16 Ekim 2026, Cuma · 05:33 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu 11. kez toplandı, yasaklara dikkat çekti

11. Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu’nda bir araya gelen yerli ve yabancı hukukçu ile sendikacılar, Türkiye’de son 20 yılda 200 bini aşkın işçinin grevinin yasaklandığına dikkat çekti. Grev hakkı ile desteklenmey…

11. Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu’nda bir araya gelen yerli ve yabancı hukukçu ile sendikacılar, Türkiye’de son 20 yılda 200 bini aşkın işçinin grevinin yasaklandığına dikkat çekti. Grev hakkı ile desteklenmeyen bir toplu sözleşme sürecinin işçiyi işveren karşısında sadece "ricacı" konumuna düşürdüğünü ve uluslararası normların ihlal edildiğini vurguladı.

Güncellenme: 16.10.2026 04:00:00

Elif Özge Yalçın Takip Et:

11. Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu’nda bir araya gelen yerli ve yabancı hukukçu ile sendikacılar, Türkiye’de son 20 yılda 200 bini aşkın işçinin grevinin yasaklandığına dikkat çekti. Grev hakkı ile desteklenmeyen bir toplu sözleşme sürecinin işçiyi işveren karşısında sadece "ricacı" konumuna düşürdüğünü ve uluslararası normların ihlal edildiğini vurguladı.

Türkiye’de son 20 yılda 90 bin işçi greve çıkarken grevi ertelenen ya da yasaklanan işçi sayısı 200 bini aştı. Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu’nda buluşan sendikacı ve hukukçular, grev hakkının yasaklar ve ağır prosedürlerle kullanılamaz hale getirildiğine dikkat çekti. Toplantıda, “Grev hakkı olmayan bir toplusözleşme, işçinin işverenden ricacı olmasından başka bir şey değildir” mesajı öne çıktı.

Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu’nun 11. Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu, Birleşik Metal-İş ve Çalışma ve Toplum dergisi ortaklığıyla İstanbul’da düzenlendi. Türkiye ve yedi Avrupa ülkesinden akademisyen, sendikacı ve hukukçuların katıldığı toplantıda, “karşılaştırmalı hukuk boyutunda grev ve toplu eylem hakkı” ele alındı.

ATAR: RİCA DEĞİL HAK

DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, grevin işçilerin sermaye karşısındaki tek gerçek pazarlık gücü olduğunu vurguladı. Atar, “Grev hakkı olmayan bir toplusözleşme, işçinin işverenden ‘ricacı olmasından’ başka bir şey değildir” dedi. Örgütlenme, toplu pazarlık ve grevin ayrılamayacağını belirten Atar, işçinin ekmeğinin, çocuğunun eğitiminin ve kirasını ödeyebilmesinin bu hakla bağlantılı olduğunu söyledi.

AKP döneminde yaklaşık 200 bin işçiyi kapsayan 23 grevin yasaklandığını belirten Atar, erteleme sonunda uyuşmazlığın yüksek hakem kuruluna taşınmasının grev hakkını ortadan kaldırdığını anlattı. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarını hatırlatan Atar, “Bir grev durdurulduktan yıllar sonra gelen bir karar ancak geç kalmış bir adaletin göstergesi olabilir” dedi.

Linz Johannes Kepler Üniversitesi’nden Prof. Reinhard Resch, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin grev hakkını koruduğunu belirtti. Kısıtlamalarda kanuni dayanak, meşru amaç ve demokratik toplumda gereklilik koşullarının arandığını vurgulayan Resch, günlük yaşamın ya da trafiğin aksamasının tek başına müdahaleyi haklı kılmayacağını söyledi.

Prof. Dr. Alpay Hekimler ise Türkiye’de uluslararası normlara uygun gerçek bir grev hakkından söz edilemeyeceğini belirtti. Mevzuatın hakkı güvenceye almaktan çok sınırlandırdığını söyleyen Hekimler, grev kırıcılığına karşı yaptırımların da yetersiz kaldığını vurguladı.

İlgili Konular: #DİSK #grev #Birleşik Metal İş

En

İlgili Haberler
Makroekonomi Taksit belirleme yetkisi Ticaret Bakanlığı’nda Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi İzmir Limanı’na 1.5 milyar dolarlık yenileme yatırımı Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Eti Maden küresel yatırım arayışında Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Soğuk cüzdan takibi zorlaştırıyor Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Göksun elması dünya sofralarında Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.