YAYIN TARİHİ, 12 Ekim 2026 13:37
Hazal Ateş - Çaykur, 80 markasıyla 100 ülkeye ihracat gerçekleştirirken yıllık ihracat gelirini 25 milyon dolara taşıdı. Çaykur Genel Müdürü Alim, çay bahçelerine yönelik teşviklere dikkat çekerken Türkiye’nin çay tüketiminde ilk sırada yer aldığını belirtti. Alim, günde 40-50 bardak çay içtiğini de söyledi.
Çaykur Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptıklarını belirterek, “Çaykur’un bünyesinde 80 marka var. Avrupa’nın tamamına çayımız gidiyor. Çaykur olarak 4-5 bin tonluk bir ihracatımız var. Genel olarak 25 milyon dolarlık bir ihracat var. O da 7-8 bin ton ihracat anlamına geliyor. Yıl sonunda ihracat 10 bin tonu bulur” dedi.
Çay bahçelerine dönüşüm desteği
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + EkleÇaykur Genel Müdürü Alim, gazetecilerle bir araya geldi. Alim burada, çaylıklarda Çaykur’daki bahçe ruhsat kayıt tarihlerine göre yenilemenin başlaması gerektiği uyarısında bulundu. Türkiye’de 790 bin dekarlık alana yayılan çay bahçelerinde dönüşümün başlaması gerektiğini belirtti. “100 yıllık, 90 yıllık bahçelerden başlamak üzere çaylıklarda acilen gençleştirme yapılmalı” diyen Alim, üreticiyi bahçeden çıkarmadan yıl bazında bahçelere dokunan bir formül aradıklarını söyledi.
3-5 yılda bitecek bir iş değil
Alim, Türkiye’nin çay deposu bölgede yapılması gerekenleri şöyle anlattı:
“ÇAYKUR’da tüm bahçelerin dikim tarihi, yaşı, kayıtları hepsi mevcut, her biri ruhsatlı bu çaylıklar 60-100 yaş arasında geçmişe sahip. Oysa verim süresi 50 yıl. Artık yaşlandılar. Acilen yenilemenin başlaması gerekiyor. Bunun için de çalışmalar yapılıyor. ‘Hadi başlıyoruz’ dense 3-5 yılda bitecek bir iş değil. Verim elde edinceye kadarki maddi kaybın telafisi için üreticiye finansal destek vermek gerekir. Çünkü üreticiyi bahçeden bir çıkardınız mı bir daha sokabilme şansınız yok. 790 bin dekar, her yıl destekle yüzde 10’unu yenileyelim desek 10 dekar bahçesi olan 1 dekarını her yıl gençleştirecek. Bir dekarın yıllık verimi bin 500 kilo. Kilosu 35 liradan, 52 bin 500 TL’yi yıllık kaybı nedeniyle üreticiye vereceksiniz.”
Çay bahçeleri dönüşüyor
Artık bölgede 60-100 yaş aralığına sahip çaylıklar bulunduğunu ve bunların değişimi için çalışmalara başladıklarını anlatan Alim, Hayrat Fidanlığı’nda bulunan Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde her bölgeden çay fidanları yetiştirildiğini kaydetti.
Alim, “Bahçelerin en erken dönüşümünün 20-25 yılda tamamlanması öngörülüyor. Üretici için bir finansman bulunması gerekiyor. Üreticiyi bahçeden çıkarmamak için söktürülen yerin maddi kaybının 2-4 yıl üreticiye verilmesi gerekiyor ki üretici bahçeden çıktıktan sonra ‘bir daha girmiyorum’ demesin. Dönüşüm gerçekleştiğinde çay verimi artacaktır” diye konuştu.
Çay fiyatları iyi seviyede
Alim, çay fiyatının ekonomik şartlar ve ülkede diğer ürünlere verilen yüzdelik zamlara göre iyi seviyede olduğunu kaydetti. Çayda üretici sayısının 200 bin olduğunu ifade eden Alim, üretici yaş ortalamasının yüksek olduğunu belirterek “Bizim babaannelerimiz kızardı küçükken ‘çaya girmeyin kıracaksınız’ diye, şimdi çocukları biz bahçeye sokmak için bahçeye sadece ‘girin bir bakın’ diyorum. Kimse girmiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Çay tüketiminde dünyada ilk sıradayız
Şu anda Türkiye’de 280-300 bin ton kuru çay tüketimi olduğunu belirten Alim, “Kişi başı çay tüketiminde dünyada ilk sıradayız. Tüketimimizle üretimimiz aynı seviyede gidiyor. O yüzden şu an ilave çay bahçeleri açılmasına gerek yok. Mevcutlar dönüştürülecek” dedi.
Çaykur’un şu anda stoklarında 100 bin ton çay bulunduğunu ifade eden Alim, bunun da parasal karşılığının 30 milyar lira olduğunu söyledi.
"40-50 bardak çay içiyorum"
Çayı çok tüketmenin zararlı olduğuna ilişkin yanlış bir algı olduğunu belirten Alim, “Bir çay beyhude, iki çay faide, üç çay kaide, iç dördü at derdi, madem çıktın beşe, sür git on beşe’ diye bir söz var. Ben günde 40-50 bardak siyah çay içiyorum. Sabah akşam da birer bardak yeşil çay içiyorum” diye konuştu. Çayın ince kırıntılarının toz olmadığını söyleyen Alim, “50-60 bin liraya sattığımız beyaz çayımız ince ince kırılabiliyor, bunu da vatandaş toz zannedebiliyor. Aslında en değerli kısımlar onlar. Bu çayın aroması ve demi daha güzel oluyor” dedi.
Kaynak: cnbce.com POPÜLER HABERLERBorsa İstanbul’da 39 şirketten KAP açıklaması: Milyarlık anlaşmalar ve yeni yatırımlar
Hangi hisseler temettü verecek? 36 şirketin ödeme takvimi açıklandı
Chery’nin Omoda ve Jaecoo modellerinde yeni fiyatlar: İndirim ve zam bir arada
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.