Deniz taşımacılığında rekor navlunlar gemi söküm talebini yavaşlatırken, Hindistan’daki iki tesisin AB’nin onaylı gemi geri dönüşüm listesine alınması yeni bir tehdit yarattı. Sektör Türkiye’nin karar sürecine yönelik lobi faaliyetlerini hızlandırmasını istiyor.
07 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Aysel YÜCEL
Navlunların rekor kırması ve ikinci el gemi fiyatlarının yeni inşaya yaklaşması söküm talebini yavaşlatırken, bir darbe de Alang’dan geldi.
Avrupa Birliği (AB) Gemi Geri Dönüşüm Yönetmeliği (EUSRR) kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 16. liste güncelleme taslağı, küresel denizcilik ve geri dönüşüm sektöründe krize neden oldu. Komisyonun, Hindistan’ın Gucerat eyaletine bağlı Alang-Sosiya bölgesinde faaliyet gösteren iki tesisi Avrupa Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri Listesi’ne dahil etmeyi teklif etmesi, Avrupa’da sanayi, sendikalar, armatör birlikleri ve sivil toplum kuruluşlarını karşı karşıya getirdi.
AB dışında Türkiye ve ABD’nin tesislerinin de yer aldığı listede dengelerin sarsılacağını belirten İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Hindistan kararının Türkiye ve Aliağa gemi söküm sektörü için “çok büyük bir risk” teşkil ettiğini söyleyerek Ankara ve sektör temsilcilerine lobi faaliyetlerini hızlandırma çağrısında bulundu.
Avrupa Komisyonu’nun teklifine karşı çıkan Avrupa Çelik Üreticileri Birliği (EUROFER), 7 milyon sanayi işçisini temsil eden IndustriAll Europe, Avrupa Geri Dönüşümcüler Konfederasyonu (Recycling Europe / EuRIC), Avrupa Çevre Bürosu (EEB), NGO Shipbreaking Platform ve Transport & Environment, AB Komiserleri Jessika Roswall ile Stéphane Séjourné’ye ortak bir mektup göndererek teklifin derhal geri çekilmesini talep etti.
Koalisyon, gemilerin gelgitli çamur düzlüklerine oturtularak kesildiği “beaching” yönteminin hiçbir AB üyesi ülkede yasal olarak kabul görmediğini hatırlatarak, gelgit bölgelerinde petrol türevlerinin, asbestin ve diğer tehlikeli kimyasalların toprağa, denize ve ekosisteme karışmasının teknik olarak engellenemeyeceğini vurguladı. Kanıt olarak ise bu yılın başlarında bir başka Alang tesisinde yaşanan ağır yakıt (fuel-oil) sızıntısı gösterildi.
Muhalefet cephesi meselenin yalnızca çevre boyutuyla sınırlı olmadığını, ağır bir haksız rekabet ve sanayi tehdidi yarattığını da belirtti. EUROFER ve EuRIC, Avrupa’da ve onaylı ülkelerde (Türkiye gibi) yüksek maliyetlerle katı çevre ve iş güvenliği yatırımı yapmış tesislerin, düşük maliyetli beaching tersaneleri karşısında haksız rekabete uğrayacağını kaydetti. Ayrıca kullanım ömrünü tamamlamış gemilerin yeşil çelik üretimi ve döngüsel ekonomi açısından çok kritik ikincil hammadde kaynağı olduğu ifade edilerek, hurda çeliğin Avrupa sınırlarında ve yakın havzada tutulması gerektiği savunuldu.
Armatörler karşı taarruzda
Sanayi ve çevrecilerin mektubunun hemen ardından, küresel deniz ticaretinin dev çatı örgütleri karşı lobi atağı başlattı. BIMCO, Avrupa Armatörler Birliği (ECSA), Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS), INTERCARGO, INTERTANKO, Cruise Lines International Association (CLIA), INTERFERRY ve Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), AB Çevre ve Ulaştırma Bakanlarına ortak bir mektup göndererek iki Hint tesisinin onaylanmasını istedi.
Armatör kulüpleri, kararın coğrafi konuma veya söküm yöntemine göre değil, münferit tesislerin nesnel teknik denetim performansına göre verilmesi gerektiğini öne sürdü. Komisyon müfettişlerinin söz konusu iki tesiste yaptığı yerinde incelemelerde AB standartlarının karşılandığının tespit edildiğini hatırlatan armatörler, buna rağmen reddedilmenin AB sisteminin güvenilirliğini zedeleyeceğini savundu.
Ayrıca dünya genelinde filoların yaşlandığı, kullanım ömrü biten gemi sayısının hızla arttığı ve AB onaylı listede büyük tonajlı gemileri sökecek yeterli kuru havuz kapasitesi bulunmadığı ileri sürüldü. 26 Haziran 2025’te IMO Hong Kong Konvansiyonu’nun (HKC) yürürlüğe girmesiyle birlikte Hindistan’daki tesislerin standart yükselttiği savunuldu.
Şimşek: Bizim de lobi yapmamız gerekiyor
Avrupa’da yaşanan bu gerilimi ve Hindistan tehdidini değerlendiren İMEAK DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, gelişmelerin Türkiye açısından doğuracağı tehlikelere dikkat çekti. Hindistan tesislerinin AB listesine girmesinin Aliağa için doğrudan bir tehdit olduğunu belirten Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çok büyük bir risk söz konusu.
Çünkü biz zaten halihazırda Avrupa Birliği tesisleri standartlarına uygunuz. Şu an Aliağa’da 8 tane şirket Avrupa Birliği listesine üye. Şimdi ne olacak? Bu 8 şirket zaten kendi arasında bir rekabet yaşarken, Hindistan da listeye girerse şimdi Avrupa bayraklı gemiler için Hindistan’la da rekabet edecekler. Onun için Hindistan’ın bu listeye girmemesi tabii ki Türkiye’nin işine gelir.”
Türkiye’nin ve sektörün bu süreçte acil olarak diplomatik ve kurumsal lobi yürütmesi gerektiğinin altını çizen Adem Şimşek şöyle devam etti: “Bizim de buna bir lobi yapmamız gerekiyor. İyi çalışmamız lazım. Nerede çalışacağız? Avrupa Birliği’nde ve Uluslararası Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nde (ISRA). Çünkü ISRA da bu işe karşı, çünkü ISRA da Avrupa kökenli bir gemi geri dönüşüm derneği.
O sebepten dolayı işimiz birazcık zor olacak tabii ki. Hindistan onay alırsa Avrupalı bayraklı gemiler fiyattan dolayı doğrudan oraya gidecek. Normalde o gemileri bize veriyorlardı; Avrupa bayraklı gemiyi Hindistan sökemediği için biz alıyorduk, gerçi pahalı alıyorduk ama alıyorduk. Şimdi armatörler gemilerini orada daha iyi fiyata satacak.”
Gemi söküm talebi yavaşladı
Navlunların rekor seviyelerde seyretmesi ve ikinci el gemi fiyatlarının yeni inşa gemi fiyatlarına yaklaşması, gemi sökümüne yönelik talebi yavaşlatırken, Aliağa’da yılın ilk 9 ayında 60 gemi söküme geldi. Söküme gelen gemilerin toplam tonajı yaklaşık 305 bin ton LDT’ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 55 geminin söküme geldiğini belirten sektör temsilcileri, gemi sayısındaki artışın sınırlı kaldığına dikkat çekti. Adem Şimşek, söküm tesislerini denizcilik piyasasındaki arz-talep dengesiyle de zorlandığını ifade etti. Şimşek, “Yeni inşalar sürüyor. tüm segmentlerde navlun iyi gittiği için armatör, yaşlı gemisini hurdaya vermek yerine tamir ettirip çalıştırmaya devam ediyor. Böyle olunca da söküme gelen gemi sayısı azalıyor.”
Türkiye’de AB onaylı 8 tesis var
Türkiye’de gemi söküm işlemleri İzmir Aliağa’daki geri dönüşüm tesislerinde gerçekleştiriliyor. Aliağa’da 22 gemi geri dönüşüm tesisi 28 parselde faaliyet gösterirken, toplam geri dönüşüm kapasitesi yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Tesislerin önemli bölümünü AB’nin Onaylı Gemi Geri Dönüşüm Listesi’nde yer alan tersaneler oluşturuyor. Aralık 2018’den bu yana Avrupa menşeli gemiler yalnızca Avrupa Komisyonu Onaylı Gemi Geri Dönüşüm Listesi’nde yer alan tesislerde sökülebiliyor. Türkiye, ABD’deki bir tersane ile birlikte AB dışından listeye giren tek ülke konumunda. Aliağa, Ocak 2020 itibarıyla liste kapsamındaki tesis sayısını 8’e çıkardı. Aliağa’daki diğer tesisler de listeye girmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.