1 Ekim 2026, Perşembe · 09:04 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Sanayisizleşmeyi engellemenin sırrı: Planlama

Sanayisizleşmeyi engellemenin sırrı: Planlama

Yola çıkarken, “sanayileşme refah, sanayisizleşme eşitsizlik ve yoksulluk yaratıyor” ilkesinin izini süreceğimizi söyledik. Daron Acemoğlu’nun saptamalarından yararlanarak sanayileşmenin refah yaratıcı özellikleriyle, sanayisizleşmenin yarattığı eşitsizlik, yoksulluk ve yoksulluklara değindik. Sanayisizleşmenin yarattığı olumsuzlukları önlemenin ve tersine çevirmenin yol ve yöntemlerini aramalıyız.

Sanayisizleşmenin olumsuz sonuçlar yaratmamasının istiyorsak; halkımızın akıl birikiminin bize öğrettiklerini anımsayalım: “Alet yapar, el övünür” uyarısına alıcı bir ruhla yaklaşalım. Çin örneğinden yola çıkarak “plan disiplinin” sermaye kadar faydalı bilgi kullanmada yarattığı etkili sonuçlardan dersler çıkarmaya çabalayalım.

Önce temel varsayımımızı netleştirelim: Bugün iki süper güçten biri olan Çin’in yüzyılımızdaki başarısının sırrı, plan anlayışı, hazırlama disiplini, uygulama sorumluluğu ve geri bildirimle sorgulama özgüvenidir.

“Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin Ulusal Ekonomik ve Sosyal Kalkınmanın 15. Beş Yıllık Planı’nın Hazırlanmasına İlişkin Öneriler” 2025 yılında kabul etti.

Ülke geneli için hazırlanan 15’inci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın merkez düşüncesini kavrayalım: “Yüksek kaliteli kalkınma, yüksek düzeyde dışa açılım” için yüksek düzeyli bir tasarım sunulması yanında, diğer ülkelerle ekonomik ve ticari açılım için yeni büyüme alanları ve stratejik fırsatlardan da yararlanılacak.

Kabul edilen önerileri Çin’in Büyükelçilikleri ve Konsolosluk görevlileri çok sayıda ülkenin medyaları aracılığıyla paylaştı.

Çin’deki plan disiplini

Çin resmi yetkilileri amaç ve hedeflerini paylaşırken ülke ölçeğinde kendi önceliklerini de sıralıyor: Öncelikle, bilimsel bir şekilde beş yıllık planlar hazırlamak ve bunları ardışık biçimde hayata geçirmenin ülke yönetimine önemli deneyimler kazandırdığı içselleştiriliyor. Çin’e özgü sosyalizmin başlıca üstünlüklerinden biri olduğu ileri sürülüyor. İkincisi, beş yıllık planların Çin icadı olmadığı gibi, Çine özgü bir uygulama da olmadığına işaret ediliyor; “Sistemi uzun vadede kararlılıkla uygulayarak büyük başarılar elde eden tek ülkenin Çin olduğu” belirtiliyor. Üçüncüsü, İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyanın yaklaşık üçte birinde beş yıllık plan uygulamaları gerçekleştirildiği; değişik nedenlere çoğu ülkenin plan disiplinini terk ettiği anımsatılıyor. Dördüncüsü, Çin Komünist Partisi’nin güçlü liderliğiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir kararlılıkla 1953’ten 2025’i kadar 14 adet beş yıllık planı hayata taşıyan dünyanın ender görülen kalkınma mucizesi yarattığının altı çiziliyor. Beşincisi, uluslararası ortamın son derece karmaşık olduğu, belirsizliklerin ve istikrarsızlıkların iç içe geçtiği günümüzde “tek bir planı sonuna kadar uygulama” konusundaki stratejik kararlığın öngörülebilir politika çerçevesi; elverişli bir “ belirlilik alanı” sağladığı; geleceğe yatırım yapmanın önünü açtığı da iddia ediliyor.

Kalkınmanın yüksek kaliteli, dengeli ve sürdürülebilir hedeflerine erişebilmesi için 15. Beşinci Kalkınma Planı’nın;

- İmalat sanayisini omurga edinen modern bir endüstriyel sistem kurulacağı,

- Sanayi ve geleceğin sektörlerini sürekli geliştirerek yeni enerji, yeni malzemeler, stratejik ve yenilikçi sanayi kümelerinin oluşumunun hızlandırılacağı,

- Bilim ve teknolojide kendi kendine yeterlilik ve kendini güçlendirme kapasitesinin önemli ölçüde artırılacağı,

- Bilimsel ve teknolojik bağımsızlığa yönelik çabaların “yüksek duvarlı küçük avlu” inşa etmek için değil; “açık, adil, hakkaniyetli ve ayırımcılık içermeyen bir bilimsel ve teknoloji ortamı” oluşturulacağı,

- Yenilikçi başarıların tüm insanlığın ortak refahına daha iyi hizmet etmesini sağlamak için değerlendirileceğini taahhüt ettiği açıklanıyor.

Yön belirlemenin önemi

Planlar, eğilimlerin yarattığı fırsat ve tehlikelerle elimizin menzilindeki olanak ve kasıtlar arasında dengeler kurmanın, dengeleri korumanın ve geliştirmenin araçlarıdır. Planlama aracı, ön-araştırmalarla başlar, ülkenin gideceği yönle ilgili amaçları belirler; stratejileri kurgular ve hedefleri gösterir.

Plan için ön-araştırmaların yapılması, araştırma sonuçlarının analiz edilerek sorgulanmış varsayımlara dönüştürülmesi “zamanın ruhunu okuma ve yaşamın öz gerçeğine yaklaştıran karar almayı ve etkili uygulama yapmayı” besler.

Yılın sonuna gelinmesi nedeniyle, kurumsallaşmış büyük ölçekli iş örgütleri ile bazı orta ölçek iş örgütlerinin kamu ile paylaştığı “sürdürülebilirlik raporları”, “stratejik yöneliş önerileri”, “çevre analizleri” gibi değişik başlıklarla sunulan çalışmalar planlamanın ilk adımını oluşturur. Ön-araştırma verilerini analiz ederek, kurum için anlamlı olabilecek varsayımları sorgulamak etkili iş yapmanın gerek şartıdır. Sorgulanmış varsayımlarla oluşturulan zihni modeller deney yapma ve deneyim kazanmanın etkili araçlarıdır.

Ülkemizde 1960’lı yıllarda önemsenen, popülist ve pragmatist siyasetçilerin sulandırdıkları plan çalışmaları sürdürülseydi, özel ihtisas komisyon raporları veri eksiklerini tamamlayabilirdi. Ayrıca ihtiyaçlar ve ihtiyaç önceliklerinin belirlemesindeki boşlukları doldurabilirdi. Uygulamalarda model ve metot eksiklerini giderebilirdi. Öngörülen hedefler ile uygulama sonuçları arasındaki makası tanımlayan “deneysel mesafe ayarlarında” gelişme yaratabilirdi. Bugün çoğunluğumuzun kaygılandığı “sanayisizleşme tuzaklarına” düşülmeyebilirdi.

Plan disiplini, faydalı bilgi üretmenin de aracıdır. Plan çalışmaları kararlılıkla sürdürülseydi, bir önceki dönemin yanlışlarını sözel ve yazılı iletişimle paylaşarak deneyim haline getirebilme potansiyeli değerlendirilebilirdi. Plan disiplininin “geribildirim” yoluyla sapmaları düzelterek tekrarlanan hataları azaltmasına katkı yaparak değer katabilirdi.

Plan disipliniyle üretilen faydalı bilginin iki yönü vardır: Biri, değişmeler baskın hale gelmeden öngörerek gerekli alternatifleri oluşturma. Diğeri de, toplumsal refahı artırarak yaşamı kolaylaştırmaya katkı yapacak üretimleri gerçekleştirme.

İçinden geçtiğimiz sürecin temel karakteri hızdır; hızlı değişim jeopolitik alanında, hükümetlerin kararlarında, işgücü hareketlerinin dönüşümünde, nüfus hareketlerin yarattığı oluşumlarda, kültürel etkileşimlerde ve teknolojin etkilerinde gözleniyor. Plan disiplini çerçevesinde değişmeler izlenseydi, varsayımlar sorgulanır, kaliteli bir yönetimin gerek şartlarından biri yerine getirilmiş olurdu. Hızlı değişme sürecinde çevre analizleri kolektif gücün iş istihbaratı desteğini alsaydı, kaynak tahsisinde sapmalar azaltılabilirdi.

Plan disipliniyle iş örgütlerinin gücü ile kamu yönetiminin gücü birleşince, sanayileşmenin yönünü doğru belirlenebiliyor. Yatırım yapılması gereken alanlar kadar, koşullarına uymayan alanlarla ilgili vahşi ayıklamayı önleyecek geri çekilme planları etkin kaynak kullanımı sağlayabiliyor. Ölçek ekonomisi ve proje-odaklı ölçeklendirme daha etkin kaynak tahsisinin önünü açıyor. Geribildirimlerle yapılan hataları tekrarlamayı en az düzeye indirebiliyor. Makroiktisadi önlemlerde iç tutarlılık sağlayarak güveni artırabiliyor.

Tabandan tavana ilerleme

Plan disiplinini “Çin faktörünü yaratan güç” olarak tanımlarsak abartılı bir değerlendirme yapmış olmayız. Çin 75 yıldır sahadan başlayan faydalı bilgi derleme, biriktirme ve işleme deneyiminden yararlanıyor.

Oda ve borsa seçimlerinin neleri tartışması gerektiğini sorgulayan bir dizi yazıda düşüncelerimizi paylaştık. Ekonomik büyümenin ve toplumsal refahı artırmanın iki temel bileşeni üzerinde önemle durmamız gerekiyor: Biri, sermaye yeterliliği ve erişilebilirliği. Diğeri ise faydalı bilginin çoğaltılması…

- Planlar tabandan tavana kolektif bilgiyi geliştirir ve çoğaltır.

- Planlar, bilimsel bilgi, mühendislik bilgisi ve toplumsal bilgi ihtiyacımızı netleştirir.

- Planlar, uyum sürecini hızlandırır; yaşamı kolaylaştırıcı maddi ve kültürel zenginlik üretimini destekler.

- Planlar, ihtiyaçlar ve ihtiyaç önceliklerine göre kaynak tahsisinin yolunu aydınlatır.

- Planlar, eğilimlerin fırsat ve tehlikeleri, olanak ve kısıtlarımız hakkında “erken uyarı” aracı olarak farkındalığımızı artırır; birikimlerimizi güçlendirir; bilincimizi yükseltir, bakış açımızı zenginleştirir, beklentilerimizi dengeler ve bereketli sonuçlara ulaşmamızı sağlar.

“Sanayisizleşme sürecinin” büyük bedeller ödetmesini istemiyorsak planlama kurumunu talep edelim, sahiplenelim, koruyalım ve geliştirelim ki refahımız artsın.

İlgili Haberler
Makroekonomi Benzine kademeli ÖTV artışı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi SPK'dan Küçük Yatırımcıyı Kurtarma Planı: Tera'ya Kilit, Borlease'e 3 Milyar TL Ceza ve Fon Mağdurlarına Ara Ödeme Gerçek Gündem Ekonomi · 3 dk önce Makroekonomi Bakan Bolat'tan kritik görüşme: AB'li yetkili ile bir araya geldi Sabah Ekonomi · 5 dk önce Makroekonomi SPK’dan tasfiye sürecindeki fonlara ilişkin yeni kararlar Independent Türkçe · 5 dk önce Makroekonomi Bugün itibarıyla ATM limitleri değişti: İşte yeni nakit çekim sınırları Sözcü Ekonomi · 7 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.