Almanya ve Fransa’nın Çin’e karşı ABD’nin Section 301 mekanizmasına benzer daha güçlü bir AB ticaret aracı için ortak çalışma yürüttüğü bildirildi. Pekin, Çinli şirketlere veya ürünlere yeni kısıtlamalar getirilmesi halinde karşılık vereceğini açıkladı.
Murat Ali Oral 30 Eylül 2026 07:28 30 Eylül 2026 07:34 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Avrupa Birliği ile Çin arasındaki ticaret geriliminde yeni ve daha kapsamlı bir cephe açılıyor. Almanya ve Fransa’nın, Avrupa Komisyonu’ndan Çin’in “haksız ticaret uygulamalarına” karşı daha hızlı ve güçlü müdahale imkânı sağlayacak yeni bir araç geliştirmesini talep eden ortak bir çalışma üzerinde bulunduğu bildirildi.
Hazırlanan mekanizmanın ABD’nin Section 301 olarak bilinen ticaret aracına benzer bir yapıda olması gündemde. Böyle bir düzenleme Avrupa Birliği’ne, Çin kaynaklı uygulamalara karşı yalnız mevcut anti-damping veya sübvansiyon soruşturmalarıyla sınırlı kalmadan daha geniş kapsamlı tedbirler alma imkânı sağlayabilir.
Pekin’den ise daha araç resmen ortaya çıkmadan sert uyarı geldi. Çin Ticaret Bakanlığı, Çinli şirket veya ürünleri hedef alan yeni kısıtlamalar uygulanması halinde ülkenin sanayisini korumak için “kararlı karşılık” verileceğini bildirdi.
Almanya ile Fransa daha hızlı müdahale istiyor
Avrupa’nın Çin politikası son yıllarda elektrikli araçlardan güneş paneline, çelikten kimyasallara ve tıbbi cihazlara kadar genişleyen ticaret soruşturmalarıyla giderek daha korumacı bir çizgiye kayıyor.
Son girişimde ise Almanya ve Fransa’nın bu süreci bir adım ileri taşımaya hazırlandığı belirtiliyor. Rhodium Group Avrupa-Çin ilişkileri kıdemli danışmanı Noah Barkin’in aktardığına göre iki ülke, Avrupa Komisyonu’ndan yeni ticaret aracının geliştirilmesini hızlandırmasını isteyen ortak bir belge üzerinde çalışıyor.
Gündemdeki modelin ABD’nin Section 301 düzenlemesini örnek alması dikkat çekiyor. ABD yönetimi bu mekanizmayı başka ülkelerin haksız veya ayrımcı kabul ettiği ticaret uygulamalarını soruşturmak ve gerektiğinde ilave gümrük vergileri ya da başka ticari önlemler uygulamak için kullanabiliyor.
Avrupa Birliği’nin hâlihazırda anti-damping, anti-sübvansiyon, yabancı sübvansiyonlar ve kamu ihalelerine erişim gibi alanlarda çeşitli savunma araçları bulunuyor. Ancak Almanya-Fransa girişimi, Çin kaynaklı sorunlara daha hızlı ve daha geniş kapsamlı cevap verebilecek ek bir mekanizma arayışına işaret ediyor.
Henüz üzerinde çalışılan düzenlemenin kesin kapsamı, hangi ürünleri hedefleyebileceği ve yaptırım yetkisinin nasıl kullanılacağı açıklanmış değil.
Çin: Karşılıksız bırakmayız
Pekin yönetimi ise gelişmeyi doğrudan Çin’i hedef alan yeni bir korumacılık hamlesi olarak değerlendiriyor.
Çin Ticaret Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin Çinli şirketler veya Çin menşeli ürünlere karşı yeni kısıtlamalar getirmesi halinde ülkenin kendi sanayisini korumak için karşı önlemler alacağını açıkladı.
Bakanlık, Avrupa’nın bir taraftan Çin ile müzakere yürütürken diğer taraftan baskıyı artırmasının taraflar arasındaki güveni zedeleyeceğini ve devam eden ticaret görüşmelerini olumsuz etkileyebileceğini savundu.
Çin’in kullanabileceği araçlar arasında ayrımcılık soruşturmaları, sanayi ve tedarik zincirlerine yönelik güvenlik incelemeleri ve yabancı ülkelerin şirketlerine sağladığı sübvansiyonların araştırılması gibi adımlar bulunuyor.
Pekin daha önce de Avrupa Birliği’nin yeni ticaret araçları geliştirmesi halinde karşılık vereceğini açıklamıştı. Çin, AB’nin yabancı sübvansiyon düzenlemesi, kamu ihalelerinde Avrupa şirketlerine öncelik verilmesi ve Çinli şirketlere yönelik bazı soruşturmalarının serbest ticaret ilkeleriyle uyuşmadığını savunuyor.
Avrupa Komisyonu ise Çin’le ticaret önlemlerini kendi sanayisini haksız rekabete karşı koruma gerekçesiyle savunuyor.
Elektrikli araçtan çeliğe cephe giderek genişliyor
Avrupa ile Çin arasındaki gerilim artık yalnız elektrikli otomobillerle sınırlı değil.
AB, Çin’de üretilen elektrikli araçlara yönelik ek vergileri yürürlüğe koyarken, farklı sektörlerde anti-damping ve sübvansiyon soruşturmalarını da artırdı. Çin’den ithal edilen yüksek basınçlı dikişsiz çelik tüplere bu yıl yüzde 57,7 ile yüzde 90,3 arasında anti-damping vergileri getirildi.
Eylül ayında Çin’den ithal bezelye proteinine de yüzde 40,5 ile yüzde 67,1 arasında kesin anti-damping vergileri uygulanmaya başlandı.
Avrupa Komisyonu’nun verilerine göre AB’nin 2025 sonunda yürürlükte toplam 232 ticaret savunma tedbiri bulunuyordu. Komisyon bu önlemlerin yaklaşık 637 bin Avrupalı imalat sanayi çalışanının istihdamını koruduğunu belirtiyor.
Kamu ihaleleri de gerilimin başka bir alanına dönüştü. AB geçen yıl Çinli tıbbi cihaz üreticilerinin Avrupa’daki büyük kamu ihalelerine erişimini kısıtlayan ilk Uluslararası Kamu Alımları Aracı önlemini uygulamaya koydu.
Avrupa’nın “Made in Europe” yaklaşımı, sanayi sübvansiyonları ve kritik teknolojilerde yerli üretimi destekleyen yeni düzenlemeleri de Çin’in Avrupa pazarına erişimi açısından giderek daha önemli hale geliyor.
Buna karşılık Çin de Avrupa ürünlerine yönelik soruşturmalar açtı. Brendi, domuz eti ve süt ürünleri gibi Avrupa ihracatının önemli kalemleri Çin’in anti-damping veya anti-sübvansiyon incelemelerinin hedefi oldu.
Böylece iki ekonomi arasındaki anlaşmazlık karşılıklı ürün soruşturmalarından daha geniş bir sanayi ve ticaret politikası mücadelesine dönüşüyor.
Türkiye için iki yönlü etki oluşabilir
AB ile Çin arasında ticaret duvarlarının yükselmesi Türkiye açısından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme.
Türkiye ihracatının en büyük pazarı Avrupa Birliği. Çin ürünlerinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünün yeni vergiler veya ticaret tedbirleriyle azalması halinde bazı sektörlerde Türk üreticilerin Avrupa’daki rekabet pozisyonu güçlenebilir.
Özellikle otomotiv yan sanayisi, makine, metal, kimya ve bazı tüketim mallarında Avrupa’nın Çin’e bağımlılığını azaltma çabası Türkiye’deki üreticiler açısından yeni tedarik fırsatları yaratabilir.
Ancak tablonun diğer tarafında daha ciddi bir risk bulunuyor.
Çin’in Avrupa’ya ihracat yapmakta zorlanan ürünlerini başka pazarlara yönlendirmesi halinde Türkiye dahil çevre pazarlardaki fiyat rekabeti artabilir. Elektrikli araç, makine, çelik, güneş enerjisi ekipmanı, batarya ve çeşitli tüketim ürünlerinde Çin kaynaklı arzın Türkiye pazarına daha fazla yönelmesi yerli üreticiler üzerindeki baskıyı artırabilir.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde bulunması da yeni ticaret tedbirlerinin yakından izlenmesini gerektiriyor. AB’nin Çin’e karşı geliştireceği yeni mekanizmanın kapsamı yalnız Çin-Avrupa ticaretini değil, Avrupa tedarik zincirlerine bağlı üçüncü ülkelerin üretim ve yatırım kararlarını da etkileyebilir.
Almanya-Fransa girişiminin somut bir AB düzenlemesine dönüşüp dönüşmeyeceği henüz belli değil. Ancak Pekin’in daha taslak aşamasındaki çalışmaya sert karşılık vermesi, Avrupa-Çin ticaret geriliminin önümüzdeki dönemde daha geniş bir ürün grubuna yayılabileceğinin ilk işaretlerinden biri oldu.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.