12 Ekim 2026, Pazartesi · 07:29 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Yapay zekâda büyük çelişki, şirketlerin yalnız yüzde 6'sı güçlü sonuç alıyor

Yapay zekâ şirketlerin neredeyse tamamına girerken finansal sonuçlar aynı hızda değişmiyor. KKR yöneticisi Ming Lu, yüksek getiri sağlayan küçük azınlığın farkını ve teknoloji yarışının neden ekonomik büyümeye dönüşmediğ…

Yapay zekâda büyük çelişki, şirketlerin yalnız yüzde 6'sı güçlü sonuç alıyor

Yapay zekâ şirketlerin neredeyse tamamına girerken finansal sonuçlar aynı hızda değişmiyor. KKR yöneticisi Ming Lu, yüksek getiri sağlayan küçük azınlığın farkını ve teknoloji yarışının neden ekonomik büyümeye dönüşmediğini anlattı.

Murat Ali Oral 12 Ekim 2026 06:10 12 Ekim 2026 06:19 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Yapay zekâ, iş dünyasında büyük bir dönüşüm vaadiyle yayılıyor ancak şirketlerin finansal performansı teknolojideki ilerlemeye aynı hızda karşılık vermiyor. Küresel araştırmalara göre kuruluşların yüzde 89'u yapay zekâ kullanırken güçlü finansal sonuç elde edenlerin oranı yalnızca yüzde 6'da kalıyor. Yatırım şirketi KKR'nin kıdemli danışman ortağı Ming Lu, bu çelişkinin arkasında teknolojinin yetersizliğinden çok şirketlerin değişime ayak uyduramamasının bulunduğunu savunuyor.

Lu'nun 12 Ekim'de yayımlanan değerlendirmesi, yapay zekâ yarışında gözden kaçan bir sorunu gündeme taşıdı: Teknoloji hızlandıkça şirketler daha fazla iş yapabiliyor ancak bunun ekonomik büyümeye ve kârlılığa dönüşmesi aynı ölçüde hızlanmıyor.

Yapay zekâ kullanımı yüzde 89'a ulaştı

McKinsey'nin 2026 araştırmasına göre kuruluşların yüzde 89'u en az bir iş alanında yapay zekâ kullanıyor. Bu oran 2025'te yüzde 88 düzeyindeydi.

Ancak yapay zekâ sayesinde faaliyet kârında en az yüzde 5'lik etki yaratan ve teknolojiden önemli değer elde ettiğini bildiren yüksek performanslı şirketlerin oranı, her iki yılda da yüzde 6'da kaldı.

Buradaki önemli ayrıntı, diğer şirketlerin hiçbir kazanç sağlayamaması değil. Araştırmaya katılanların yüzde 37'si yapay zekânın faaliyet kârı üzerinde bir miktar olumlu etkisi bulunduğunu bildirdi. Buna karşılık güçlü ve şirket geneline yayılan finansal fayda henüz sınırlı bir grupta yoğunlaşıyor.

Lu, bu farkı teknoloji ile ekonomik sonuç arasındaki kopukluk olarak değerlendiriyor. Ona göre sorun, şirketlerin yapay zekâya erişememesi değil, teknolojinin sağladığı kapasiteyi iş modellerine yeterince yansıtamaması.

Çalışan hızlanıyor, şirket aynı kazancı elde edemiyor

Yapay zekânın bireysel verimlilik üzerindeki etkisi ile şirketlerin toplam performansı arasında da belirgin bir fark var.

McKinsey'nin verilerine göre katılımcıların yüzde 80'i yapay zekânın kişisel üretkenliğini artırdığını belirtiyor. Buna rağmen aynı gelişme şirketlerin faaliyet kârına aynı ölçüde yansımıyor.

Farkın temelinde iş süreçlerinin nasıl düzenlendiği bulunuyor.

Araştırmada güçlü finansal sonuç elde eden kuruluşların yaklaşık dörtte üçü, yapay zekâyı kullanmaya başladıktan sonra çalışma süreçlerini köklü biçimde yeniden tasarladığını bildiriyor. Diğer kuruluşlarda ise bu oran yaklaşık dörtte bir düzeyinde.

Bir çalışanın raporu daha hızlı hazırlaması veya yazılım geliştirme süresini kısaltması tek başına şirketin genel verimliliğini aynı oranda artırmıyor. Kazancın büyümesi için görev dağılımı, karar alma süreçleri ve birimler arasındaki işleyişin de değişmesi gerekiyor.

Yönetim yükü büyümeyi baskılıyor

Ming Lu'nun analizinin en dikkat çekici bölümlerinden biri, şirketlerin yıllar içinde büyüyen yönetim ve organizasyon maliyetlerine ilişkin değerlendirmesi.

Lu, kamu harcamalarını, şirketlerin genel yönetim giderlerini ve mevzuata uyum maliyetlerini birlikte ele alan bir gösterge geliştirdiğini belirtiyor.

Kendi hesaplamasına göre ABD'de bu birleşik yükün ekonomiye oranı 2000 yılı civarında yüzde 47 eşiğini aştı. Lu, söz konusu oranın yüksek kaldığı dönemlerde ekonomik büyümenin kalıcı biçimde yüzde 2,5'in üzerine çıkamadığını savunuyor.

Ayrıca S&P 500 şirketlerinin 1985-2025 dönemine yönelik kendi sektör analizinde, incelenen sektör-dönem gözlemlerinin yüzde 73'ünde yönetim giderlerinin artmasına karşılık gelir büyümesinin zayıfladığını bildiriyor.

Bu oranlar Lu'nun geliştirdiği analitik çerçeveye dayanıyor; ekonomik büyüme açısından evrensel olarak kabul edilmiş eşikler değil.

Lu'nun temel savı, yönetim katmanları ve karmaşık işleyiş değişmedikçe daha güçlü teknolojilerin beklenen ekonomik faydayı yaratamayabileceği yönünde.

Şirketlerin yarısından fazlasında iç gerilim yaşanıyor

Yapay zekâ dönüşümünün önündeki sorunlar yalnızca maliyetlerden kaynaklanmıyor. Çalışanlarla yöneticiler arasındaki gerilim ve şirket içindeki yetki paylaşımı da teknolojinin kullanımını zorlaştırabiliyor.

Yapay zekâ yazılım şirketi WRITER'ın Workplace Intelligence iş birliğiyle Nisan 2026'da gerçekleştirdiği araştırma, bu sorunun boyutlarını ortaya koyuyor.

ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Avustralya'dan 1.200 üst düzey yönetici ile 1.200 çalışanın katıldığı araştırmaya göre yöneticilerin yüzde 79'u yapay zekâya geçişte çeşitli sorunlarla karşılaşıyor.

Daha çarpıcı sonuç ise üst düzey yöneticilerin yüzde 54'ünün yapay zekâya geçişin şirket içindeki ilişkileri ve işleyişi ciddi biçimde sarstığını belirtmesi.

Yöneticilerin yüzde 75'i şirketlerinin yapay zekâ stratejisinin gerçek bir yol haritası olmaktan çok göstermelik kaldığını kabul ediyor.

Bu bulgular, şirketlerin teknoloji satın almakta gösterdiği hızın yeni çalışma düzenini oluşturmakta aynı şekilde görülmediğine işaret ediyor.

Asıl kazanç için yıllar gerekebilir

Lu, bugünkü yapay zekâ dönüşümünü geçmişteki elektrifikasyon ve bilgisayarlaşma süreçleriyle karşılaştırıyor.

Elektriğin sanayide yaygınlaşması yalnızca fabrikalara yeni makineler yerleştirilmesiyle sonuçlanmamış, üretim hatlarının ve iş organizasyonunun yeniden kurulmasını gerektirmişti.

Bilgisayarların yaygınlaşmasında ise teknoloji kullanımındaki artışın ekonominin genel verimliliğine yansıması uzun yıllar aldı.

Lu'ya göre yapay zekâ benzer bir gecikmeyle karşılaşabilir. Sağlık, eğitim, kamu hizmetleri ve inşaat gibi insan emeği ile kurumsal işleyişin belirleyici olduğu sektörlerde teknolojik dönüşümün şirketlerin ve kurumların tamamına yayılması daha güç olabilir.

Ancak yeni teknolojinin önceki dijital araçlardan önemli bir farkı bulunuyor. Yapay zekâ yalnızca bilgiyi işlemekle kalmıyor; analiz, değerlendirme, içerik üretimi ve karar desteği gibi daha karmaşık görevlerde de kullanılabiliyor.

Bu nedenle şirketlerin önündeki temel soru, yapay zekâya ne kadar yatırım yapacaklarından çok mevcut çalışma düzenlerini ne ölçüde değiştirebilecekleri.

Türkiye'deki şirketler açısından da aynı ayrım önem taşıyor. Teknolojiyi yalnızca çalışanların mevcut görevlerini hızlandıran bir araç olarak kullanmakla üretim, satış, lojistik ve hizmet süreçlerini yeniden düzenlemek farklı ekonomik sonuçlar doğurabilir.

Lu'nun değerlendirmesine göre yapay zekânın ekonomik büyümeye geniş ölçekte katkı sağlaması, yalnızca birkaç büyük teknoloji şirketinin başarısına değil, dönüşümün ekonominin farklı sektörlerine yayılmasına bağlı olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ

teknoloji
Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Trump yönetiminden OpenAI ve Anthropic'e İngiltere izni Foreks · 40 dk önce Borsa Nvidia'dan yapay zekada yeni satın alma hamlesi Foreks · 52 dk önce Borsa Anthropic'in ardından Amazon da yapay zeka girişimi Decart AI'ı almak için harekete geçti Foreks · 58 dk önce Borsa TSMC'nin üst üste altıncı çeyrekte rekor kar açıklaması bekleniyor Foreks · 1 saat önce Borsa Suudi Arabistan'ın büyüme hayallerine füze gölgesi Ekonomim · 7 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.