Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde Türkiye’nin uzay ekonomisindeki geleceğine ilişkin önemli mesajlar verildi. Yeni Asır Ekonomi Yazarı Gonca Elibol’un sorularını yanıtlayan NASA Başkan Yardımcısı Matt Anderson, Türkiye’nin kongre için yeni bir standart belirlediğini söyledi. Uluslararası Astronotik Federasyonu Başkanı Gabriella Arrigo ise Türkiye’nin gelecekteki uzay projelerine fazlasıyla hazır olduğuna dikkat çekti
ÖZEL HABER GONCA ELİBOLGiriş Tarihi: 11 Ekim 2026 Gazete

Antalya'da 5-9 Ekim tarihlerinde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), Türkiye'nin uzay teknolojilerindeki yükselişine, uluslararası ortaklıklarına ve yeni ekonomik hedeflerine sahne oldu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açılan kongrede uzay ajansları, astronotlar, bilim insanları ve teknoloji şirketleri buluştu. Türkiye, 674 kabul edilen bilimsel bildiri özetiyle kongrede ilk sıraya yerleşti.
HEYECANLANDIRAN KONUŞMA
NASA Başkan Yardımcısı Matt Anderson'a, giderek rekabetçi hâle gelen uzay ekonomisinde Türkiye'nin yetkinlikleri doğrultusunda NASA ile iş birliğini geliştirmek için en umut verici fırsatları hangi alanlarda gördüğünü sordum. Anderson, soruma verdiği yanıtta, Artemis Anlaşmaları kapsamında geliştirilecek Ay üssünün 76 ülkeye ve gelecekte anlaşmaya katılacak ülkelere açık olacağını, böylece ülkelerin projeye somut katkı sunabileceğini belirtti. Türkiye'nin kongrede ortaya koyduğu vizyondan etkilendiğini ifade eden Anderson, "Bence Türkiye, IAC için yeni bir standart belirledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan kongreye katıldı ve konuşmasının tamamını uzaya ayırdı. Salondaki katılımcılar bundan büyük heyecan duydu. Bunun gelecekteki kongreler açısından da yeni bir standart oluşturduğunu düşünüyorum" dedi. Anderson, Türkiye'nin uzay yatırımlarına yaklaşımını ise şu sözlerle değerlendirdi: "Türkiye'nin uzayı önceliklendirdiği açıkça görülüyor. Türkiye, uzayı Türk sanayisinin ülkeyi bir üst seviyeye taşımasının ve geçmişte ekonomik fayda elde edemediği alanlarda yeni fırsatlar yaratmasının bir yolu olarak görüyor." Uzay teknolojilerinin ekonomik refah açısından önemine dikkat çeken Anderson, "Bir ülke olarak refah içinde olmak istiyorsak uzay alanına girmek zorundayız" değerlendirmesinde bulundu.
LİDERLİĞE HAZIR BİR ÜLKE
Uluslararası Astronotik Federasyonu (IAF) Başkanı Gabriella Arrigo'ya, Türkiye'nin uzay programını ve Ay misyonunu nasıl değerlendirdiğini, gelecekte uluslararası uzay topluluğuna hangi katkıları sunabileceğini sordum. Arrigo, soruma verdiği yanıtta, "Türkiye'nin güçlü bir uzay programı geliştirmek için gerekli bütün şartlara sahip olduğunu düşünüyorum. Türkiye Uzay Ajansının liderliği güçlü ve kararlı. Net bir vizyona sahip" dedi. Türkiye'nin uluslararası iş birliklerinde önemli fırsatlar yakalayabileceğini belirten Arrigo, "Türkiye'nin uluslararası uzay topluluğunda lider olmaya hazır olduğundan, hatta fazlasıyla hazır olduğundan eminim" ifadelerini kullandı. Arrigo, NASA ile Türkiye Uzay Ajansı arasında kapasite bakımından farklılıklar bulunsa da fırsatlar açısından aynı mesafenin bulunmadığını vurguladı.
HEDEF PAY ALMAK
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kıraç'a, önümüzdeki 10 yılda küresel uzay ekonomisinin geleceğini ve uluslararası iş birliklerinin önemini sordum. Kıraç, küresel uzay ekonomisinin yaklaşık 600 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını, yıllık ortalama yüzde 8-9 büyüdüğünü ve gelecekte 1,8 trilyon dolara ulaşabileceğine ilişkin öngörüler bulunduğunu belirtti. "Türkiye Uzay Ajansı olarak hedefimiz, Türkiye'nin bu ekonomiden daha fazla pay almasını sağlamak. Antalya'daki kongrenin temel amaçlarından biri de bu" diyen Kıraç, Türk teknoloji şirketlerinin ve girişimcilerin uluslararası projelere katılımını teşvik ettiklerini söyledi. Türkiye'nin Ay misyonuna ilişkin gelişmeleri de paylaşan Kıraç, uzay aracının testlerinin sürdüğünü ve 2027'nin ilk yarısında SpaceX ile fırlatılmasının planlandığını açıkladı. Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ve ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever'in de yer aldığı kongrede, uluslararası astronotlarla gerçekleştirilen basın toplantısında geleceğin uzay insan kaynağına ilişkin önemli mesajlar verildi. Basın toplantısında astronotlara, "Bir astronot olarak benzersiz bir bakış açısına sahipsiniz. Uzay ekosistemine girmek isteyen insanlara hangi becerileri ve öğrenme yollarını tavsiye edersiniz?" sorusunu yönelttim. Soruma yanıt veren astronot, uzay keşiflerinin ticari kuruluşlarla birlikte yürütülen çalışmalar sayesinde uzay ekonomisinin büyümesine katkıda bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Buradaki öğrencileri ve genç araştırmacıları, heyecan duydukları ve tutkuyla bağlı oldukları araştırma alanlarını keşfetmeye teşvik ediyoruz. Bu hedef uzaya uçmak, uzaya gönderilecek bilimsel araştırmalar geliştirmek, Dünya'daki insanların yaşamını iyileştirecek fırsatlar yaratmak veya Güneş Sistemi'ni daha ileri düzeyde keşfetmek olabilir." Gençlerin ilgi duydukları alanlarda uzmanlaşmasının önemini vurgulayan astronot, "Yaptığınız işi sevdiğinizde buna çalışmak demek zordur. Bir alanda iyi olduğunuzda zirveye ulaşabilir ve topluma katkı sağlayabilirsiniz" sözleriyle gençlere seslendi.
BİLİMSEL KATILIM REKORU
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç'ın açıkladığı verilere göre kongreye 111 ülkeden 7 bin 541 kişi kayıt yaptırdı. 108 ülkeden gönderilen 8 bin 330 bildiri özetinin 4 bin 619'u kabul edilirken Türkiye, 674 kabul edilen bildiri özetiyle ilk sıraya yerleşti. Beş kıtadan 58 uzay ajansının katılımıyla Uzay Liderleri Zirvesi düzenlenirken, 21 ülke Antalya Bildirisi'ni imzaladı. Kongrede ilk kez hayata geçirilen Future Space platformu ise girişimcileri, teknoloji şirketlerini ve TEKNOFEST takımlarını uluslararası iş birliği fırsatlarıyla buluşturdu. Antalya'da gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye'nin uzay alanındaki bilimsel ve teknolojik birikimini küresel ortaklıklara, yüksek katma değerli üretime ve ihracata dönüştürmesi açısından yeni fırsatlar ortaya koydu.
DİĞER
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.