YAYINLAMA 06 Ekim 2026 09:56
GÜNCELLEME 06 Ekim 2026 10:03
Eylül ayında enflasyon verisinin beklenenden düşük gelerek %1,80 seviyesinde gerçekleşmesiyle, yıllık enflasyon 57 ay sonra ilk kez %30 sınırının altına geriledi. Verinin açıklanmasının ardından BIST 100 endeksinde özellikle bankacılık hisselerine sert alımlar geldi ve bankacılık endeksindeki yükseliş gün içinde %3’ün üstüne çıktı. Bankaların güçlü desteğiyle BIST 100 endeksi günü 12.443 seviyesinden kapatırken, bu hareketin genele yayılmadığı görüldü. Dr. Nuri Sevgen, Astor hissesindeki taban seviyenin endekse yaklaşık 25 puanlık negatif etkisi olduğuna işaret ederken, Tüm Endeks ve halka arz endeksinin günü ekside tamamladığını belirtti.
TCMB'den faiz indirimi beklentisi cepte
22 tarihindeki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde piyasada faiz indirimi konsensüsünün oluştuğunu ifade eden Dr. Sevgen, mevcut %37 seviyesindeki politika faizinin indirileceği yönündeki beklentileri değerlendirdi. Anadolu Yatırım olarak yıl sonu politika faizi tahminlerinin %35,5 olduğunu hatırlatan Dr. Sevgen, bu beklentinin yıl sonuna kadar toplamda 150 baz puanlık bir indirime işaret ettiğini, piyasada ise yaklaşan PPK toplantısı için en az 100 baz puanlık bir indirim olasılığının ağırlık kazandığını kaydetti.
Fon krizinde bilgi kirliliği ve işlem hacminde sert düşüş
Piyasalardaki işlem hacminin ciddi şekilde azaldığını vurgulayan Dr. Sevgen, 6 kurumun pazar payındaki durum ve Tera Yatırım'ın işlemlerinin durdurulması gibi faktörlerin hacmi aşağı çektiğini ifade etti. Yaklaşık 455 bin hesabın ve para piyasası fonlarının etkilendiği süreçte ciddi bir belirsizlik yaşandığını belirten Dr. Sevgen, yetkili kurumlardan net ve detaylı açıklamaların gelmemesinin sosyal medyada bilgi kirliliği, spekülasyon ve dedikoduları artırdığını söyledi. Yaşanan çalkantının temelinde "güven" sorununun yattığını vurgulayan Dr. Sevgen, piyasaların yeniden sağlıklı işlemesi için bu güvenin kurgulanması ve doğru bilgi akışının sağlanması gerektiğini dile getirdi.
"Şirketler inanılmaz ucuz ama toz dumanın kalkması lazım"
Borsadaki mevcut fiyatlamaları değerlendiren Dr. Sevgen, pek çok kaliteli şirketin defter değerinin ve tasfiye değerinin yarısının altında işlem gördüğünü ve bu durumun fon krizindeki hisselerle alakası olmayan Türk Hava Yolları (THY), Ereğli ve Tüpraş gibi dev şirketleri de etkilediğini belirtti. Buna karşın bir hissenin ucuz olmasının hemen yükseleceği anlamına gelmediğini hatırlatan Dr. Sevgen, dipten dönüş için henüz net bir yön görülmediğini ve öncelikle ortamdaki toz dumanın kalkması gerektiğini belirtti. Ancak kısa vadeli belirsizliklere rağmen 1 ila 2 yıllık uzun vadeli perspektifle bakan yatırımcılar için bu seviyelerin hisse toplama adına doğru zamanlar olabileceğini ekledi.
Küresel piyasalar: Dolar talebi, tahvil faizleri ve altın baskısı
Küresel gelişmelere de değinen Dr. Sevgen, dolar endeksinin (DXY) 102,5 seviyelerine kadar tırmanmasının dolara olan doğrudan sevgiden değil, ABD tahvil piyasalarından kaçan yatırımcıların zorunlu olarak dolara geçmesinden kaynaklandığını ve bu hareketin geçici olduğunu söyledi. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %5,32 ile 2008 Lehman Brothers krizi öncesi seviyelere ulaştığına dikkat çeken Dr. Sevgen, küresel borç krizine gidiş riskinin tedirgin edici olduğunu vurguladı. Altın fiyatlarında ise ABD tahvil faizleri ve dolardaki yükselişin baskı oluşturduğunu ifade eden Dr. Sevgen, 4.100 dolar seviyesinin altındaki sarkmalarda 4.000 dolar desteğinin takip edilmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca ABD seçimleri öncesindeki yüksek volatiliteden korunmak amacıyla opsiyon stratejilerinin şimdiden kullanılabileceğini tavsiye etti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.