YAYINLAMA 03 Ekim 2026 14:11
GÜNCELLEME 03 Ekim 2026 14:12
Daire, boşanmanın gerçek ya da hileli olup olmadığına bakılmaksızın, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşandığının tespit edilmesi halinde aylığın kesilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Yetim aylığı kesilince mahkemeye başvurdu
Dosyaya konu olayda, 2002 yılında hayatını kaybeden babası üzerinden yetim aylığı alan kadın, eşi Ahmet H. ile 2001 yılında boşandı.
SGK, kadının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığını tespit ederek 26 Ekim 2008'de yetim aylığını kesti ve daha önce yapılan ödemeleri borç olarak kaydetti.
Kadın, SGK işleminin iptali için dava açtı ancak talebi reddedildi.
2022 yılında yeniden SGK'ya başvuran kadın, olumsuz yanıt üzerine tekrar İş Mahkemesi'ne başvurarak yetim aylığının yeniden bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini istedi.
İş Mahkemesi kadını haklı buldu
İş Mahkemesi, davayı kabul ederek SGK'nın 12 Ağustos 2022 tarihli ret işleminin iptaline karar verdi.
Mahkeme ayrıca, yetim aylığının 19 Temmuz 2022'deki başvuru tarihinden itibaren ödenmesine ve bu tarihten itibaren ödenmeyen tutarların yasal faiziyle birlikte kadına verilmesine hükmetti.
SGK'nın istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi.
Bunun üzerine SGK vekili kararı temyiz etti ve dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne taşındı.
Yargıtay: Boşanmanın amacına bakılamaz
Yargıtay, kararında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'ndaki düzenlemeye dikkat çekti.
Kanunda, "eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" kişilerin gelir veya aylıklarının kesileceğinin düzenlendiği hatırlatıldı.
Daire, kanunda boşanmanın hangi amaçla gerçekleştirildiğine ilişkin herhangi bir şart bulunmadığını belirtti.
Bu nedenle SGK'nın veya mahkemelerin, eşlerin boşanma iradesinin samimi olup olmadığını araştırmasının söz konusu olamayacağı ifade edildi.
"Fiilen birlikte yaşama" tespit edilirse aylık kesilecek
Yargıtay kararında, boşanmanın gerçek bir iradeye dayanıp dayanmadığının değil, boşanma sonrasında eski eşlerin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının belirleyici olduğu vurgulandı.
Kararda, 1 Ekim 2008'den itibaren boşanmış eşlerin herhangi bir nedenle yeniden fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi halinde bağlanan gelir veya aylığın kesilmesinin zorunlu olduğu belirtildi.
Buna göre boşanmanın samimi olup olmadığı, aylığın kesilmesi bakımından tek başına belirleyici olmayacak.
Yargıtay kararı bozdu
Daire, ilk derece mahkemesinin kararını ise eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozdu.
Yargıtay, mahkemenin davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adreslerini incelemesi gerektiğini belirtti.
İhtilaf konusu dönemde bu adreslerde birlikte yaşama durumunun bulunup bulunmadığının araştırılması, adreslerde kimlerin yaşadığının kolluk aracılığıyla tespit edilmesi gerektiği kaydedildi.
Ayrıca muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici gibi kişilerin de dinlenerek birlikte yaşama olgusunun ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiği belirtildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu araştırmalar sonucunda elde edilecek delillere göre yeniden karar verilmesi gerektiğine hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.