Küresel kompozit pazarının 2033’e kadar 112,4 milyar dolardan 210 milyar doların üzerine çıkması beklenirken, Türkiye'de sektör, savunma sanayii ve rüzgâr enerjisi yatırımlarıyla büyümeyi hedefliyor. Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Kemal Darcan, Türkiye’de yaklaşık 4,5 milyar dolarlık büyüklüğe sahip sektörün 2033’te 10 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini söyledi.
15 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Recep ERÇİN
Savunma sanayii ve yenilenebilir enerji yatırımları, Türkiye’de kompozit sektörünün büyümesinde lokomotif görevi görüyor. Havacılıktan otomotive, rüzgâr türbinlerinden deniz araçlarına, inşaattan beyaz eşyaya kadar geniş bir kullanım alanına sahip kompozit malzemeler, hafiflik ve dayanıklılık avantajlarıyla sanayide giderek daha fazla tercih ediliyor. Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Kemal Darcan, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve hammadde kapasitesine karşın kişi başına kompozit tüketiminde gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunduğunu belirterek, sektörün önünde önemli bir büyüme potansiyeli olduğunu vurguladı.
21-23 Ekim tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle düzenlenecek Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026 öncesi sorularımızı yanıtlayan Darcan, küresel kompozit pazarının bugün 112,4 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, 2033’te 212 milyar doların üzerine çıkmasının beklendiğini ifade etti. Türkiye’de sektörün mevcut büyüklüğünün yaklaşık 4,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Darcan, “Yakın dönemde 7 milyar dolara, 2033 civarında ise 10 milyar dolara ulaşmak istiyoruz” dedi.
Savunmada hafiflik enerjide verimlilik
Kompozit malzemelerin savunma sanayiindeki kullanımının son yıllarda belirgin biçimde arttığına dikkat çeken Darcan, insansız hava araçları, savaş uçakları ve deniz araçlarının bu talepte etkili olduğunu söyledi. İHA ve SİHA’ların yanı sıra KAAN gibi platformlarda da kompozit malzemelerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Darcan, hafifliğin hem operasyonel kabiliyeti hem de yakıt verimliliğini artırdığına işaret etti. Darcan, “Kompozit, savunma sanayiinin görünmez gücü. Malzemenin hafif olması sayesinde hava araçlarının menzili ve taşıma kapasitesi artıyor. Uçaklarda yakıt tanklarının kompozit malzemelerle üretilmesi de menzil açısından avantaj sağlayabiliyor. Üstelik kullanım alanı yalnızca hava araçlarıyla sınırlı değil; kasklardan giyilebilir koruyucu ekipmanlara, çelik yeleklerin alternatiflerinden deniz araçlarına kadar çok geniş bir alandan söz ediyoruz” diye konuştu.
Yeni büyüme alanı insansı robotlar olacak
Rüzgâr enerjisinin de sektörün büyümesini destekleyen başlıca alanlardan biri olduğunu vurgulayan Darcan, büyüyen türbinlerin kanatlarında kompozit malzemelerin kritik rol oynadığını kaydetti. Otomotivde ise özellikle elektrikli araçlarda hafifliğin menzile doğrudan katkı sunduğunu belirten Darcan, karbon elyaf takviyeli parçalar ve kompozit gövde bileşenlerinin kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade etti. Kompozitlerin yalnızca savunma ve enerji yatırımlarıyla sınırlı kalmadığını dile getiren Darcan, süper yatlardan boru sistemlerine, yapı kaplamalarından beyaz eşya ve elektronik ekipmanlara, sağlık uygulamalarından 3D yazıcılarla üretilen hassas parçalara kadar çok sayıda alanda talebin arttığını söyledi. Servis robotlarının yaygınlaşmasının da kompozit kullanımına yeni bir alan açmasını beklediklerini belirtti.
Kişi başı tüketimde Almanya’nın gerisindeyiz
Türkiye’nin kompozit üretiminde önemli bir kapasiteye sahip olduğunu ve sektörün temel hammaddelerinin büyük bölümünün ülkede üretilebildiğini belirten Darcan, buna karşın iç pazardaki tüketimin gelişmiş ülkelere kıyasla düşük kaldığını söyledi. Almanya’da kişi başına kompozit tüketiminin 11-12 kilogram seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise bu tutarın 3,3 kilogram civarında bulunduğunu kaydeden Darcan, aradaki farkın büyüme potansiyelini ortaya koyduğunu ifade etti.
Türkiye’de hem hammadde üreten hem de bu girdileri nihai ürüne dönüştüren firmaların bulunduğuna dikkat çeken Darcan, sektörün Avrupa pazarında da rekabetçi bir konumda olduğunu belirtti. Türkiye’nin özellikle İspanya ve diğer Avrupa pazarlarında güçlü bir paya sahip olduğunu kaydeden Darcan, Ortadoğu ve Avrupa’ya yönelik hammadde satışlarının da önemli bir hacim oluşturduğunu söyledi. Bununla birlikte Çin’in enerji maliyetleri ve reçine gibi hammaddelerdeki gücünün rekabette avantaj sağladığını belirten Darcan, Türkiye’nin üretim kapasitesini daha yüksek katma değerli ürünlerle desteklemesi gerektiğine işaret etti.
İstanbul’daki fuar ilk üçe yerleşecek
CNG Expo organizasyonuyla düzenlenecek Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026’nın Fransa ve ABD’deki sektör fuarıyla birlikte dünyada ilk üçte yer almasını sağlayacaklarını bildiren Başkan Darcan, 25 farklı ülkeden sektör temsilcilerini bir araya getireceklerini söyledi. CNG Group CEO’su Cengiz Yaman da, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji ve Havelsan gibi savunma sanayii kuruluşlarının da katılım göstereceği fuarda Avrupa, ABD, Kanada, Çin ve Ortadoğu’dan şirketlerin yer alacağını bildirdi. Fuara, Avrupa Kompozit Endüstrisi Birliği (EuCIA) ile Amerikan Kompozit Üreticileri Birliği (ACMA) başkanlarının da katılımı bekleniyor.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.