YAYINLAMA 30 Eylül 2026 09:03
GÜNCELLEME 30 Eylül 2026 09:05
Seltem İyigün, 2026 yılı için ortalama petrol fiyatı tahminlerinin Merkez Bankası beklentilerine paralel şekilde 85 dolar civarında olduğunu, ancak yukarı yönlü risklerin devam ettiğini belirtti. Tahminlerinde 6 Kasım ABD seçimlerinden ziyade arz-talep dengesi, jeopolitik gelişmeler ve stok durumunu esas aldıklarını vurgulayan İyigün, çatışmaların alevlenmesiyle fiyatların 100 doların üzerine çıkmasında küresel acil petrol stoklarının ilk aşamada önemli oranda kullanılmış olmasının ve piyasaların düşük stok seviyesiyle yakalanmasının etkili olduğunu kaydetti. Olası bir anlaşma durumunda fiyatların hızla 100 doların altına gerileyebileceğini dile getiren İyigün, merkez bankalarının faiz artışlarının da piyasada bir talep yıkımına yol açabileceğini ifade etti.
Sektörel risk haritası: İnşaat, tekstil ve ulaştırma öne çıkıyor
Petrol ve emtia fiyatlarındaki keskin artışın enerji yoğun çalışan sektörlerde maliyet baskısını artırdığını söyleyen İyigün; inşaat, tekstil ve ulaştırma sektörlerinde küresel risklerin yüksek seyrettiğini kaydetti. Sevkiyattaki aksamalar nedeniyle navlun ve sigorta maliyetlerinin yükseldiğini, dizel kıtlığı sebebiyle ulaştırma ve havacılık kanadında risklerin tırmandığını aktardı. Temel tüketim maddesi olması dolayısıyla gıda sektöründe risklerin daha düşük kaldığını belirten İyigün; büyümenin ve talebin canlı olduğu bölgelerde kimya, metal ve otomotiv sektörlerindeki risklerin daha dengeli dağıldığını dile getirdi. Avrupa'daki düzenlemelerin ise elektrikli araçlara ve yeni teknolojilere geçişi ABD ve Çin'e kıyasla yavaşlattığını sözlerine ekledi.
Yapay zeka yatırımları ve ABD-Çin hattındaki nadir element gerilimi
Yapay zeka alanındaki gelişmeleri değerlendiren İyigün, veri merkezleri ve soğutma sistemleri için yapılan yüksek sermaye harcamalarının firma borçlanmalarını artırdığını ve verimlilik dönüş hızının belirsiz bir risk oluşturduğunu savundu. ABD ile Çin arasındaki 30'ar milyar dolarlık gümrük tarife indirimi çerçevesinin somutlaşması halinde küresel ticaret ve enflasyon açısından olumlu olacağını belirten İyigün, iki ülke arasındaki sorunların sadece tarifelerle sınırlı kalmadığına dikkat çekti. ABD'nin savunma sanayii ve teknoloji sektörü için ihtiyaç duyduğu nadir element ithalatının %70'ini Çin'den karşıladığını kaydeden İyigün, Çin'in bu alanda tekel konumunda bulunduğunu ve taraflar arasındaki teknoloji transferi geriliminin daha derin bir boyuta sahip olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.