YAYINLAMA 15 Ekim 2026 08:53
GÜNCELLEME 15 Ekim 2026 09:03
Sermaye piyasalarında zaten kısıtlı olan güvenin son krizle birlikte yeniden sarsıldığını ifade eden Abdurrahman Yıldırım, kamu otoritesince atılan adımları olumlu bulsa da güvenin geri kazanılmasının yıllar alacağını söyledi. Bununla birlikte, borsanın canlanması için %100 güven ortamının şart olmadığını belirten Yıldırım, kamusal denetim eksikliklerine rağmen piyasada bir hareketlenme başladığında yatırımcıların fırsatı kaçırmamak adına yeniden borsaya yöneleceğini dile getirdi.
"İşlem hacminin düşmesinden yakınmamak gerek"
Son dönemde işlem hacimlerinde yaşanan gerilemeye yönelik eleştirilerin yersiz olduğunu vurgulayan Yıldırım, borsanın 1980'lerden bu yana yatırımcıyı ‘oyuncu’ yapma konusunda son derece mahir olduğunu aktardı. Gün içi spekülatif işlemlerin %85 seviyelerini bulduğunu ve net işlemlerin sadece %10-15 bandında kaldığını belirten Yıldırım, hisse senetlerine toplam piyasa değerinin 45-50 katı kadar takla attırıldığını söyledi. Bu aşırı hareketliliğin piyasaya veya şirketlere bir fayda sağlamadığını; hatta komisyon yarışından dolayı aracı kurumların dahi para kazanamayıp zaman zaman battığını vurguladı.
Oyuncu değil yatırımcı teşvik edilmeli
Borsadaki bu spekülatif oyun yapısının artık teşvik edilmemesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, komisyonların yükseltilmesi, hisse senetlerini elde tutma sürelerinin uzatılması ve vatandaşın ‘oyuncu’ olmaktan çıkarılıp gerçek anlamda ‘yatırımcı’ yapılması gerektiğini savundu. Yıldırım, bir borsanın başarısının işlem hacmiyle değil; şirketlere sağladığı reel kaynak, milli gelire oranı ve halka açıklık gibi temel kriterlerle ölçülmesi gerektiğini ifade etti.
40 yılda şirketlere 100 milyar dolarlık kaynak
Tüm aksaklıklara rağmen sermaye piyasasının ekonomideki kritik rolüne dikkat çeken Yıldırım, borsanın 40 yılı aşkın sürede Türk özel sektörüne 100 milyar dolardan fazla kaynak aktardığını hesapladığını paylaştı. Türkiye'de yaklaşık 200 milyar dolar reel sektör ve 100 milyar dolar finans sektörü olmak üzere toplam 300 milyar dolarlık kıt sermaye ile 2 trilyon dolarlık dev bir ekonominin döndürülmeye çalışıldığına işaret eden Yıldırım, borsa kanalıyla kaynak yaratmanın önemini vurguladı.
Yılın son çeyreğinde U dönüşü beklentisi
Gelişmekte olan ülke borsalarına kıyasla Türk borsasının %50’den fazla iskontolu işlem gördüğünü belirten Yıldırım, 2013-2014 döneminde dolar bazında 783 dolar seviyesinde olan borsanın bugün 315 dolar civarında kaldığına dikkat çekti. Ekonomi yönetiminin aldığı tedbirler sayesinde kasım ayındaki MSCI değerlendirmesinden olumsuz bir karar beklemediğini söyleyen Yıldırım, fiyatların ucuzluğu ve gelecek yıla ilişkin canlılık beklentisiyle borsada yılın son çeyreğinde yukarı yönlü bir U dönüşü ve canlanma yaşanacağını tahmin etti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.