UBS, ABD enflasyonunun yüzde 3,7’ye çıkmasının ardından Fed tahminini değiştirdi. Banka, aralıktan sonra Mart 2027’de de faiz artışı bekliyor. Uzayan sıkılaşma beklentisi, altın ve dolar piyasaları için yeni riskleri gündeme taşıdı.
Murat Ali Oral 15 Ekim 2026 14:53 15 Ekim 2026 14:56 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!İsviçreli bankacılık devi UBS Group (UBSG), ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımlarına ilişkin tahminini değiştirdi. Daha önce sıkılaşma sürecinin aralık ayında sona ereceğini öngören banka, yüksek enflasyonun etkisiyle Mart 2027'yi de faiz artışı takvimine ekledi. Yeni tahmin, özellikle altın, dolar ve tahvil piyasaları açısından önem taşıyor.
UBS üçüncü faiz artışı için tarih verdi
UBS Global Wealth Management, ABD'de beklentilerin üzerinde gelen eylül ayı enflasyon verilerinin ardından Fed'in para politikasına ilişkin öngörüsünü güncelledi. Banka, 2026'nın aralık ayında beklediği 25 baz puanlık faiz artışına ek olarak Mart 2027'de de aynı büyüklükte bir artış yapılacağını tahmin ediyor. Böylece Fed'in eylül ayında başlattığı faiz artışı sürecinin gelecek yılın ilk çeyreğine kadar uzanabileceği öngörülüyor.
UBS'nin önceki tahmininden ayrılan nokta, sıkılaşmanın süresinde ortaya çıkıyor. Bankanın 12 Ekim tarihli değerlendirmesinde yalnızca aralık ayında bir faiz artışı beklenirken 14 Ekim'de hazırlanan yeni analizde üçüncü adım için Mart 2027 işaret edildi. UBS ekonomisti Andrew Dubinsky'nin değerlendirmesine göre mal fiyatlarındaki artışın hizmet enflasyonuyla birleşmesi, faizlerin daha uzun süre yüksek kalmasını gerektiren koşulları güçlendiriyor.
Enflasyon yüzde 3,7'ye yükseldi
UBS'nin tahmin değişikliğinin temelinde, ABD'de 14 Ekim'de açıklanan eylül ayı enflasyon rakamları bulunuyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosunun verilerine göre tüketici fiyatları eylülde aylık yüzde 0,6 artarken yıllık enflasyon ağustostaki yüzde 3,4 seviyesinden yüzde 3,7'ye yükseldi. Gıda ve enerji hariç tutularak hesaplanan çekirdek enflasyon ise yıllık yüzde 2,6'ya çıktı. Böylece fiyat artışları Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin üzerinde kalmaya devam etti.
Enerji fiyatları enflasyondaki yükselişin önemli bölümünü oluşturdu. Benzin fiyatları eylülde aylık yüzde 9,1 artarken enerji endeksindeki yükseliş yüzde 5,2'ye ulaştı. Ancak UBS'nin üzerinde durduğu nokta, fiyat baskısının yalnızca enerjiyle sınırlı kalmaması. Mal ve hizmet fiyatlarının birlikte yükselmesi, enerji kaynaklı enflasyonun geçici etkilerinin ötesinde daha kalıcı bir fiyat artışı riskinin oluşabileceğine işaret ediyor.
Fed'in önünde iki kritik toplantı var
Fed, 16 Eylül'deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmişti. Bu karar, merkez bankasının 2023'ten bu yana gerçekleştirdiği ilk faiz artışı olmuştu. UBS'nin yeni tahmininde eylüldeki gerçekleşmiş karar birinci, aralık için beklenen artış ikinci ve Mart 2027'de öngörülen artış üçüncü adımı oluşturuyor. Dolayısıyla bankanın tahmini, bundan sonra üç yeni artış yapılacağı anlamına gelmiyor.
Fed'in sıradaki toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Ardından 8-9 Aralık'ta yılın son faiz kararı açıklanacak. UBS'nin temel beklentisi aralık ayında yeni bir artış yapılması yönünde olsa da beklentilerin üzerinde gelen enflasyon, ekim toplantısındaki kararın önemini artırdı. Bununla birlikte bankanın öngörüsü Fed'in resmî faiz takvimi değil; ekonomik verilere bağlı olarak değişebilecek bir kurum tahmini niteliğinde.
Altın ve dolar için faiz baskısı uzayabilir
Fed'in beklenenden daha uzun süre faiz artırması, küresel finans piyasalarında özellikle dolar ve değerli metallerin seyrini etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. ABD faizlerinin yükselmesi, dolar cinsinden tahvillerin sunduğu getiriyi artırarak uluslararası yatırımcıların tercihlerinde değişiklik yaratabiliyor. Faiz getirisi bulunmayan altın açısından ise yükselen tahvil getirileri, değerli metali elde tutmanın alternatif maliyetini artırdığı için baskı oluşturabiliyor.
Ancak faiz artışı beklentisinin güçlenmesi, altın fiyatlarının mutlaka düşeceği anlamına gelmiyor. Enflasyonun kalıcı hale gelmesi, jeopolitik belirsizlikler ve merkez bankalarının altın talebi, yüksek faizlerin oluşturduğu baskıyı dengeleyebilecek unsurlar arasında bulunuyor. UBS'nin yeni Fed tahmini, altına ilişkin ayrı bir fiyat hedefi içermiyor. Bu nedenle bankanın faiz öngörüsünden hareketle ons altın için kesin bir fiyat veya düşüş seviyesi çıkarmak mümkün değil.
Türkiye piyasaları neden yakından izleyecek?
ABD'de faiz artışlarının 2027'ye uzanması ihtimali, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler açısından da önem taşıyor. Amerikan tahvil getirilerinin yüksek kalması, uluslararası yatırımcıların gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelme isteğini etkileyebilir. Bu durum, yabancı sermaye hareketleri, dış borçlanma maliyetleri ve döviz piyasalarında oynaklık riskini artırabilir. Ancak söz konusu etkilerin büyüklüğü, Türkiye'nin kendi para politikası ve ekonomik göstergelerine de bağlı olacak.
Türkiye'deki bireysel yatırımcı açısından gelişmenin en doğrudan izlenebileceği alanlar ise altın ve döviz piyasaları. Gram altın fiyatı hem uluslararası ons altın fiyatından hem de dolar/TL kurundan etkilendiği için Fed kararları iki ayrı kanaldan önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde ABD enflasyon verileri, tahvil getirileri ve Fed yetkililerinin açıklamaları bu nedenle yakından takip edilecek. UBS'nin Mart 2027 tahmini ise yüksek faiz sürecinin sanılandan daha uzun sürebileceğine ilişkin yeni bir uyarı niteliği taşıyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
fed ABD
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.