Fed’in eylül toplantısının tutanakları bu akşam TSİ 21.00’de açıklanacak. Ekimde faiz artışı olasılığı bir haftada yüzde 51’den yüzde 20,5’e gerilerken, piyasalar üyelerin yeni artırım için hangi koşulları aradığına odaklandı.
Murat Ali Oral 07 Ekim 2026 06:35 07 Ekim 2026 06:45 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!ABD Merkez Bankası'nın eylülde yaptığı faiz artırımının ardından piyasadaki beklentiler yalnızca üç hafta içinde önemli ölçüde değişti. Fed'in 15-16 Eylül toplantısının ayrıntıları bu akşam ortaya çıkarken, yatırımcıların asıl sorusu artık yeni artırımın gelip gelmeyeceğinden çok ne zaman geleceği.
Vadeli piyasalarda ekim ayına ilişkin faiz artışı beklentisi sert biçimde gerilerken, aralık toplantısı yeni sıkılaşma için daha güçlü aday haline geldi. Bu nedenle tutanaklarda üyelerin enflasyon, istihdam, enerji fiyatları ve yeni faiz artırımının zamanlaması konusunda kullandıkları ifadeler yakından izlenecek.
Fed'in eylül kararının perde arkası açılıyor
Fed, 15-16 Eylül'deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkardı. Karar 12'ye karşı sıfır oyla alındı.
Fed karar metninde ekonomik faaliyetin sağlam bir hızda genişlemeye devam ettiğini, yurt içi harcamaların dirençli olduğunu ve sermaye yatırımlarının güçlü seyrettiğini belirtti. Buna karşılık enflasyonun hâlâ yüksek olduğu vurgulandı.
Toplantıyla birlikte açıklanan ekonomik tahminler de sıkılaşmanın eylül kararıyla bitmeyebileceğini gösterdi. Fed yetkililerinin 2026 sonu için politika faizi medyan tahmini yüzde 4,1'e çıktı. Eylül toplantısı sonrasında faiz aralığının orta noktası yüzde 3,875 olduğundan, bu tahmin yıl bitmeden en az bir artırım daha yapılabileceği yönündeki beklentiyi güçlendirdi.
Ancak bu akşam yayımlanacak tutanakların önemi yalnızca nihai kararın ayrıntılarından kaynaklanmıyor. Oy birliğiyle alınmış bir karar, üyelerin gelecekte atılacak adımlar konusunda da aynı görüşte oldukları anlamına gelmiyor.
Tutanaklarda özellikle yeni bir faiz artırımının hangi şartlara bağlandığı aranacak. Enerji fiyatlarında yeniden yaşanan yükselişin ne ölçüde kalıcı enflasyon riski olarak görüldüğü, gümrük tarifelerinin fiyatlara etkisinin nasıl değerlendirildiği ve Fed üyelerinin iş gücü piyasasındaki yavaşlamaya ne kadar ağırlık verdiği kritik olacak.
Bir başka önemli ayrıntı da üyelerin faiz artışının ardından beklemeyi mi, yoksa sıkılaşmaya aralıksız devam etmeyi mi tercih ettiğine ilişkin ifadeler olacak. Piyasanın son bir haftada yaptığı sert fiyat değişimi düşünüldüğünde, tutanaklarda bu konuda çıkabilecek küçük bir ayrıntı bile faiz beklentilerini yeniden değiştirebilir.
Ekimde faiz artışı ihtimali yüzde 20,5'e indi
Piyasanın eylül toplantısından bu yana geçirdiği değişim vadeli işlemlerde çok daha belirgin görülüyor.
7 Ekim sabahındaki fiyatlamalara göre Fed'in 27-28 Ekim toplantısında en az 25 baz puanlık yeni bir faiz artışına gitme olasılığı yüzde 20,5'e kadar geriledi.
Aynı olasılık yaklaşık bir hafta önce yüzde 51 seviyesindeydi.
Başka bir ifadeyle yatırımcıların ekimde artırım ihtimaline verdiği ağırlık yalnızca birkaç işlem gününde yarıdan fazla azaldı. Piyasa artık Fed'in ekim toplantısında mevcut faiz aralığını korumasını çok daha güçlü ihtimal olarak görüyor.
Bu değişim, Fed'in faiz artırımlarının bittiği anlamına gelmiyor. Beklentinin önemli bölümü daha ileri bir tarihe kaymış durumda.
Aralık toplantısında faiz artışı ihtimali yüzde 84,5 civarında fiyatlanıyor. Böylece piyasanın temel senaryosu, Fed'in ekimde bekleyip ekonomik verileri izlemesi ve koşullar değişmezse yılın son toplantısında yeniden faiz artırması yönüne kaymış durumda.
Bu sert değişimde ABD iş gücü piyasasından gelen son veriler önemli rol oynadı.
Eylül ayında tarım dışı istihdam yalnızca 29 bin kişi arttı. İşsizlik oranı yüzde 4,1'den yüzde 4,2'ye yükseldi. Temmuz ve ağustos aylarına ilişkin istihdam verileri de toplam 60 bin kişi aşağı yönlü revize edildi.
Ücret tarafında da hız kaybı görüldü. Ortalama saatlik kazançlar eylülde aylık yalnızca yüzde 0,1 artarken yıllık ücret artışı yüzde 3'e geriledi.
Bu tablo Fed'in önündeki dengeyi daha da hassas hale getiriyor. Enflasyondaki baskı faizlerin daha yüksek tutulmasını gerektirirken, istihdamdaki belirgin soğuma hızlı bir sıkılaşmanın ekonomi üzerindeki maliyetini artırıyor.
Fed üyeleri yeni artırım konusunda aynı yerde değil
Fed içinden son günlerde gelen açıklamalar da yeni faiz artırımının zamanlaması konusunda ortak bir çizgi oluşmadığını gösteriyor.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, eylüldeki faiz artırımını desteklediğini ancak bundan sonraki adımların son dönemde ortaya çıkan enflasyon baskılarının ne kadar kalıcı olduğuna bağlı olacağını belirtti.
Petrol fiyatlarının yükselmesi, yeni tarifeler ve yapay zekâ yatırımlarının yarattığı güçlü teknoloji talebi enflasyon üzerinde yeni baskı kaynakları oluşturuyor. Daly'nin yaklaşımına göre bu etkiler geçici kalırsa Fed'in yeniden faiz artırmasına gerek kalmayabilir. Şokların üst üste binmesi ve fiyat baskısının kalıcı hale gelmesi durumunda ise yeni sıkılaşma ihtiyacı doğabilir.
Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid ise enflasyonla mücadele için daha fazla faiz artışına ihtiyaç duyulabileceğini savunan daha sıkı para politikası yanlısı tarafta bulunuyor.
Dolayısıyla bu akşamki tutanaklarda yalnızca eylül toplantısının nasıl geçtiğine değil, Fed içinde hangi görüşün ne kadar ağırlık kazandığına da bakılacak.
Özellikle üyelerin yüksek enerji fiyatlarını geçici bir arz şoku mu yoksa daha kalıcı bir enflasyon tehdidi mi olarak değerlendirdiği önemli olacak. Aynı şekilde iş gücü piyasasındaki yavaşlamanın para politikasında beklemeyi gerektirecek kadar önemli görülüp görülmediği de piyasaların sonraki faiz tahminlerini etkileyebilir.
Üstelik Fed'in ekim kararına kadar önünde yeni veriler de bulunuyor. ABD'nin eylül ayı tüketici enflasyonu 14 Ekim'de, üretici enflasyonu ise 15 Ekim'de açıklanacak.
Bu nedenle bu akşamki tutanaklar faiz patikasında önemli bir parça olacak ancak son söz olmayacak. Tutanaklardan çıkacak mesaj ile önümüzdeki haftanın enflasyon verileri birlikte değerlendirilecek.
Altın, dolar ve Türkiye piyasaları da 21.00'i bekliyor
Fed tutanaklarının etkisi yalnızca ABD faiz piyasasıyla sınırlı olmayacak.
Dolar endeksi, ABD tahvil faizleri, hisse senetleri ve altın fiyatları yeni faiz beklentisine doğrudan tepki verebilir. Fed üyelerinin ekimde yeni bir artırım konusunda temkinli olduğunun anlaşılması durumunda tahvil faizleri ve dolar üzerindeki baskı artabilir.
Buna karşılık tutanakların enflasyon konusunda beklenenden daha sert bir Fed ortaya koyması, ekim ayı faiz artırımı ihtimalinin yeniden yükselmesine neden olabilir.
Altın açısından da bu ayrım kritik önem taşıyor. Yüksek faiz ve yükselen ABD tahvil getirileri, faiz getirisi bulunmayan altının taşıma maliyetini artırırken doların güçlenmesi de fiyat üzerinde ek baskı oluşturabiliyor.
Fed'in bekleme ihtimalinin güçlenmesi ise ters yönde hareket yaratabilir. Bu nedenle son günlerde sert fiyat hareketlerinin yaşandığı altın piyasasında bu akşamki metnin yalnızca faiz kararı açısından değil, faizlerin ne kadar süre yüksek kalacağı açısından okunması bekleniyor.
Türkiye açısından ise Fed'in faiz patikası küresel sermaye hareketleri, doların seyri ve gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahı üzerinden önem taşıyor.
ABD faizlerinin daha uzun süre yüksek tutulacağı beklentisi küresel finansman koşullarını sıkılaştırırken, dolar talebini ve gelişmekte olan ülke tahvillerindeki risk primini artırabiliyor. Fed'in daha uzun süre bekleyeceği yönündeki bir sinyal ise küresel risk iştahına destek verebilir.
Bu nedenle Türkiye'deki yatırımcı açısından bu akşam aranacak cevap yalnızca “Fed faiz artıracak mı?” olmayacak.
Asıl soru, piyasanın son bir haftada yaptığı büyük değişimin Fed tutanakları tarafından desteklenip desteklenmeyeceği olacak.
Fed'in 15-16 Eylül toplantısının tutanakları TSİ 21.00'de yayımlanacak. Fed'in bir sonraki faiz toplantısı ise 27-28 Ekim'de yapılacak.
Kaynak: HABER MERKEZİ
fed
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.