1 Ekim 2026, Perşembe · 13:15 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Çalışmak isteyeni az olanın (görünenin) işsizliği de az olur!

Çalışmak isteyeni az olanın (görünenin) işsizliği de az olur!

“İş aramıyorsan işsiz değilsin!” Gerçek işsizlikte durum ne? Makas çok açık Nedir bu atıl işgücü?

Ortada iki temel oran var. Biri klasik işsizlik oranı. Bu oran gayet iyi ve zaten genel eğilim olarak sürekli aşağı gidiyor. Pandemi döneminde yüzde 14’leri aşan klasik işsizlik oranı şimdi yarı yarıya gerilemiş durumda. TÜİK’in dün yaptığı açıklamaya göre ağustos ayındaki işsizlik oranı mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre yalnızca yüzde 7,8.

Ama çalışmak isteyenlerin sayısı az olursa ya da daha doğru bir ifadeyle az görünürse tabii ki işsizlik oranı da az olur.

Örneğin çalışma çağındaki nüfus 100 kişi, bunların 50’si çalışmak istiyor, bu 50 kişinin de 45’ine iş bulunmuş ve 5 kişi işsiz kalmış, şu durumda işsizlik oranı (50 kişinin 5’i) yüzde 10’dur.

Örneği şöyle değiştirelim. Çalışma çağındaki nüfus yine 100 kişi, ancak bu sefer bunların 48’i çalışmak istiyor, bu 48 kişinin yine 45’ine iş bulunmuş ve 3 kişi işsiz kalmış. Şu durumda işsizlik oranı (48 kişinin 3’ü) yüzde 6,25’tir.

İki örnekte de ortak sayılar var…

Çalışma çağındaki nüfus aynı, 100.

İstihdam edilebilenlerin sayısı aynı, 45.

Ama çalışmak isteyenlerin sayısı ilk örnekte 50, ikincide 48 ve buna göre işsiz kalanların sayısı 5 ve 3.

İşsizlik oranı da yüzde 10 ve yüzde 6,25.

İşte bu yüzden “Çalışmak isteyeni ya da çalışmak istiyor görüneni veya gösterileni az olanın işsizlik oranı da az olur” diyorum ya…

“İş aramıyorsan işsiz değilsin!”

Görünür işsizlik oranı yüzde 7,8 ve biraz önce de vurguladığım gibi bu gayet iyi bir oran, ayrıca pandemiden bu yana eğilim hep aşağı yönde.

İşsizliğin görünürde böylesine olumlu seyretmesinin altında yatan en büyük etken hiç kuşku yok ki işsizlik tanımı ve o tanımdaki dört hafta ölçüsü:

“Referans haftasında istihdamda olmayan, son dört hafta içinde aktif olarak iş arayan, iş bulduğu takdirde iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan kişiler.”

Yalnızca bu tanıma uyanlar işsiz sayılıyor.

İş aramış aramış bir türlü bulamamış ve iş aramanın maliyetini bile karşılayamayıp kaderine razı olmuş milyonlar var. Son dört haftada iş aramadıkları için artık onlar işsiz sayılmıyor.

Sonuç mu? Çalışmak isteyen bir şekilde az görününce işsizlik oranı da düşük kalıyor.

Gerçek işsizlikte durum ne?

Görünen işsizlik gayet iyi gidiyor; ama gerçek düzey çok başka.

Gerçek işsizliği atıl işgücü gösteriyor. Yani özet olarak söylemek gerekirse; iş arıyor görünmeyen ama işsiz olanlar ve işinden memnun olmayanlar katıldığında gerçek düzey ortaya çıkıyor ve bu oran ağustosta yüzde 31.

Atıl işgücü oranı erkeklerde yüzde 25,4, kadınlarda ise tam yüzde 40,1 düzeyinde.

Makas çok açık

Üstelik görünür işsizlik ile atıl işgücü arasındaki makas giderek açılma eğiliminde.

Toplam işsizlikte ağustos ayında görünür oranla atıl işgücü oranı arasında 23,2 puanlık bir fark var.

Bu fark erkeklerde 18,8, kadınlarda ise 30 puan.

2014 yılından bu yana olan veri setinde daha önce iki oran arasındaki makas toplamda 2018’in eylülünde 4,7 puandı.

Makas, erkeklerde yine 2018’in eylülünde yalnızca 2,9 puandı. Kadınlarda ise 2019’un aralık ayında iki oran arasında 7,7 puanlık bir fark vardı.

Nereden nereye gelinmiş değil mi?

Nedir bu atıl işgücü?

Öncelikle şunu söyleyeyim, atıl işgücü hesaplamasını TÜİK yapıyor.

Bu hesaplamanın nasıl yapıldığına gelince…

Önce işsizlik oranı alınıyor, sonra bu orana zamana bağlı eksik istihdam oranı ekleniyor. Zamana bağlı eksik istihdamın tanımı da şöyle:

“İstihdamda olan ve 40 saatten daha az süre çalışıp daha fazla gelir elde etmek amacıyla daha fazla süre çalışmak istediğini belirten ve mümkün olduğu durumda daha fazla çalışmaya başlayabilecek olan kişiler.”

Yani bu kişiler çalışıyor ama işinden memnun değil, daha uzun süre çalışabilecek durumda ve o yüzden aslında iş arıyor. Dolayısıyla bu kişileri bir başka bakış açısıyla işsiz saymak gerekiyor.

Bir de potansiyel işgücü var. Bu tanıma girenler de görünen işsizlik oranı ve zamana bağlı eksik istihdamın bütünleşik oranına ekleniyor. Potansiyel işgücü de şu gruplardan oluşuyor:

-İşbaşı yapabilecek durumda olduğu halde iş bulacağına inanmadığı için iş aramayanlar.

-Çeşitli nedenlerle iş aramayan, ancak iki hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenler.

-Son dört hafta içinde en az bir iş arama kanalını kullanan fakat iki hafta içinde işbaşı yapamayacak durumda olanlar.

Bütün bunlar toplandığında ortaya atıl işgücü çıkıyor, yani gerçek işsizlik. Zaten gerçek işsizlikle görünür işsizlik arasında oluşan fark da makul olmanın çok ötesine geçmiş bulunuyor.

Görünen işsizlik yüzde 7,8, gerçek işsizlik ise yüzde 30,1. İşte aradaki fark, “Ben aslında işsizim” ya da “İşimden memnun değilim” diye haykıranları gösteriyor.

İlgili Haberler
Makroekonomi Borç ve yatırım hatası yapanlar dikkat! Zararı büyütmemek için ilk adım ne olmalı? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi ALTIN FİYATLARI 1 EKİM 2026 CANLI: Bugün Gram, Çeyrek, Cumhuriyet Ne Kadar? Kapalıçarşı Altın Fiyatları Ne Durumda? CNN Türk Ekonomi · 4 dk önce Makroekonomi Bakan Bayraktar açıkladı: Türkiye'nin nükleer kapasitesi artırılacak CNBC-e · 17 dk önce Makroekonomi SANKO, 150 milyon TL’lik pay geri alım programı başlattı Paratic · 17 dk önce Makroekonomi Kardemir ve bağlı ortaklıklarından dev GES projesi Paratic · 22 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.