Bana bunları yazanlar merak etmesin, geçmişte o bölgede yaşananları, Türk askerine Arap aşiretlerinin neler yaptığını belki de sizden daha iyi biliyorum.
Ama siviller insanlık dışı uygulamalara maruz kalırken, geçmişte olanların hesabını tam da bu sırada sorma anlayışıyla hareket edemeyiz.
Netanyahu’nun Siyonist rejimi bebekleri bile katlederken, yaşlı genç, kadın erkek ayrımı yapmadan Filistinlileri öldürürken, "Bize ne ya, Araplar ölsün, onlar da bizi arkadan hançerlemiş" demek, insanlık değildir.
Geçmişte yaşananlardan bugünün çocuklarını, bebeklerini sorumlu tutmak ve onların herkesin gözü önünde katledilmesine kayıtsız kalmak, insani bir davranış biçimi değildir.
fazla okuBu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Evet, geçmişi unutmayalım ama bugüne de duyarsız kalmayalım.
İsrail’de "2 haftalık bebeklerin öldürülmesini" isteyen bir kafa yapısı var.
Bu aşağılık zihniyete karşı hiçbir şey yapamıyorsam en azından yazarak karşı durabilirim.
İsrail’in eski Başbakanı Yair Lapid’in 3 Ekim’de verdiği bir röportajda söylediklerini paylaştığımda beni daha iyi anlayacaksınız.
Lapid, İsrailli gençlerin kendisine "Gazze’de masum insan kalmadı. İsrail’in 2 haftalık bebekleri de öldürmesi gerekiyor" dediğini aktardı.
Eski Başbakan, gençlere "Peki neden bebekler?" diye sorduğunda, "Çünkü bebekler de sonunda büyüyüp terörist olacaklar" yanıtını aldığını söyledi.
Duydukları karşısında şaşkınlık yaşadığını belirten Lapid, "Hamas’ın istediği buydu. Onlar kazandı" yorumunu yaptı.
Lapid, Gazze’deki çocukların aç bırakılmasını savunan İsrailli bakanlar ve yetkililere karşı harekete geçmeyen Netanyahu hükümetini de eleştirdi.
Eski Başbakan, hükümetin değer temelli standartlarını belirleyemediğini, bunun da İsrail toplumunda bir hasara yol açtığını kaydetti.
İsrail’de yapılan son bir anket, gençlerin siyaseten nerede olduğunu göstermesi bakımından önemli mesajlar verdi.
Kanal 12’nin yayınladığı anket sonuçlarına göre, 18-22 yaş arası İsrailli Yahudilerin yüzde 74’ünün sağcı veya merkez sağ görüşlü olduğu ortaya çıktı.
Yine aynı ankete göre, genç İsrailli Yahudilerin yüzde 15’i, Filistinlilerin Gazze ve Batı Şeria’daki işgal altındaki topraklardan çıkarılmasını savunan bakanlar Ben Gvir’in Otzma Yehudit Partisi ve Smotrich’in Dini Siyonist Partisi gibi aşırı sağcı partileri destekliyor.
Araştırma, genç İsraillilerin eski kuşaklara kıyasla giderek daha şahin tutum sergilediğini ve sağcı kimliğe daha güçlü bir eğilim gösterdiğini belirledi.
Araştırmanın, genç İsraillilerin eski kuşaklara göre daha dindar olduğunu ortaya çıkardığını da hatırlatalım.
Gazze’de istediğine büyük oranda ulaşan İsrail, şimdi tüm enerjisini ve dikkatini Batı Şeria’ya verdi.
Daha önceki yazılarımda Batı Şeria’daki yerleşimci terörünü ayrıntılarıyla yazmıştım.
Şu anda Batı Şeria’daki 150 yerleşim yeri ve 200 karakolda yaklaşık 700 bin İsrailli yerleşimci yaşıyor.
Aslında söz konusu iki yerleşim türü de uluslararası hukuka aykırı, ama yenilerini yapmaya devam ediyorlar.
Kasım ayında yapılacak seçimler öncesi, bazı bakanların da özel desteğiyle Yahudi yerleşimciler Batı Şeria’daki Filistin yerleşimlerinde terör estiriyor.
Sadece bakanlar değil, İsrail askerleri ve polisleri de Filistinlileri evlerinden, arazilerinden atmak için her türlü yola, yönteme başvuruyor.
Son zamanlarda en çok uygulanan yöntem ise Filistinlilerin zeytinliklerini basıp, asırlık zeytin ağaçlarını kepçelerle sökmek oldu.
İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 100 bin ailenin geçimi, zeytin hasadından elde edilen gelire bağlı.
Gazze ve Batı Şeria’da toplam 1 milyon 150 bin zeytin ağacı İsrail ordusunun harekâtları ve yerleşimciler tarafından yok edildi.
Özellikle Batı Şeria’da, önce Filistinlilerin bir Yahudi yerleşimciye saldırdığı söylentileri yayılıyor, ardından saldırganı, ailesini ve köyünü cezalandırmak bahanesiyle evler yıkılıyor, zeytin ağaçları sökülüyor.
Bu durumun en somut örneği Ağustos 2025’te yaşandı.
İsrail ordusu, Batı Şeria’daki Filistin köyü El Mugayer’i, Yahudi yerleşimciye saldıran kişinin saklandığını ileri sürerek 3 gün boyunca kuşattı.
3 günlük kuşatma sırasında 10 bin 200 zeytin ağacı askerler tarafından imha edildi.
Bu, bir seferde en çok zeytin ağacının söküldüğü operasyon olarak tarihe geçti.
Yerleşimciler ve İsrail ordusunun zeytin ağaçlarına yönelik saldırıları, Filistinlilerin yaşamına yönelik daha geniş bir operasyonun parçasıdır.
Yerleşimciler, Filistinlilerin hayvanları öldürüyor, evlerini yakıyor, su kuyularını dolduruyor ya da zehirliyorlar.
Buradaki amaç, Filistinlileri gelir kaynaklarından mahrum bırakmak, yoksullaştırmak, korkutmak, böylelikle de topraklarından uzaklaştırmaktır.
Batı Şeria’nın tamamının İsrail’e ait olduğunu söyleyen Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir, Savunma Bakanlığı görevine gelmesi durumunda Filistinlileri bölgeden kovacağının sözünü verdi.
1995 yılında İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasında imzalanan Oslo Anlaşması Batı Şeria’yı A, B, C olarak adlandırılan 3 bölgeye ayırmıştı. Sadece C bölgesinin kontrolü İsrail’e bırakılmıştı.
İsrail şimdi anlaşmayı yok sayarak her 3 bölgeye el koyuyor ve Filistin Yönetimini ortadan kaldırmayı hedefliyor.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
DAHA FAZLA OKUHakkında daha ayrıntılı: İsrailFilistinZeytin ağacıgürbüz evren
DAHA FAZLA HABER OKU
Dr. Osman Gazi Kandemir Kardeşlikten ortaklığa: Türkiye ve Yeni Azerbaycan
Gürsel Tokmakoğlu Jeopolitik değerlendirme: 2035: Çin merkezli senaryo
Emre Tirakioğlu Brezilya'da değişim talebi, Lula'nın önündeki sınav
Cihad İslam Yılmaz İçten Çevreleme: Tehdidin merkezini dışarıdan değil içeriden boşaltmak
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.