TCMB tarafından İstan¬bul Finans Merkezi'nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey poli¬tika yapıcıları bir araya geti¬ren İstanbul Ekonomi Foru¬mu'nda "Küresel Ekonomide Stratejik Görünüm" paneli düzenlendi.
09 Ekim 2026 00:00 09 Ekim 2026 00:03 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Panelin moderatörlüğünü yapan TCMB Başkanı Fatih Karahan, ekonomi politikası yapıcıları açısından değişen küresel koşullar nedeniyle istisnai bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, son 5-6 yılda oldukça fazla değişime tanık olunduğunu söyledi. Orta Doğu'daki mevcut duruma değinen Karahan, "Bu ilk şokun ötesinde, küresel ekonomide daha kapsamlı bir değişim yaşanıyor. Küresel entegrasyon geçmişte maliyetlerin kontrol altında tutulmasına ve arzın artırılmasına yardımcı oluyordu. Ancak artık jeopolitik gelişmeler enerji ve ticaret akışlarını şekillendiriyor. Dolayısıyla merkez bankaları açısından yine temel soru şu: Bunların ne kadarı geçici, ne kadarı kalıcı olacak" diye konuştu.
Doğru bilgi için merkez bankaları sahada olmalı
Öte yandan, ekonominin diğer kesimleriyle iletişim kurmanın da önemine dikkati çeken Karahan, şunları söyledi:
"Firmalarla ve hane halklarıyla iletişim kurmaz, mesajlarımızı bu kesimlere ulaştırmazsak bunu başkaları yapar. Sosyal medya çağındayız. Çok sayıda 'influencer', hatta 'finfluencer' var ve bunlar enflasyon ve ekonomi konusunda kendi görüşlerini paylaşıyor. Ancak bu görüşler her zaman doğru uzmanlık bilgisine dayanmıyor. Bu nedenle gerekli beceri ve bilgiye sahip kurumların sosyal medyada ve bunun ötesinde de varlık göstermesi, firmalara ve hane halklarına doğrudan veya dolaylı olarak ulaşabilmesi çok önemli.” Dünyanın neredeyse her yerinde nüfusun yaşlanmasının tasarruf eğilimlerini değiştirirken kamu harcamaları üzerindeki baskıyı da artırdığını vurgulayan Karahan, "Dolayısıyla temel soru, bu yatırımların ne kadar hızlı şekilde daha yüksek verimliliğe dönüşeceği. Bu, yalnızca büyüme açısından değil, aynı zamanda söz konusu yatırımların nasıl finanse edileceği açısından da önem taşıyacak." diye konuştu. Aynı zamanda dünyanın neredeyse her yerinde nüfusun yaşlanmasının tasarruf eğilimlerini değiştirirken kamu harcamaları üzerindeki baskıyı da artırdığını vurgulayan Karahan, "Dolayısıyla temel soru, bu yatırımların ne kadar hızlı şekilde daha yüksek verimliliğe dönüşeceği. Bu, yalnızca büyüme açısından değil, aynı zamanda söz konusu yatırımların nasıl finanse edileceği açısından da önem taşıyacak." diye konuştu.
"Yeşil dönüşüm reel faizi yukarı itecek"
Fransa Merkez Bankası Başkanı Emmanuel Moulin, güvenilirliğin uzun vadeli enflasyon beklentilerini istikrarlı tuttuğunu ve ikincil etkilerin önlenmesine yardımcı olduğu için arz şoklarıyla başa çıkmada temel unsur olduğunu ifade etti. Fransa Merkez Bankasında üzerinde çalıştıkları bazı politika modellerinin de işaret ettiği üzere, yeşil dönüşümün ve bu dönüşüm için gereken yatırımların orta vadede reel faiz oranını yukarı doğru iteceğini düşündüğünü ifade eden Moulin, "Bu modeller, yeşil dönüşümle bağlantılı arz şokunun enflasyonist etkilerini kontrol altına almak için reel faiz oranında kayda değer ve kalıcı bir artışın gerekli olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
"Avrupa'da bankacılık birliği tamamlanmalı"
Hollanda Merkez Bankası Başkanı Olaf Sleijpen ise genel olarak bakıldığında dünya çapında kamu borcunun yüksek olduğunu ifade ederek, özel yatırımın canlandırılması için söz konusu borcun azaltılması gerektiğini dile getirdi. Sleijpen, ayrıca özellikle Avrupa'da bankacılık birliğinin tamamlanması gerektiğinin ve "gerçek bir tasarruf ve yatırım birliği" oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Geniş bir perspektiften bakıldığında da tek bir pazar yaratmanın da buna yardımcı olacağını düşündüğünü aktaran Sleijpen, "Özellikle bankacılık birliği ile tasarruf ve yatırım birliğinin özel sektör tasarruflarını artıracağına da kesin olarak inanıyorum" ifadelerini kullandı.
“Operasyonel olarak hazır olmalıyız”
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Ayman Al-Sayari de küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin politika çerçevelerinde köklü bir değişiklik yapılmasını gerektirmediğini ancak hazırlıklı olmanın ve değişen koşullara uyum sağlayabilmenin önemini artırdığını dile getirdi. Enflasyonist baskıların geçici mi olduğunu yoksa ikinci tur etkiler yoluyla daha kalıcı hale mi geldiğini dikkatle değerlendirmek gerektiğini belirten Al-Sayari, "Elbette bu durum, enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını etkileyebilir" dedi. Al-Sayari, merkez bankalarının likidite ve kriz yönetimindeki rolünden de bahsederek, "Merkez bankaları açısından likidite ve kriz yönetimi çerçevelerinin oluşturulmuş olmasını ve gerektiğinde devreye alınmaya operasyonel olarak hazır olmasını sağlamamız gerektiğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.