Dünya Bankası'nın yeni verileri, çatışma ve kırılganlıktan etkilenen ekonomilerde maaşlı çalışanların oranının yüzde 23'te kaldığını gösterdi. Yoksulluk, çocukların beslenmesi ve temel hizmetlere erişimdeki farklar da dikkat çekti.
Murat Ali Oral 14 Ekim 2026 12:23 14 Ekim 2026 12:34 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Dünya Bankası'nın 13 Ekim 2026'da yayımladığı veri güncellemesi, çatışma ve kırılganlıktan etkilenen ekonomilerde çalışma koşullarının ne kadar farklı olduğunu ortaya koydu. 2025 yılı verilerine göre bu ekonomilerde çalışanların yalnızca yüzde 23'ü ücretli veya maaşlı bir işte bulunuyor. Bankanın desteklediği ekonomilerin genelinde ise aynı oran yüzde 47'ye ulaşıyor. Araştırma, istihdamdan yoksulluğa ve temel yaşam koşullarına kadar beş önemli göstergedeki farklılıkları inceliyor.
Maaşlı çalışan oranının düşük olması, geri kalan nüfusun işsiz olduğu anlamına gelmiyor. Dünya Bankası'na göre kriz ekonomilerinde çalışanların önemli bir bölümü kendi hesabına çalışıyor veya aile işletmelerinde faaliyet gösteriyor. Ancak bu tür işlerde düzenli ücret ve maaş güvencesi bulunmayabiliyor. Dolayısıyla yüzde 23'lük oran, istihdamın toplam büyüklüğünden çok çalışma biçimlerindeki farklılığı ortaya koyuyor. Düzenli maaşlı işlerin yaygınlığı, ekonomilerin gelir yapısı açısından da önemli bir gösterge oluşturuyor.
Krizden etkilenen ekonomiler arasında da dikkat çekici farklılıklar bulunuyor. Dünya Bankası'nın orta gelirli ülkelere finansman sağlayan IBRD kapsamındaki kırılgan ekonomilerde maaşlı çalışan oranı yüzde 61'e ulaşıyor. Daha düşük gelirli ekonomileri destekleyen IDA kapsamındaki kırılgan ülkelerde ise bu oran yalnızca yüzde 19. Aradaki büyük fark, çatışma ve ekonomik kırılganlık yaşayan ülkelerin çalışma hayatında aynı koşullara sahip olmadığını gösteriyor.
Dünya Bankası'nın 2024 yılına ait yoksulluk verileri, kriz ekonomilerindeki gelir yetersizliğinin boyutunu da ortaya koyuyor. Çatışma ve kırılganlıktan etkilenen ekonomilerde nüfusun yüzde 38,9'u, satın alma gücü paritesine göre günlük 3 doların altında yaşıyor. Dünya genelinde aynı oran yüzde 10,1 seviyesinde bulunuyor. Böylece kriz ekonomilerindeki yoksulluk oranı, dünya ortalamasının yaklaşık dört katına ulaşıyor. Bu durum, ekonomik kırılganlığın geniş nüfus kesimlerinin yaşam koşullarına yansıdığını gösteriyor.
Son 23 yılda hem dünya genelinde hem de kriz ekonomilerinde yoksulluk azaldı. Ancak iyileşmenin hızı oldukça farklı gerçekleşti. Kriz ekonomilerinde günlük 3 doların altında yaşayanların oranı 2001'de yüzde 48,7 iken 2024'te yüzde 38,9'a geriledi. Dünya genelinde ise aynı dönemde oran yüzde 35,3'ten yüzde 10,1'e düştü. Böylece iki grup arasındaki fark daralmak yerine büyüdü. Dünya Bankası'nın verileri, küresel yoksullukla mücadelede sağlanan ilerlemenin her ülkeye aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor.
Dünya Bankası'nın daha yüksek bir yoksulluk sınırını esas aldığı hesaplama, sorunun kapsamını daha da belirginleştiriyor. Satın alma gücü paritesine göre günlük 8,30 dolarlık eşik kullanıldığında, krizden etkilenen ekonomilerde nüfusun yüzde 81,1'i bu sınırın altında kalıyor. Dünya genelinde ise oran yüzde 46,2. Başka bir ifadeyle kriz ekonomilerinde her beş kişiden yaklaşık dördü bu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu sonuç, gelir yetersizliğinin yalnızca en ağır yoksulluk koşullarındaki nüfusla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
Çocuklarda büyüme geriliği
Ekonomik kırılganlığın en ağır sonuçlarından biri çocukların beslenmesinde görülüyor. Dünya Bankası'nın desteklediği ekonomilerde beş yaş altı çocuklar arasında büyüme geriliği oranı 2020'de yüzde 24,5 iken 2024'te yüzde 25,3'e yükseldi. Çatışma ve kırılganlık yaşayan ekonomilerde ise yaklaşık her üç çocuktan biri bu sorunla karşı karşıya. Dünya genelinde büyüme geriliği yaşayan yaklaşık 150 milyon çocuk bulunuyor. Bunların yüzde 99'u Dünya Bankası'nın desteklediği ekonomilerde yaşıyor.
Nijer, Papua Yeni Gine ve Yemen'deki tablo
Çocukların beslenmesine ilişkin ülke verileri, bazı ekonomilerde sorunun çok daha ağır olduğunu gösteriyor. Nijer'de beş yaş altındaki çocukların yüzde 48,3'ünde büyüme geriliği görülüyor. Papua Yeni Gine'de bu oran yüzde 47,6, Yemen'de ise yüzde 47,4 seviyesinde bulunuyor. Böylece üç ülkede de neredeyse her iki çocuktan biri yaşına göre beklenen boya ulaşamıyor. Nijerya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Etiyopya'da ise büyüme geriliği yaşayan çocukların toplam sayısı 27 milyona ulaşıyor.
Temiz suya erişim de kriz ekonomilerinde önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Dünya Bankası verilerine göre 2024 yılında bankanın desteklediği ekonomilerin genelinde nüfusun yüzde 90'ı temel içme suyu hizmetlerine ulaşabiliyordu. Çatışma ve kırılganlıktan etkilenen ekonomilerde ise aynı oran yüzde 71'de kaldı. Bu fark, su altyapısına ve temel hizmetlere erişimdeki eşitsizliği gösteriyor. Ancak kriz ekonomilerinin tamamı aynı koşullara sahip değil; bazı ülkelerde erişim oranları çok daha yüksek seviyelere çıkabiliyor.
Suya erişimdeki sorun, temel temizlik koşullarında daha da belirginleşiyor. Dünya Bankası'nın 2024 verilerine göre krizden etkilenen ekonomilerde nüfusun yalnızca yüzde 47'si temel sanitasyon hizmetlerine ulaşabiliyor. Evinde sabun ve su bulunan el yıkama imkânına sahip nüfusun oranı ise yüzde 39'da kalıyor. Buna karşılık orta gelirli kırılgan ekonomilerin küçük bir bölümünde su, sanitasyon ve el yıkama hizmetlerine erişim yüzde 96'yı aşıyor. Bu farklılık, kriz ekonomileri arasında temel yaşam koşulları açısından da büyük eşitsizlikler bulunduğunu ortaya koyuyor.
Dünya Bankası'nın değerlendirdiği son gösterge, çatışmalar ve istikrarsızlık nedeniyle yerinden edilen insanların sayısı oldu. Krizden etkilenen ekonomilerde zorla yerinden edilmiş kişi sayısı 2024'te 69,7 milyonken 2025'te 61,9 milyona geriledi. Ancak bu düşüşe rağmen sayı, 2010 yılındaki 16,8 milyonun yaklaşık 3,7 katı seviyesinde bulunuyor. Sudan, Suriye, Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ukrayna, uzun dönemli artışın öne çıktığı ülkeler arasında yer alıyor. Veriler, son yıldaki gerilemeye rağmen insani krizin boyutlarının hâlâ büyük olduğunu gösteriyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.