14 Ekim 2026, Çarşamba · 13:33 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

44 ülkede açlık ağır boyutta: Türkiye'nin yeri belli oldu

2026 Küresel Açlık Endeksi'nde dünya genelindeki iyileşme tersine döndü. 44 ülkede durum ciddi veya alarm verici düzeye ulaştı. Araştırma, Türkiye'nin hangi ülkelerle aynı grupta bulunduğunu ve açlığın en ağır yaşandığı…

44 ülkede açlık ağır boyutta: Türkiye'nin yeri belli oldu

2026 Küresel Açlık Endeksi'nde dünya genelindeki iyileşme tersine döndü. 44 ülkede durum ciddi veya alarm verici düzeye ulaştı. Araştırma, Türkiye'nin hangi ülkelerle aynı grupta bulunduğunu ve açlığın en ağır yaşandığı yerleri gösterdi.

Murat Ali Oral 14 Ekim 2026 08:53 14 Ekim 2026 09:02 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Yaklaşık 20 yıl boyunca iyileşen küresel açlık göstergesi, 2026 Küresel Açlık Endeksi'nde yeniden olumsuz bir yöne döndü. Dünya genelindeki endeks puanı 2018'de 17,6 iken yeni raporda 18,1'e yükseldi. Puanın yükselmesi, açlığın daha ağır bir düzeye işaret etmesi anlamına geliyor. Karşılaştırma için 2000 yılı puanı 28,2 idi. Uzun dönemde kaydedilen ilerleme bütünüyle silinmedi; ancak 2018 sonrasındaki tersine dönüş, savaşların, ekonomik sarsıntıların ve iklim kaynaklı kayıpların etkisinin kalıcılaşabileceğini gösteriyor.

Yeni endekste 44 ülkenin durumu ciddi ya da alarm verici kategorisinde değerlendiriliyor. Bunlardan sekizinde açlık alarm verici, 36'sında ise ciddi düzeyde. Raporun sınıflandırması yalnızca sofraya konulan gıda miktarına bakmıyor; yetersiz beslenme, çocukların gelişimi ve çocuk ölümleri de dikkate alınıyor. Bu nedenle sonuçlar, ülkelerin beslenme koşullarına ilişkin daha geniş bir gösterge sunuyor. En ağır sorunların Sahra Altı Afrika ve Güney Asya'da yoğunlaşması, küresel ortalamanın ülkeler arasındaki büyük farkı gizleyebildiğini gösteriyor.

Küresel görünümdeki bozulma yalnızca birkaç ülkedeki olağanüstü krizlerden kaynaklanmıyor. Araştırmaya göre 32 ülkenin açlık endeksi puanı 2018'e kıyasla yükseldi. Bazı ülkelerde ilerleme devam ederken bazılarında kazanımların tersine dönmesi, dünyanın tek bir yönde hareket etmediğine işaret ediyor. Raporda çatışmalar, iklim olayları ve ekonomik belirsizlikler, gıdaya erişimi zorlaştıran başlıca baskılar arasında sayılıyor. Bu bulgu, toplam üretim kadar insanların gıdayı elde edebilme koşullarının da önemini ortaya koyuyor.

Bireysel puanı hesaplanabilen 122 ülke arasında en ağır tablo Somali'de görüldü. Ülkenin 2026 açlık endeksi puanı 47,0 olarak hesaplandı; bu değer alarm verici kategorisine giriyor. Somali'nin aynı raporda karşılaştırılabilir 2018 puanı 51,1. Yani geçmişe göre kısmi iyileşme görülse de mevcut düzey son derece ağır. Üstelik bazı kriz ülkelerinde yeterli veri bulunmadığından tekil sıralama yapılamıyor. Dolayısıyla Somali'nin listenin sonunda olması, dünya üzerindeki bütün ülkelerden kesin biçimde daha kötü durumda olduğu anlamına gelmiyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti 39,5, Çad 38,0 ve Madagaskar 36,5 puanla alarm verici kategoriye giren ülkeler arasında. Üçünün de puanı, endekste ağır kabul edilen 35 puanlık sınırın üzerinde bulunuyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde çatışmalar ve ekonomik sarsıntılar; Madagaskar'da ise iklim kaynaklı sıkıntılar gıda güvencesini zorlaştıran unsurlar arasında değerlendiriliyor. Farklı nedenlerle ortaya çıkan benzer sonuçlar, açlıkla mücadelenin yalnızca tarımsal üretimi artırmakla çözülemeyeceğini düşündürüyor.

Burundi, Güney Sudan, Sudan ve Yemen, alarm verici düzeyde değerlendirilen ancak yeterli veri olmadığı için diğer ülkeler gibi kesin endeks puanı ve sıra verilemeyen ülkeler arasında. Bu ayrım önemli: Raporda bir ülkenin puanının hesaplanamaması, durumunun hafif olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, çatışma ve kurumsal kırılganlık verilerin toplanmasını da güçleştirebiliyor. Bu ülkeleri 'en kötü dört ülke' diye kesin bir sıraya koymak doğru değil; araştırma, mevcut bulgularla risk düzeylerini ihtiyatlı biçimde sınıflandırıyor.

Türkiye, 2026 Küresel Açlık Endeksi'nde puanı 5'in altında kalan 24 ülkelik grupta yer alıyor. Araştırma, bu ülkeleri ayrı ayrı birinci, ikinci veya üçüncü diye sıralamıyor; hepsini birlikte 1–24 aralığında gösteriyor. Bunun nedeni puanlarının birbirine çok yakın olması. Bu nedenle 'Türkiye dünyada birinci' ya da 'Türkiye 24'üncü' demek yanlış olur. Türkiye'nin yer aldığı düşük açlık düzeyindeki grupta Bulgaristan, Romanya, Çin ve Rusya gibi ülkeler de bulunuyor. Bu sonuç, raporun kullandığı göstergeler açısından değerlendirilmeli.

Türkiye'nin endeks puanı, 2026 raporunun karşılaştırılabilir serisinde 2000 yılı için 22,1 olarak yer alıyor. Bu değer 2006'da 11,6'ya, 2012'de 5,4'e geriledi. 2018 ve 2026 içinse puan 5'in altında gösteriliyor. Bu uzun dönemli değişim, çocuk sağlığı ve yetersiz beslenme göstergelerini de içeren endekste önemli bir iyileşmeye işaret ediyor. Ancak endeks, ülkedeki gıda enflasyonunu, hane halkının market harcamasını veya herkesin sağlıklı besine rahatça erişebildiğini doğrudan ölçen bir gösterge değil.

Türkiye'nin bulunduğu gruba karşılık yakın coğrafyada oldukça farklı bir görünüm var. Suriye 31,5 puanla ciddi açlık kategorisinde; 2018'deki karşılaştırılabilir puanı 28,0 idi. Ukrayna'nın puanı 2018'de 9,8 iken 2026'da 11,6'ya çıktı ve orta düzey kategorisine yükseldi. İran 7,2 puanla düşük, Irak ise 11,9 puanla orta düzeyde bulunuyor. Bu rakamlar tek bir bölgedeki ülkelerin bile farklı koşullarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzun süren çatışmaların ve ekonomik kırılganlığın beslenme üzerinde iz bırakabildiği görülüyor.

Güney Asya'da kalabalık nüfuslu ülkeler arasında da belirgin farklılıklar var. Hindistan'ın 2026 açlık endeksi puanı 24,1, Pakistan'ın 25,5, Afganistan'ın ise 28,6. Üçü de ciddi kategoriye giriyor. Bangladeş 19,2 puanla orta düzeyde yer alıyor. Ülkelerin puanları, milyonlarca insanın beslenme koşullarını etkileyen sorunların yalnızca savaş bölgelerine özgü olmadığını hatırlatıyor. Çocuklarda yetersiz beslenme ve düzenli gıdaya erişim gibi göstergeler, ekonomik büyüklükle birlikte ayrıca incelenmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.

Küresel Açlık Endeksi dört göstergenin birleşiminden hesaplanıyor: toplumdaki yetersiz beslenme oranı, beş yaş altındaki çocuklarda yaşa göre kısa boyluluk, boya göre düşük kiloluluk ve beş yaş altı ölüm oranı. Böylece yalnızca yeterli kalori alınıp alınmadığı değil, beslenme yetersizliğinin çocuklar üzerindeki uzun dönemli sonuçları da ölçülüyor. Rapora göre 2018'den bu yana bu dört göstergenin üçünde küresel görünüm kötüleşirken yalnızca çocuk ölümlerinde sınırlı iyileşme kaydedildi. Bu fark, açlığın tek bir rakamla anlatılamayacağını gösteriyor.

Rapora göre 2000 yılından bu yana gözlenen iyileşme hızı değişmezse 57 ülke, 2030 yılına kadar düşük açlık düzeyine ulaşamayacak. Bu bir kesinleşmiş gelecek sonucu değil, mevcut ilerleme temposuna dayanan koşullu bir değerlendirme. Kurum, savaşlar, iklim kaynaklı üretim kayıpları ve ekonomik belirsizlikler karşısında gıda güvenliğinin kırılganlaştığını vurguluyor. Endeksin ana mesajı yalnızca bugün hangi ülkenin nerede olduğu değil; uzun yıllar boyunca sağlanan ilerlemenin tersine dönebilmesi ve 2030 hedefi için sürenin giderek daralması.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa 24 yaşındaki çiftçi 2 yıl ödemesiz koyun aldı! Şimdi 100 koyunu var Uzmanpara · az önce Borsa Keçi yetiştiriciliğiyle başladılar! Şu an 100 dönüm arazide türlü çeşit tarım yapıyorlar Uzmanpara · az önce Borsa Genç çiftin hayatını değiştiren destek! Herkese tavsiye ediyorlar: “Bizi 3 yıl ileri taşıdı" Uzmanpara · az önce Borsa TCMB Başkanı Karahan`dan fon çıkışları hakkında açıklama Uzmanpara · az önce Borsa Kapora dolandırıcılarına dikkat! Türkiye Noterler Birliği uyardı Uzmanpara · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.