YAYINLAMA 13 Ekim 2026 15:05
GÜNCELLEME 13 Ekim 2026 15:06
Avrupa ile Asya arasındaki konumunu üretim ve lojistik avantajına dönüştürerek özellikle Avrupa pazarına yönelik tedarik gücü öne çıkan Türkiye, Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Orta Asya’daki büyüme fırsatlarını değerlendirmek istiyor.
Sektör, ihracatını yalnızca miktar olarak artırmayı değil, Türk markalarıyla daha fazla ülkede yer alarak daha yüksek katma değer yaratmayı hedefliyor.
“Türkiye, tasarımı güçlü ve markalı ürünleriyle tercih edilmeli”
Kırtasiyenin geniş bir ürün grubunu kapsadığına dikkat çeken Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Başkanı Taha Keresteci, geçmiş yıllarda yüzde 30 civarında olan yerli üretim oranının yaklaşık yüzde 40 seviyesinde çıktığını, buna rağmen alınması gereken mesafe bulunduğunu söyledi.
Yerli üretimi artırmanın kalıcı yolunun, üreticiyi sadece Türkiye pazarı için değil, dünya pazarı için üretir hale getirmekten geçtiğini ifade eden Keresteci, “Ürünlerimizin ihracat değerini yükseltmemiz gerekiyor. Bunun yolu tasarım, Ar-Ge, inovasyon ve markalaşmadan geçiyor. Önümüzdeki yıllarda sektörün temel rekabet alanının burası olacağını düşünüyorum. Türkiye, yalnızca fiyatla rekabet eden bir üretim merkezi olmak yerine kaliteli, güvenli, tasarımı güçlü ve markalı ürünleriyle tercih edilen bir ülke olmalı” dedi.
“Yeni pazarlarda daha güçlü olmak istiyoruz”
Önümüzdeki beş yılda Türk kırtasiye sektörünü üretimi, markaları ve tasarım gücüyle uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Keresteci, ihracatçı firma sayısını artırmaya ve yeni pazarlara açılmaya odaklandıklarını söyledi.
Kaliteli üretim yapmasına rağmen henüz ihracata yeterince açılmamış firmaların bulunduğuna dikkat çeken Keresteci, Avrupa pazarının önemini koruyacağını, bununla birlikte Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Afrika, Orta Asya ve Amerika pazarlarında da daha güçlü bir konuma ulaşmak istediklerini kaydetti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.