YAYINLAMA 06 Ekim 2026 10:13
GÜNCELLEME 06 Ekim 2026 10:16
Türkiye'de yıllık enflasyonun uzun süredir %30-%35 bandında seyrettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Hekim, baz etkisinin kaybolmasıyla birlikte hızlı düşüş döneminin geride kaldığını ifade etti. Maliyet enflasyonunun gerilemediğine işaret eden Doç. Dr. Hekim, ÜFE’nin %2 seviyelerinden %28 civarına tırmandığını, petrol ve emtia fiyatlarındaki artışların da taban fiyatları yukarı çekmeyi sürdürdüğünü vurguladı. Bütçe politikalarında sadece açığa odaklanmak yerine maliyetleri düşürücü hamleler yapılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Hekim, ithal fiyat baskılarına karşı beklentilerin iyi yönetilmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti.
TCMB’nin faiz indirimi ikilemi ve kısa vadeli yaklaşımı
Finansal piyasaları dengelemek ile reel sektörün likidite ihtiyacını karşılamak arasında ciddi bir faiz ikilemi yaşandığına değinen Doç. Dr. Hekim, fon krizleri ve döviz mevduatına yönelim riski sebebiyle piyasaları dengeleyecek faiz oranının yüksek kalması gerektiğini belirtti. Diğer taraftan reel sektörün krediye ve daha düşük faize ihtiyaç duyduğunu aktaran Doç. Dr. Hekim, enflasyonda bir gevşeme alanı açılması ve kredilerdeki yavaşlamanın sürmesi halinde TCMB’nin 1 puan civarında sınırlı bir faiz indirimine gidebileceği değerlendirmesinde bulundu. Ancak dolarizasyon eğiliminin artması veya küresel petrol şokları gibi olumsuz gelişmeler durumunda bu adımların duracağını ifade eden Doç. Dr. Hekim, orta ve uzun vadeli belirsizlikler sebebiyle TCMB'nin zorunlu olarak kısa vadeli gelişmelere odaklandığına dikkat çekti. Ayrıca merkez bankaları için faiz artırarak sıkılaşmanın ara toplantılarla dahi hızlıca yapılabileceğini, fakat faiz indirim süreçlerinin çok daha temkinli ve zaman yayılarak yönetildiğini hatırlattı.
Hizmet enflasyonu, iş gücü maliyeti ve konut sorunu
Mal enflasyonundaki göreli iyileşmeye karşın hizmet enflasyonundaki katılık sorunu üzerine değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Hekim, hizmet sektörünün daha çok iş gücü maliyetine dayandığını ve bu alanda iş gücü verimliliğinin düşük olduğunu belirtti. Asgari ücretin ötesinde işveren üzerindeki yüksek vergi yükünün maliyetleri tırmandırdığına değinen Doç. Dr. Hekim, iş gücü üzerindeki vergi yükünü ve maliyetleri azaltacak adımların hizmet fiyatlarını geriletebileceğini savundu. Benzer şekilde kira ve konut krizinin de katılığı beslediğini vurgulayan Doç. Dr. Hekim, sosyal konut projeleri, vergi indirimleri ve şirketlere yönelik lojman teşvikleri gibi sosyal politikaların devreye sokulması gerektiğinin altını çizdi.
Doç. Dr. Derya Hekim’den ‘akıllı’ maliye politikaları vurgusu
Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasının üzerine yıkıldığını ifade eden Doç. Dr. Hekim, para politikasındaki aktarım mekanizmasının zaman aldığını ve gecikmeli çalıştığını söyledi. Yaşanan sorunların önemli bir kısmının yapısal nitelikte olduğuna işaret eden Doç. Dr. Hekim, sadece bütçe dengesine odaklanan standart adımlar yerine; enerji, gıda, tarım ve sanayide maliyetleri düşürecek, geçici sübvansiyonları da içeren ‘akıllı’ maliye politikalarının uygulanması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.