Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) Ziraat Fakültesi, Anadolu'nun kurak iklim koşullarına dayanıklı ve yüksek verim sağlayan yeni buğday çeşitleri geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Uzun yıllardır devam eden ıslah çalışmaları sonucunda, yüksek verim potansiyeline sahip 3 yeni buğday çeşidi tescil aşamasına geldi.
12 Ekim 2026 12:04 12 Ekim 2026 12:16 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Üniversitenin tarımsal uygulama ve araştırma alanında yürütülen "Tahıl Islah Programı" kapsamında, İç Anadolu Bölgesi'ndeki üreticilere alternatif oluşturabilecek buğday çeşitlerinin verim performansları inceleniyor.
Çalışmalarla, bölgenin iklim ve toprak yapısına uyum sağlayabilen, kuraklık ve hastalıkların neden olduğu verim kayıplarını azaltabilecek çeşitlerin geliştirilmesi amaçlanıyor.
3 yeni buğday çeşidi tescil sürecine hazırlanıyor
KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ziraat fakültesinin uygulama alanında gerçekleştirilen ıslah çalışmaları sayesinde yeni buğday çeşitlerinin geliştirildiğini belirtti.
Tarım ve jeotermal alanlarında ihtisaslaşan üniversite olarak kurak bölgelerde tarımsal verimliliği artırmaya ve ürün çeşitliliğini geliştirmeye yönelik projeler yürüttüklerini ifade eden Karahocagil, akademisyenlerin uzun yıllardır bu alanda araştırmalar gerçekleştirdiğini söyledi.
Geliştirilen çeşitlerin İç Anadolu başta olmak üzere kurak iklim koşullarına sahip bölgelerde yaygınlaşmasını beklediklerini dile getiren Karahocagil, şu ifadeleri kullandı:
"Ziraat fakültemizin özellikle 10 yıldan fazladır yürüttüğü AR-GE ve ıslah çalışmaları neticesinde, bölgenin iklim ve toprak koşullarına uygun yüksek verimli buğday çeşitleri geliştirilmektedir. Bu çalışmalarla dekara 850-900 kilonun üzerinde ürün verebilecek performansta çeşit adayları geliştirilmiştir. Bu kapsamda tescil sürecine girecek 3 yeni buğday çeşidimiz olmuştur."
20 çeşit adayı verim testinden geçirildi
KAEÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Çınar, buğdayın yaklaşık 10 bin yıldır Anadolu'da yetiştirilen ve bölge tarımı açısından büyük önem taşıyan bitkilerden biri olduğunu ifade etti.
Fakültenin tarla bitkileri bölümü akademisyenleri tarafından uzun süredir ıslah çalışmaları yürütüldüğünü aktaran Çınar, 2026 yetiştirme döneminde gerçekleştirilen bölgesel verim denemelerinde 20 çeşit adayının standart çeşitlerle karşılaştırıldığını bildirdi.
Çınar, çalışmaların sonuçlarına ilişkin şunları söyledi:
"Çeşit adaylarımızdan özellikle üçü dekara 850-900 kilonun üzerinde verim veren çeşitler. Gelecek yıllarda peyderpey çeşitlerimizin, Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğüne müracaatını yapıp tesciline müteakip, çoğaltarak üreticimize sunacağız."
1600 hat arasından 20'si seçildi
KAEÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Ayrancı ise 2013 yılından bu yana melezleme esasına dayanan bir ıslah programı yürüttüklerini belirtti.
Ekmeklik buğday üzerine gerçekleştirilen araştırmalarda, farklı çevre koşullarına uyum sağlayabilen çeşitlerin ve genotiplerin belirlendiğini anlatan Ayrancı, melezleme ve ıslah aşamalarının ardından en yüksek performansı gösteren çeşit adaylarını seçtiklerini kaydetti.
Amaçlarının üreticilerin yüksek verimli buğday çeşitlerine ulaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Ayrancı, ıslah çalışmalarının uzun yıllar gerektiren bir süreç olduğunu ve araştırmaların ilerleyen dönemlerde de sürdürüleceğini ifade etti.
Kurak koşullarda verim kaybına çözüm aranıyor
Ayrancı, çalışmaların özellikle zorlu iklim koşullarında üretim yapan çiftçilerin karşılaştığı düşük verim sorununa çözüm üretmeyi hedeflediğini belirterek şöyle konuştu:
"Kesintisiz olarak 12 yıllık süreçte kışın soğukları, yazın yüksek sıcaklığı, yağışın mevsimlere göre düzensiz dağılımını, bütün hepsini tolere edebilecek genotipleri değerlendirmeye alıyoruz. Mesela bunlar 1600 hattın içerisinden seçilip gelen, çevre, toprak, iklim koşullarında başarılı olan 20 hat. Dolayısıyla 12 sene içerisinde yaptığımız değerlendirmelerin bir sonucu olduğunu ifade edebilirim. Burada geliştirdiğimiz çeşitler, yağmura dayalı kurak şartlara hatta nadaslı tarım yapılan bölgelerin şartlarına en uygun genotipler. Zor olan kurak koşullara çeşit geliştirmektir. Sulanan bölgeler, verimlilik seviyesi yüksek olan çevrelere çeşit geliştirmek aslında daha kolaydır. Biz zoru başarmak, çiftçilerimizin zor şartlardaki düşük verim problemine çözüm üretebilmek için bir çalışma ortaya koyduk."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.