Avrupa Birliği, Çin kaynaklı ithalattaki hızlı artışa karşı ticaret savunmasını sıkılaştırıyor. 2026’da 27 yeni soruşturma açılırken makine, tekstil, temel metaller ve kimya sektörleri baskının en yoğun hissedildiği alanlar oldu.
02 Ekim 2026 10:07 02 Ekim 2026 10:10 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Avrupa Birliği’nde Çin’den gelen malların iç pazarda yarattığı baskı yeniden gündemin ilk sıralarına çıktı. Avrupa Komisyonu, uzun süreli ithalat artışlarının Avrupa sanayisi üzerindeki etkisini daha yakından izlerken ticaret savunma soruşturmalarının sayısı da yüksek seyrediyor.
Avrupa Komisyonu’nun ticaret uygulamalarından sorumlu üst düzey yetkilisi Denis Redonnet, Avrupa Parlamentosu Ticaret Komitesi’nde yaptığı değerlendirmede ithalattaki güçlü artışın önemli bölümünün Çin kaynaklı olduğunu söyledi.
Redonnet özellikle makine, tekstil, temel metaller ve kimya sektörlerinde uzun süreli ve belirgin ithalat artışına dikkat çekti.
Çin’den ithalat 559 milyar euroyu aştı
Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği, 2025 yılında Çin’den 559,4 milyar euroluk mal ithal etti. Aynı dönemde AB’nin Çin’e ihracatı 199,6 milyar euroda kaldı. Böylece Avrupa Birliği’nin Çin ile mal ticaretindeki açığı yaklaşık 359,8 milyar euroya ulaştı.
Çin’den yapılan ithalat bir önceki yıla göre yüzde 6,4 artarken AB’nin Çin’e ihracatı yüzde 6,5 geriledi. Çin, yüzde 22’yi aşan payla Avrupa Birliği’nin en büyük mal ithalat kaynağı olmaya devam etti.
Çin’den yapılan ithalatın büyük bölümünü sanayi ürünleri oluşturuyor. Elektrikli makine ve ekipmanlar 164,9 milyar euroyla ilk sırada yer alırken makine ve mekanik cihaz ithalatı 106,5 milyar euroya ulaştı. Organik kimyasallar, motorlu taşıtlar ve çeşitli imalat ürünleri de Çin’den yapılan ithalatta öne çıkan diğer gruplar arasında bulunuyor.
AB bu yıl 27 yeni soruşturma açtı
Artan ithalat baskısı Avrupa sanayisinden ticaret savunma önlemleri talebini de güçlendirdi. Avrupa Komisyonu 2025 yılında 32 yeni ticaret savunma soruşturması başlatmıştı. Bu sayı, bir önceki yıl kaydedilen rekor seviyeye yakın gerçekleşti.
2026’da ise şimdiye kadar 27 yeni soruşturma açıldı. Ancak bu 27 soruşturmanın tamamı Çin ürünlerine yönelik değil. Rakam, Avrupa Birliği’nin bu yıl başlattığı toplam yeni ticaret savunma soruşturmalarını ifade ediyor. Buna karşılık Komisyon, ithalattaki yapısal artışın önemli kaynaklarından biri olarak Çin’i açık biçimde öne çıkarıyor.
AB’nin özellikle dampingli veya devlet desteğiyle avantaj sağladığı değerlendirilen ürünlere karşı antidamping ve antisübvansiyon araçlarını daha sık kullandığı görülüyor.
2025 sonunda Avrupa Birliği’nde toplam 232 ticaret savunma önlemi yürürlükteydi. Komisyon bu önlemlerin yaklaşık 637 bin imalat sanayi istihdamını koruduğunu belirtiyor.
Kimya, tekstil, makine ve metaller mercek altında
Avrupa Komisyonu’nun en fazla baskı gördüğünü belirttiği alanların başında kimya sektörü geliyor. 2025 yılında açılan ticaret savunma soruşturmalarının üçte birinden fazlası kimya ürünleriyle bağlantılı oldu.
Çin kaynaklı baskının yoğun hissedildiği diğer sektörler arasında makine, tekstil ve temel metaller bulunuyor.
AB son aylarda Çin’den ithal edilen çeşitli ürünlerde yeni antidamping vergilerini de devreye aldı. Çin menşeli bazı kimyasal ürünlerde yüzde 100’ün üzerine çıkan antidamping vergileri uygulanırken, Çin’den gelen otomobil ve hafif ticari araç lastiklerinde yüzde 4,3 ile yüzde 45,3 arasında değişen vergiler yürürlüğe girdi. Polyamid iplik ithalatında ise Çin ürünlerine yüzde 60 ile yüzde 67,6 arasında antidamping vergisi getirildi.
Bu adımlar, AB’nin ithalat baskısına karşı yalnız izleme yapmakla kalmadığını, ürün bazında doğrudan ticaret önlemlerini de artırdığını gösteriyor.
AB ithalat barometresini devreye aldı
Avrupa Komisyonu haziran ayında ithalat baskısını izleme yöntemini de değiştirdi. Daha önce küresel tarifeler nedeniyle ticaretin başka pazarlara yönelmesini izleyen sistemin yerine “ithalat barometresi” oluşturuldu. Yeni sistem, özellikle uzun süre devam eden ve fiyatların gerilediği dönemlerde gerçekleşen ithalat artışlarını tespit etmeye odaklanıyor.
Komisyon, aşırı üretim kapasitesi ve devlet destekli sanayi politikalarının Avrupa pazarındaki etkisini daha yakından takip etmeyi amaçlıyor. İthalat barometresi kapsamında sürekli yükselen ve fiyat baskısı yaratan ürünlerin üç ayda bir açıklanması planlanıyor.
Böylece Avrupa Birliği, ticaret savunma soruşturması başlatılmadan önce hangi sektörlerde ithalat baskısının yoğunlaştığını daha erken tespit etmeye çalışacak.
Türk ihracatçıyı neden ilgilendiriyor?
Gelişmeler Türkiye açısından da yakından izleniyor. Avrupa Birliği, Türkiye’nin açık ara en büyük ihracat pazarı konumunda bulunuyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre yılın ilk sekiz ayında Türkiye ihracatının yüzde 43’ü AB ülkelerine yapıldı. AB’ye ihracat aynı dönemde yüzde 1,8 arttı.
Avrupa Komisyonu’nun Çin kaynaklı baskının yoğunlaştığını belirttiği makine, tekstil, temel metaller ve kimya sektörleri Türkiye’nin de Avrupa pazarında güçlü olduğu sanayi alanları arasında bulunuyor.
Çin mallarına yönelik yeni ticaret savunma önlemleri, Avrupa pazarındaki fiyat ve rekabet koşullarını değiştirebilir.
Ancak Çin’e yönelik herhangi bir antidamping veya antisübvansiyon kararının Türk ürünlerine otomatik olarak uygulanması söz konusu değil. Her ürün ve menşe ülke, ilgili soruşturmanın kapsamına göre değerlendiriliyor.
Türkiye açısından asıl önem taşıyan konu, AB’nin korumacı ticaret araçlarını daha yaygın kullanmaya başlaması ve Avrupa pazarındaki rekabet koşullarının buna bağlı olarak yeniden şekillenmesi.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak yeni soruşturmalar ve ithalat barometresi sonuçları, hangi sektörlerde yeni önlemlerin gündeme gelebileceğini gösterecek.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.