Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >Soruşturma haberi Göknur Gıda’yı vurdu: Hisseler devre kesti >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI Borsada kalıcı toparlanma için hangi şartlar gerekli? BIST’te sağlıklı dengelenme için 3 kritik koşul Piyasalarda kritik hafta: Fonlar, Hürmüz ve tahvil faizleri izlenecek Borsada yeni haftanın kritik başlıkları Piyasalarda Fed ve jeopolitik risk baskısı Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ BIST 30’da dibe en yakın 10 hisse BIST 100 yüzde 10,88 düştü Kârı artan 10 hisse pozitif kaldı Borsada 4 gösterge birden pozitif Akmerkez GMYO’da işlem hareketi 35 katına çıktı 10 hissenin tamamında işlem adedi Yüzde 170’in üzerinde arttı 10 hissede teknik AL sinyali 1 şirkette 8 gösterge birden AL veriyor Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
29 Eylül 2026 - 08:34 borsaningundemi.com
A1 Capital günlük bültenine göre, piyasalarda gerçek normalleşme için satışların azalması, piyasa genişliğinin toparlanması, bankaların güçlenmesi ve Türkiye CDS’inin önce 250, ardından 240 baz puanın altına gerilemesi gerekiyor.
Bu sabah küresel piyasalarda ana hikaye değişmiş değil, fakat baskı biraz daha ağırlaşmış durumda: Petrol yükseliyor, tahviller satılıyor ve faizler son yirmi yılın zirvelerine yaklaşıyor. Hisse piyasaları ise güçlü büyüme ve şirket karları sayesinde direnmeye çalışıyor. Petrol piyasası da artık açıklamaları değil, Hürmüz’den geçen gerçek petrol miktarını ve imzalanmış tavizleri görmek istiyor. ECB ise petrolün fiyatından çok, bu fiyatın ücretlere ve kalıcı enflasyona geçip geçmediğine bakıyor.
Dün,İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde açmasını öngören planın Trump yönetimi tarafından reddedilmesiyle Brent petrol hızlı biçimde yükseldi. Daha sonra ABD’li bir yetkilinin, Trump’ın İran’ın nükleer programında somut ve doğrulanabilir ilerleme sağlanması karşılığında yaptırımları gevşetmeye ve bazı dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına açık olduğu yönündeki açıklaması geldi. Bu haberle petrol kazançlarının önemli bölümünü geri verdi. Ancak sonrasında Trump, İran’a nükleer tavizler karşılığında yaptırım rahatlaması teklif ettiği haberini reddetti. Burada piyasa, “gelecekte koşullu bir rahatlamaya açık olmak” ile “İran’a şu anda somut bir teklif sunmak” arasındaki farkı gördü. Yakın vadeli anlaşma beklentisi zayıflayınca petrol bu sabah yeniden yükseldi. Ortadoğu’nun petrol ihracatı eylül ayında günlük 12,8 milyon varile çıkarak savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmasına rağmen fiyatların gerilememesi önemli. Bu durum piyasanın bugünkü arzdan çok gelecekteki sevkiyat ve Hürmüz riskini fiyatladığını gösteriyor.
Petrol tarafında bundan sonra sözlü açıklamalardan çok üç somut gelişmeye bakmak gerekiyor: Hürmüz’den geçen tanker sayısı, İran’ın nükleer denetime izin verip vermeyeceği ve ABD’nin gerçekten yaptırım muafiyeti yayımlayıp yayımlamayacağı. Bunlardan biri gerçekleşmeden petrol fiyatındaki geri çekilmeler kırılgan kalacaktır.
Ayrıca Brent fiyatlarını takip ederken kontrat değişimine dikkat etmek gerekiyor. Eylül sonuna yaklaşılırken bazı veri sağlayıcılar yakın vadeli Brent kontratından aralık kontratına geçti. Eski kontrat ile yeni kontrat arasında ciddi fiyat farkı bulunduğu için, kontrat devri grafik üzerinde yapay bir düşüş gibi görünebilir. Dolayısıyla petrol hareketini değerlendirirken: Aynı vadeli kontratın gün içi değişimine, “Sürekli kontrat” grafiğinin hangi vadeye geçtiğine, Spot Brent ile vadeli Brent arasındaki farka bakmak gerekiyor. Ekrandaki 106–107 dolarlık fiyat ile başka bir platformdaki 99–100 dolarlık fiyat mutlaka birbirine aykırı değil; farklı vade veya farklı veri serisi olabilir.
ECB Başkanı Christine Lagarde dün Avrupa Parlamentosu’nda, Euro Bölgesi enflasyonunun %3’ü aştığını ve yıl sonuna doğru %4’e yaklaşabileceğini kabul etti. Ancak yükselişin temel kaynağının ücretler veya iç talep değil, ABD–İran çatışmasının yükselttiği petrol ve doğal gaz fiyatları olduğunu söyledi. Lagarde’ın en önemli mesajı ; “Enflasyon yükseliyor ama henüz ücretlere ve kalıcı fiyatlama davranışına yerleşmiş değil. Bu nedenle ölçülü hareket edeceğiz.” oldu.
Lagarde Enflasyon riskinin yukarı yönlü olduğunu açık biçimde kabul ediyor. Fakat piyasanın önümüzdeki bir yılda dört yeni ECB faiz artışı fiyatlamasına da mesafe koyuyor. Bu mesajın pratik karşılığı bence; ECB’nin 29 Ekim toplantısında beklemesi, Aralık ayında yeni enflasyon tahminleriyle yeniden faiz artırması, Enerji fiyatları ücretlere yansırsa daha şahin bir çizgiye geçmesi, Petrol gerilerse faiz artırım döngüsünü daha erken durdurmasıdır.
Lagarde ayrıca enerji sübvansiyonları konusunda hükümetleri uyardı. Genel ve uzun süreli enerji destekleri kısa vadede ölçülen enflasyonu düşürse de enerji talebini canlı tutuyor, bütçe açığını artırıyor ve enflasyonun daha uzun süre devam etmesine neden olabiliyor. Mesaj, “herkese ucuz enerji vermek yerine desteği gerçekten ihtiyacı olan kesime yönlendirin” şeklinde değerlendirilmeli.
Lagarde’ın açıklamaları, piyasanın aşırı şahin ECB fiyatlamasını bir miktar törpüledi. Bu mesaj normal şartlarda Avrupa tahvil faizlerindeki yükselişi sınırlayabilir ve hisse piyasalarına destek olabilir. Euro açısından ise etkisi iki yönlü:Ekim ayında faiz artırımı ihtimalinin azalması euroyu zayıflatabilir. ECB’nin faiz artışını tamamen dışlamaması ve ekonomiye güvenmesi eurodaki sert satışları sınırlayabilir. Euro/dolarda asıl belirleyici yine ECB’den çok Fed olacak. Fed’e ilişkin üç yeni artırım beklentisi korunurken ECB “ölçülü” kalırsa faiz farkı dolar lehine çalışır ve parite 1,1350’nin altına gerileyebilir.
Ons altın yaklaşık 4.125 dolar civarında ve yedi haftanın en düşük bölgesinde. ABD altın vadeli işlemleri de yaklaşık 4.157 dolar seviyesinde. Altın, jeopolitik riskin artmasına rağmen yükselmiyor; çünkü doların güçlenmesi ve tahvil faizlerinin yükselmesi daha baskın çalışıyor. Dolar endeksi yaklaşık 101,2–101,4 bandında ve iki ayın en yüksek seviyelerine yakın. Euro/dolar 1,1367. Euro/dolarda 1,1350 ilk önemli destek. Bu seviyenin altında 1,1280–1,1300 bölgesi gündeme gelebilir.
Vadeli piyasalar güne temkinli başlıyor. ABD’de Nasdaq faiz baskısı nedeniyle daha zayıf, Avrupa’da ise yüksek enerji maliyetleri risk iştahını sınırlıyor. Bugünkü yönü sabah Avrupa enflasyonu, öğleden sonra ABD JOLTS ve tüketici güveni belirleyecek. Akşam Micron bilançosu da önemli. Şirketin bellek çipi satışları ve ileriye dönük beklentileri, yapay zeka yatırımlarının yarı iletken talebini hala güçlü tutup tutmadığını gösterecek. ABD’de Teknoloji ağırlıklı Nasdaq vadelisinin daha zayıf olması tesadüf değil. ABD 10 yıllık tahvil faizi %5,25–5,27, iki yıllık faiz ise %5 sınırına yakın. Faiz yükseldikçe gelecekte elde edilmesi beklenen teknoloji şirketi karlarının bugünkü değeri düşüyor. Bu nedenle yüksek çarpanlı teknoloji ve yapay zeka hisseleri tahvil faizlerine karşı daha hassas durumda.
BIST 100 dün %2,38 düşüşle 12.592’ye gerilerken piyasa genelindeki düşüşün daha sert olması, büyük ve likit hisselerin endeksi kısmen tuttuğunu gösteriyor.
Yürütülen piyasa manipülasyonu ve fon incelemesi kapsamında 46 şirket üzerindeki mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığı bildirildi ancak soruşturma devam ediyor. BIST 100’deki satışla birlikte Türkiye’nin beş yıllık CDS’i 254 baz puana çıkarak mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. CDS’in yükselmesi önemli; çünkü bu yalnızca hisse senedi piyasasındaki endişeyi değil, Türkiye riskinin dış yatırımcı tarafından daha pahalı fiyatlandığını gösteriyor.
Endeksin 52 haftalık zirvesi olan 15.205’ten dünkü en düşük seviyeye kadar kaybı yaklaşık %18’e ulaştı. Bu nedenle 12.000 bölgesine yaklaşıldıkça tepki alımları görülebilir; ancak fon kaynaklı satışlarda “ucuzluk” tek başına dönüş sinyali değildir.
Gerçek bir normalleşme için bizce bu dört koşulu birlikte görmek gerekiyor; Taban olan hisse sayısının belirgin şekilde azalması, BIST 100 dışındaki hisselerde piyasa genişliğinin iyileşmesi, Bankacılık endeksinin BIST 100’den olumlu ayrışması, CDS’in 250, ardından 240 baz puanın altına gerilemesi. (M. BAKİ ATILAL)
Günün önemli şirket haberleri (29/09/2026)
BIST’te sağlıklı dengelenme için 3 kritik koşul
Yabancı yatırımcıların radarındaki hisseler belli oldu
Fon hisselerinde büyük kayıp: 75 hisse yüzde 50'den fazla düştü
Fonzi yapılanmasında Nihat Özçelik ayrıntısı
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.