dirican, ekonomik faaliyetlerin gelecekte çok daha geniş bir alana yayılabileceğini ifade etti.

Yörüngede veya Ay çevresinde sunulabilecek sağlık hizmetleri, uzay ortamında üretim, veri depolama, lojistik ve varlık takasına yönelik uygulamalar, gelecekte yeni ekonomik faaliyet alanları oluşturabilecek başlıklar arasında bulunuyor.

Ancak bu alanların gelişebilmesi için teknik altyapı, maliyet, sigorta, hukuki sorumluluk ve ticari talep gibi unsurların değerlendirilmesi gerekiyor.

Dirican'a göre uzay girişimciliğinde yalnızca teknoloji geliştirmek yeterli olmayacak. Girişimlerin müşteri ihtiyaçlarına yanıt veren ve ekonomik açıdan sürdürülebilir iş modelleri oluşturması da önem taşıyacak.

Bu dönüşümle birlikte mühendislerin yanı sıra finans uzmanları, hukukçular, sağlık çalışanları, veri bilimciler ve iletişim profesyonelleri için de yeni çalışma alanları ortaya çıkabilecek.

Uzay şirketlerinin değeri nasıl hesaplanacak?

Uzay ekonomisinin büyüklüğünü değerlendirirken yalnızca fırlatılan roketlerin, uyduların veya yatırımların sayısına odaklanılmaması gerektiğini vurgulayan Dirican, sektörün ekonomik etkilerinin daha kapsamlı ölçülmesini önerdi.

Üniversiteler, araştırma kuruluşları, özel şirketler, yatırımcılar ve kamu kurumları arasında oluşturulacak kümelenmelerin bilgi paylaşımını ve teknoloji geliştirme süreçlerini hızlandırabileceğini belirtti.

Uzay muhasebesinin de bu süreçte önem kazanacağını ifade eden Dirican, yatırımların, kamu desteklerinin, gelirlerin ve ekonomik risklerin ortak ölçütlerle takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

Uzayda yürütülecek faaliyetlerin finansal sistemde yeni soruları beraberinde getireceğini belirten Dirican, şirket değerlemelerinden vadeli işlem sözleşmelerine kadar pek çok konunun yeniden ele alınabileceğini söyledi.

Uzay istasyonları ve gelecekte kurulabilecek kolonilerdeki şirket ortaklıklarının bilançolara nasıl yansıtılacağı, uzay kaynaklarının değerinin nasıl belirleneceği ve farklı zaman koşullarında finansal işlemlerin nasıl fiyatlanacağı bu sorular arasında yer alıyor.

Dirican, mevcut finans ve muhasebe yaklaşımlarının bu gelişmelere uyarlanması gerektiğini ifade etti.

Geleceğin uzay çalışanları için yol haritası

Kongrede "Space Workforce Readiness Initiatives Roadmap For Newcomers" başlıklı ortak bildirisini etkileşimli formatta sunan Dirican, çalışmanın uzay sektörüne yeni katılacak kişilerin mesleki hazırlığına odaklandığını anlattı.

Uzay ekonomisinin büyümesiyle birlikte sektörde ihtiyaç duyulan uzmanlık alanlarının da çeşitleneceğini belirten Dirican, yalnızca astronot, mühendis ve teknisyen yetiştirmenin yeterli olmayacağını vurguladı.

Çalışmada hukuk, finans, veri analizi, iletişim, etik ve politika gibi farklı disiplinlerin uzay sektöründeki rolü ele alındı.

Uzayda etik ve uluslararası kurallar tartışılıyor

Kongrede ele alınan konulardan biri de uzay faaliyetlerinin etik boyutu oldu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden sunulan bir bildiride, Babil, Newton ve Einstein etiğinin uzay koşullarına uyarlanması tartışıldı.

Dirican, gelecekte uzayda kalıcı yerleşimlerin kurulması halinde Dünya'daki toplumsal ve hukuki düzenin aynen uygulanıp uygulanamayacağının önemli bir tartışma konusu olacağını belirtti.

Uzay çöplerinin temizlenmesi, yörüngelerdeki rekabet, askeri faaliyetler ve kaynakların paylaşımı gibi meselelerin de uluslararası düzenlemeler gerektirdiğini ifade etti.

Uzayın ekonomik faaliyetlerin yanı sıra güvenlik ve güç ilişkilerinin de parçası haline geldiğini belirten Dirican, yörüngelere erişim ve kritik altyapı üzerindeki kontrolün gelecekte daha fazla önem kazanacağını kaydetti.

Türk üniversitelerinin çalışmaları dikkat çekti

Kongrede Türkiye'nin uzay alanındaki kamu kurumları, şirketleri ve üniversiteleri de çalışmalarını tanıttı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), sergi alanında stant açarak projelerini katılımcılarla buluşturdu.

ODTÜ'nün Uranüs'ün uydularındaki olası yaşam koşullarını araştırmak amacıyla hidrotermal bacalar üzerine yürüttüğü okyanus çalışmaları, kongrede ele alınan araştırmalar arasında yer aldı.

NASA'nın Artemis programı ve farklı ülkelerin uzay ajanslarının faaliyetleri de organizasyonda gündeme geldi.

Kongreye anaokulundan lise düzeyine kadar öğrencilerin katılması, uzay araştırmalarına yönelik ilginin genç yaş gruplarına yayıldığını gösterdi.

Asteroit simülasyonunda ülkeler anlaşmakta zorlandı

Kongrede düzenlenen etkinliklerden biri de MIT profesörü Alisa J. Haddaji yönetimindeki "Planetary Defence UN Exercise Model" adlı Birleşmiş Milletler simülasyonu oldu.

Dünya'ya yaklaşan bir asteroide karşı uluslararası karar alma süreçlerinin canlandırıldığı etkinliğe yaklaşık 100 kişi ve 20'den fazla ülkeden katılımcı dahil oldu.

Dirican ile çalışmasının eş yazarı Dr. Öğr. Üyesi Cemile Erden, simülasyonda gelişmeleri kamuoyuna aktaran gazetecileri canlandırdı.

İlk aşamada ülkelerin temsilcileri olası müdahale konusunda temkinli davranırken, ikinci aşamada farklı gruplar oluşturuldu. Asteroitin yönünün değiştirilmesi için kinetik çarpma araçları ve nükleer müdahale seçenekleri tartışıldı.

Ülkeler arasında uzlaşma sağlanmasının zaman alması nedeniyle senaryoda asteroit Dünya'ya yaklaşmaya devam etti. Son aşamada ortak karar alınmasıyla gezegenin kurtarıldığı bir sonuç ortaya çıktı.

Dirican, simülasyonun küresel tehditler karşısında uluslararası iş birliğinin ne kadar karmaşık olabileceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Türkiye için kalıcı iş birliği vurgusu

Türkiye'nin uzay ekonomisindeki konumunu güçlendirebilmesi için bilimsel çalışmaların somut projelere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Dirican, üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör ve uluslararası kuruluşlar arasındaki bağlantıların artırılmasının önemine işaret etti.

Uzay iş gücünün disiplinler arası bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Dirican, finans, ekonomi, hukuk, etik, veri yönetimi ve proje yönetimi gibi alanların da eğitim süreçlerine dahil edilmesini önerdi.

Letonya gibi görece küçük ülkelerin bölgesel uzay kümelenmeleri üzerinden uluslararası görünürlük kazanmaya çalıştığını hatırlatan Dirican, sektörde yalnızca ekonomik büyüklüğün değil, uzmanlaşma ve iş birliğinin de belirleyici olduğunu söyledi.

Antalya'daki kongrenin Türkiye açısından uluslararası temaslar kurulmasına olanak sağladığını belirten Dirican, bundan sonraki süreçte bilimsel çalışmaların kalıcı ortaklıklara, teknolojik yatırımlara ve istihdam fırsatlarına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Emekli ve memur zammı için yeni hesap! Kim ne kadar alacak? İşte yeni maaş tablosu Uzmanpara · az önce Makroekonomi Emekli maaşında Ocak 2027 hesabı değişti! 23 bin 552 TL alanlar dikkat! İşte yeni maaş hesabı... Yeni Asır Ekonomi · 8 dk önce Borsa İsveç'ten Çorum'a dönen emekli çiftin köydeki pizzacısı ilgi görüyor Mynet Finans · 2 saat önce Borsa 2027 Ocak ayı emekli zammı hesaplandı! En düşük maaş ne kadar olacak? Mynet Finans · 2 saat önce Borsa Emekli zammı ne kadar olacak? Merkez Bankası anketinde zam oranı belli oldu Ekonomim · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.