Altın fiyatları, ABD'de enflasyonun yükselmesinin ardından toparlanma ararken bugün kritik bir açıklama bekleniyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın TSİ 06.30'daki konuşması, yatırımcıların faiz beklentilerini ve altının kısa vadeli yönünü değiştirebilir.
Murat Ali Oral 16 Ekim 2026 05:57 16 Ekim 2026 06:03 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Altın piyasasında son günlerin sert dalgalanmasının ardından yeni bir dönüm noktasına gelindi. Üç işlem günü süren kayıpların ardından 15 Ekim'de yükselen altın, 16 Ekim Cuma sabahı yeniden satış baskısıyla karşılaştı. Asya işlemlerinde altının ons fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 156,73 dolar seviyesinde görüldü. Piyasanın odağında bu kez yeni bir ekonomik veri değil, ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh'ın vereceği mesajlar bulunuyor. Yatırımcılar, yükselen enflasyon karşısında Fed'in ne kadar sert davranacağını anlamaya çalışıyor.
Altın fiyatları, ABD'de beklentileri aşan tüketici enflasyonu sonrasında sert biçimde gerilemişti. Ancak 15 Ekim Perşembe günü doların zayıflaması ve ABD tahvil faizlerinin düşmesiyle kayıpların bir bölümü geri alındı.
Spot altın gün içinde yüzde 1'in üzerinde yükselerek 4 bin 150 doların üzerine çıktı. Böylece üç işlem günü süren düşüş sona erdi. Bununla birlikte toparlanma, piyasanın yeniden kalıcı bir yükseliş eğilimine girdiğini doğrulamıyor. Yatırımcılar için belirleyici soru, dolar ve tahvil faizlerindeki gerilemenin devam edip etmeyeceği.
Fed Başkanı Kevin Warsh, 16 Ekim Cuma günü Bangkok'ta düzenlenen Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında IMF Başkanı Kristalina Georgieva ile bir araya gelecek.
Fed'in resmî programına göre görüşme, Türkiye saatiyle 06.30'da başlayacak. Konuşmanın önemi, ABD'den art arda gelen yüksek enflasyon rakamlarının hemen sonrasına denk gelmesinden kaynaklanıyor. Warsh'ın bu toplantıda doğrudan bir faiz kararı açıklaması beklenmiyor. Ancak enflasyonla mücadeleye, faizlerin seyrine ve ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmeleri altın piyasasında yeni bir fiyat hareketine yol açabilir.
Warsh'ın açıklamalarını önemli hale getiren ilk gelişme, ABD'de 14 Ekim'de yayımlanan tüketici enflasyonu verileri oldu. Eylül ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 0,6 artarken yıllık enflasyon yüzde 3,7'ye yükseldi. Önceki ay bu oran yüzde 3,4 seviyesindeydi.
Özellikle benzin fiyatlarında yaşanan yüzde 9,1'lik aylık artış, enflasyonun yükselmesinde önemli rol oynadı. Beklentilerin üzerinde gelen veriler, Fed'in fiyat artışlarını kontrol altına almak için faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği düşüncesini güçlendirdi. Altın açısından asıl risk de burada ortaya çıkıyor.
ABD'de 15 Ekim'de açıklanan üretici enflasyonu da fiyat baskısının yalnızca tüketiciyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Eylül ayında üretici fiyatları yüzde 1,3 yükselerek Mart 2022'den bu yana en güçlü aylık artışını kaydetti.
Yıllık üretici enflasyonu ise yüzde 6,3'e ulaştı. Mal fiyatları aylık yüzde 2,6, enerji fiyatları yüzde 10,8 arttı. Üretim maliyetlerindeki bu yükselişin tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali, Fed'in faiz politikasını daha da önemli hale getiriyor. Artan enflasyonun daha sıkı para politikasına yol açması, altının yükselişini sınırlayabilecek temel risklerden biri.
Enerji maliyetlerindeki yükseliş, altın yatırımcısı için alışılmışın dışında bir durum oluşturuyor. Normal koşullarda artan enflasyon ve jeopolitik belirsizlikler, yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesini destekleyebiliyor.
Ancak mevcut ortamda yükselen petrol fiyatları aynı zamanda Fed'in faiz artırma ihtimalini güçlendiriyor. Bu durumda ABD tahvil getirilerinin yükselmesi ve doların değer kazanması, faiz getirisi bulunmayan altına olan talebi sınırlayabilir. Dolayısıyla petrol kaynaklı enflasyonun altına olumlu mu, olumsuz mu yansıyacağı büyük ölçüde para politikasının vereceği tepkiye bağlı.
Warsh'ın enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını vurgulaması ve gerektiğinde daha fazla faiz artırılabileceği mesajını vermesi, altın açısından olumsuz bir senaryo oluşturabilir.
Böyle bir açıklama, ABD tahvil faizlerini ve doları desteklerse altında yeniden satış baskısı ortaya çıkabilir. Ancak piyasanın nasıl tepki vereceği, mesajın ne kadarının önceden fiyatlandığına da bağlı olacak. Özellikle faiz artışının zamanlamasına ilişkin ifadeler yakından izlenecek. Fed Başkanı'nın konuşması tek başına kesin bir düşüş anlamına gelmese de beklentilerdeki değişim fiyatların yönünü etkileyebilir.
Warsh'ın enflasyon risklerini kabul etmekle birlikte yeni bir faiz artışında acele edilmeyeceğini düşündüren mesajlar vermesi ise altın için farklı bir senaryo oluşturabilir.
Böyle bir yaklaşım, tahvil faizlerinde ve dolarda yeniden gerileme yaşanmasını destekleyebilir. Bu koşullarda altın, son günlerde kaybettiği seviyeleri geri kazanmak için yeni bir yükseliş denemesinde bulunabilir. Bununla birlikte temkinli bir açıklama yapılması, faiz artırımlarının tamamen gündemden çıktığı anlamına gelmez. Yatırımcılar yalnızca kullanılan ifadeleri değil, tahvil ve döviz piyasalarının ilk tepkisini de değerlendirecek.
Türkiye'deki yatırımcı açısından Fed Başkanı'nın açıklamaları yalnızca altının ons fiyatını ilgilendirmiyor. Gram altının TL cinsinden değeri, uluslararası altın fiyatının yanı sıra dolar/TL kurundan da etkileniyor.
Fed'in sert mesajları nedeniyle ons altın düşerken doların küresel olarak güçlenmesi, gram altındaki kaybı kısmen sınırlayabilir. Ancak doların dünyada değer kazanması, dolar/TL kurunun aynı ölçüde yükseleceği anlamına gelmiyor. Ons fiyatının yükselmesi ve kurun yatay kalması ise gram altına daha doğrudan destek verebilir. Bu nedenle Türkiye piyasasında iki değişkenin birlikte takip edilmesi gerekiyor.
Fed Başkanı'nın konuşmasının ardından altın piyasasının önünde gün içinde iki önemli ekonomik veri bulunuyor. ABD'nin eylül ayına ilişkin ithalat ve ihracat fiyat endeksleri Türkiye saatiyle 15.30'da yayımlanacak.
Saat 16.15'te ise ABD'nin sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı açıklanacak. İthalat fiyatları dış kaynaklı enflasyon baskısını, sanayi üretimi ise ekonomik faaliyetlerin gücünü değerlendirmek açısından önem taşıyor. Verilerin beklentilerden sapması, faiz tahminlerini yeniden değiştirebilir. Dolayısıyla sabah saatlerinde oluşacak fiyat hareketinin günün geri kalanında korunacağı kesin değil.
Altın piyasasında bugünkü konuşma önemli olsa da asıl para politikası kararı için bekleyiş devam ediyor. Fed'in bir sonraki toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Faiz kararı 28 Ekim Çarşamba günü Türkiye saatiyle 21.00'de açıklanacak.
Ardından Fed Başkanı'nın basın toplantısı yapılacak. Ekim toplantısı öncesinde altının yönünü belirleyecek başlıca unsurlar; enflasyonun kalıcılığı, doların seyri, ABD tahvil faizleri ve yatırımcıların faiz artışı beklentileri olacak. Bugünkü açıklamalar, toplantıya kadar oluşacak piyasa beklentileri açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.