YAYINLAMA 10 Ekim 2026 17:33
GÜNCELLEME 10 Ekim 2026 17:55
Afrika Boynuzu'nda dengeler yeniden oynarken yapılan bu görüşme dikkat çekici bir döneme denk geldi. Etiyopya Ordusu son haftalarda kuzeyde tırmanan çatışmalarda Tigray'ın başkenti Mekele'deki muhalif unsurları püskürttüğünü açıkladı. Mısır, Sudan ve Eritre kamuoyu önünde itidal çağrısı yaparken, 2018'den beri başbakanlık yapan Abiy Ahmed, kuzeydeki isyancıların arkasında bu üç başkentin olduğunu öne sürüyor. Adı geçen ülkeler ise iddiayı kesin bir dille reddediyor.
Kızıldeniz denklemi ve deniz sınırı krizi
Yayımlanan ortak deklarasyonda Etiyopya'nın ismi anılmıyor. Fakat metinde Kızıldeniz'de serbest seyrüseferin ve denizdeki düzenin sadece kıyıdaş ülkelere ait olduğu vurgulanıyor. Bu cümlenin, denize çıkışı olmayan Etiyopya'nın Kızıldeniz'de kalıcı yer edinme planına yönelik üstü kapalı bir yanıt olduğu yorumlanıyor. Kahire ve ortakları bu fikre tamamen karşı duruyor.
Açıklamada Somaliland'ın tanınmasına ve desteklenmesine karşı çıkıldığı da yer aldı ve yapı ‘sözde’ ifadesiyle tanımlandı. Aralık 2025'te Somaliland'ı tanıyan İsrail'den ise hiç bahsedilmedi. Ayrıca Sudan'da savaşan paramiliter gruplar ve paralı askerlerin varlığı da reddedildi.
Tigray'da sular yeniden ısındı
Dört liderin buluşması, Tigray'daki son çalkantılar nedeniyle daha da anlam kazandı. Bölge uzun yıllardır istikrarsızdı ve 2022'de iki yıl süren kanlı iç savaş ateşkesle durdurulmuştu. Geçen ay ise bir araya gelen silahlı gruplar koalisyonu, Abiy yönetimini devireceğini ilan etti. Abiy de buna karşılık ordusunu Tigray, Afar ve Amhara'daki kriz noktalarına sevk etti. Ekim başına gelindiğinde TPLF geri çekildiğini duyurdu ve sahada kontrolün yeniden orduya geçtiği konuşulmaya başlandı.
Sahada kimin kesin üstünlük sağlayacağını söylemek için henüz çok erken. İnsan hakları örgütleri sivil kayıplarda ciddi artış yaşanabileceği uyarısı yapıyor. Afrika Birliği, Eritre'nin Addis Ababa saflarında yer aldığı 2020-2022 savaşında 600 bine yakın insanın öldüğünü tahmin ediyor. Etiyopya Ordusu kağıt üzerinde yedi milisten güçlü görünse de, 28 Eylül'de Addis Ababa'nın güneydoğusundaki bir üsse düzenlenen İHA saldırısı isyancıların da uzun menzilli ve nokta atışı yapabilen silahlara sahip olduğunu gösterdi.
Çatışmalar şu anda Etiyopya topraklarının yaklaşık %40'ına yayılmış durumda ve hat Sudan ile Eritre sınırına dayanmış vaziyette. Sudan ise kendi iç savaşıyla boğuşuyor. Ülke fiilen ikiye bölünmüş durumda: Bir yanda ordu kontrolündeki alanlar, diğer yanda merkezi Darfur olan Hızlı Destek Kuvvetleri'nin hakim olduğu bölgeler var. HDK'nin arkasında BAE'nin olduğu öne sürülüyor, Abu Dabi ise bunu yalanlıyor. Sudan Ordusu da Addis Ababa'yı HDK'ye destek vermekle itham ediyor.
Abiy ile başlayan iyimserlik neden bitti?
Abiy'in Nisan 2018'de başbakan olması komşu başkentlerde ilk etapta umut yaratmıştı. Fakat Nil üzerine inşa edilen dev baraj ve Somaliland yönetimi üzerinden Kızıldeniz'e açılma girişimleri tansiyonu yükseltti. Bu hamleler Afrika Boynuzu'nu daha kırılgan bir noktaya taşıdı. Komşuların Addis Ababa ile doğrudan savaşa girmekten kaçınacağı, fakat Abiy karşıtı milislere gizli kanallardan yardım edebileceği değerlendiriliyor.
Eritre ile barıştan ortak savaşa
Etiyopya ile Eritre arasında sorunlu bir geçmiş var. Buna rağmen Abiy koltuğa oturduktan üç ay sonra Temmuz 2018'de Asmara'ya giderek Afwerki ile el sıkıştı ve 1998-2000 sınır savaşını resmen bitiren metne imza attı. Ardından sınır kapıları açıldı, uçak seferleri ve telefon hatları yeniden çalışmaya başladı, Eylül 2018'de Cidde'de ikinci bir anlaşma yapıldı. Bu açılım Abiy'e 2019 Nobel Barış Ödülü'nü getirdi.
Bu yakınlaşma Kasım 2020'de askeri ortaklığa dönüştü. Tigray'da savaşın başlamasıyla birlikte Eritre birlikleri, hasmı TPLF'ye karşı Etiyopya Ordusu ve Amhara milisleriyle birlikte cepheye girdi. Dünya pandemiye odaklanmışken uluslararası kamuoyunun gözünden kaçan bu savaş, ülkenin kuzeyinde büyük yıkıma yol açtı.
Etiyopya hükümeti ile TPLF Kasım 2022'de Pretoria'da ateşkes imzaladı ama masada Eritre yoktu. Afwerki kendisinin dışlandığını düşündü. Çünkü anlaşma TPLF'nin tamamen tasfiye edilmeden varlığını sürdürmesine olanak tanıyordu ve Eritre dahil tüm yabancı güçlerin çekilmesini şart koşuyordu. Birkaç hafta içinde ipler koptu ve bu kez Addis Ababa, Eritre'yi Fano milislerine silah sağlamakla itham etti.
Denize çıkış arayışı krizi derinleştirdi
Denize çıkışı bulunmayan Etiyopya dış ticaret için neredeyse tamamen Cibuti Limanı'na bağımlı. Bu durum hem ciddi bir maliyet yaratıyor hem de ülkeyi dışa bağımlı kılıyor. Bu nedenle Abiy Kızıldeniz'de kalıcı koridoru en öncelikli hedef haline getirdi. Ancak Assab Limanı sınırına 60 km uzaklıkta olan Eritre ile ilişkileri düzeltmedi, aksine gerilimi tırmandırdı. Tansiyon yükseldikçe iki ordu da Assab hattına yığınak yapmaya başladı.
Abiy, Eritre'den sonra 2018'de Mogadişu'ya da gitti. O dönem Somali Cumhurbaşkanı olan Fermacu ile ticaret, liman ve altyapıda işbirliği sözü verdiler ve ortak komisyon kurdular. Bir dönem terörle mücadelede de birlikte hareket ettiler.
Hasan Şeyh Mahmud 2022'de yeniden seçilince egemenlik konusunda daha sert bir tutum benimsedi. Bu dönem Abiy'in Kızıldeniz söylemini sertleştirdiği döneme denk düştü.
Ocak 2024'te Abiy'in Somaliland yönetimiyle mutabakat imzalaması Mogadişu'da büyük tepki yarattı. Plana göre Etiyopya Somaliland'ı tanıyacak, karşılığında Berbera yakınlarında 20 kilometrelik sahili 50 yıllığına kiralayacaktı. Somali Addis Ababa'daki büyükelçisini geri çağırdı, anlaşmayı hükümsüz sayan bir yasa çıkardı ve Mısır'la güvenlik işbirliğini derinleştirdi.
Sudan ve Faşaka hattı
Abiy'in Sudan ile ilişkileri de ilk başta olumluydu. 2019'da Sudan'daki asker-sivil taraflar arasında arabuluculuk yaparak geçici hükümeti kuran anlaşmaya katkı sundu. Fakat 2020 sonunda bu iyimser hava da dağıldı. İki ülke arasında hem Hartum'un hem Addis Ababa'nın hak iddia ettiği bereketli Faşaka arazisi yüzünden gerilim yükseldi. Bölge 2008 anlaşmasıyla Amharalı çiftçiler tarafından işleniyordu.
Kasım 2020'de Tigray savaşının başlaması denklemi değiştirdi. Etiyopya ve Eritre güçleri kuzeye kayarken Sudan Ordusu Faşaka'ya girip Etiyopyalı çiftçileri çıkardı. Addis Ababa bunu fırsatçılık olarak nitelerken Hartum kendi toprağını geri aldığını savundu. Sudan ayrıca on binlerce Tigraylı mülteciyi kabul etti ve Addis Ababa Hartum'u TPLF'ye alan açmakla suçladı.
Mavi Nil üzerine kurulan baraj da Sudan'da su endişesi yarattı. 2023'te Sudan'da ordu ile HDK arasında iç savaş patlak verince Etiyopya tarafsız kalıp arabuluculuk önerdi ama BAE ile yakınlığı soru işareti oluşturdu. 2025'te Sudan Ordusu Etiyopya'yı HDK'ye lojistik, eğitim ve İHA desteği sağlamakla suçladı.
Abiy'in içeride kullandığı dış tehdit kartı tükeniyor mu?
Abiy, Mısır ve Eritre ile yaşanan gerilimi içeride tabanını konsolide etmek için kullandı. Bu tarz dış tehdit söylemi bir süre işe yarasa da artık etkisini yitirmeye başladı. Daha önce rasyonel diplomasi örneği olarak gösterilen adımlar, değişen dengeler karşısında beklenen etkiyi yaratmadı.
Komşuların Addis Ababa'ya karşı savaşan milislere açık şekilde silah vermesi düşük ihtimal olarak görülüyor. Çünkü Etiyopya'nın parçalanması tüm bölgeyi istikrarsızlaştırır. Yine de bölgedeki birçok başkent Abiy'in zayıflamasını istiyor.
Abiy'in 29 Eylül'de Addis Ababa'da Mahmud ile görüşmesi, en azından bir komşuyu yanında tutma çabası olarak okundu. Eleştirmenler ise Abiy'in İsrail ve Abu Dabi gibi uzak müttefiklere bel bağladığına dikkat çekiyor.
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son kriz sonrası stratejik değeri daha da artan Kızıldeniz hattında bu aktörlerin çıkarları kesişiyor. Ancak bu dış desteğin, Abiy'i ülke içindeki muhalif dalgaya karşı koltuğunda tutup tutamayacağı belirsizliğini koruyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.