29 Eylül 2026, Salı · 01:22 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Sürdürülebilirlik ve teknoloji yatırımları sektör ihracatını destekleyecek

Üretimin temel girdisi birincil alüminyumda yüzde 95’e varan oranda dışa bağımlı Türkiye’nin alüminyum sektörü, buna karşın özellikle ekstrüzyon ve yassı mamuller olmak üzere işlenmiş ürünlerde Avrupa’nın en önemli tedar…

Sürdürülebilirlik ve teknoloji yatırımları sektör ihracatını destekleyecek

Üretimin temel girdisi birincil alüminyumda yüzde 95’e varan oranda dışa bağımlı Türkiye’nin alüminyum sektörü, buna karşın özellikle ekstrüzyon ve yassı mamuller olmak üzere işlenmiş ürünlerde Avrupa’nın en önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik yatırımları, katma değerli üretim ve teknoloji geliştirmeyle sektörün ihracatını güçlendirmesi bekleniyor.

29 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Hüseyin VATANSEVER

Uluslararası Alüminyum Enstitüsü (IAI) tarafından yayınlanan verile­re göre 2025 yılında küresel birin­cil alüminyum üretimi, 2024 yılı toplamına oranla yüzde 1,1 artışla yaklaşık 73,78 milyon tona ulaştı. En büyük üretici olan Çin’in bi­rincil alüminyum üretimi, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,9 artarak 44,2 milyon tona ulaştı ve küresel üretimin yüzde 60’ını oluşturdu. İkinci sırada ise 7 milyon ton üre­timle Rusya Federasyonu da dahil olmak üze­re Avrupa yer aldı. Aynı dönemde 6,15 milyon ton üretimle Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri üçüncü sırayı aldı. 2025 yılı için alüminyum­da küresel tüketimin yaklaşık 101,5 milyon ton olarak gerçekleştiği tahmin ediliyor.

Küresel alüminyum talebini artıran başlı­ca sektörler arasında ulaşım yer alıyor. Özel­likle otomotiv sektöründe ürünü hafifleştir­me ihtiyacı alüminyum talebini destekliyor­du. Buna elektrikli araçların pazar payının artması ve hızlı yaygınlaşması eklenince bü­yük bir itici güç doğdu. Bunun yanı sıra inşa­at ve yapı sektörü de toplam talebin yaklaşık yüzde 26’sını oluşturuyor. Özellikle Asya-Pa­sifik ve Orta Doğu bölgelerindeki kentsel ve altyapı yatırımları söz konusu talebin geliş­mesini destekliyor.

Demir ve demir dışı metaller ihracatında en büyük paya sahip

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İh­racatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından ya­yımlanan Alüminyum Sektörü Ağustos 2026 Değerlendirmesi adlı çalışmada alüminyu­mun demir ve demir dışı metaller sektörü ih­racatında değer olarak en büyük paya sahip olduğuna işaret ediliyor. Çalışmada alümin­yumun hafifliği, kullanım kolaylığı, yüksek korozyon direnci sebebiyle birçok sanayide giderek yoğun bir şekilde kullanıldığı belir­tilirken, bu kilit maddenin bazı sektörlerde­ki kullanım alanının genişlemesine dikkat çekiliyor. Alüminyumun en yoğun kullanıl­dığı alanlar arasında inşaat sektöründe yüz­de 25, ulaşımda yüzde 24, ambalajda yüzde 15, elektrik ve elektronikte yüzde 10 civarın­da payı bulunuyor. Diğer yandan alüminyum kullanımı genel mühendislik alanında yüzde 9, mobilya ve ofis eşyalarında yüzde 6, demir çelik ve metalürji sanayiinde yüzde 3, kimya ve tarım ürünleri sanayiinde yüzde 1 ve diğer alanlarda ise yüzde 7 oranına sahip. 2025 yı­lında alüminyum sektörü ihracatının demir ve demir dışı metaller sektöründeki oranının yüzde 40 olduğu bilgisi paylaşılırken, söz ko­nusu dönemde 5,36 milyar dolar ihracat ger­çekleştirildiği kaydediliyor.

Söz konusu değerlendirmede Türkiye’nin birincil alüminyum üretimi de ele alınıyor. una göre Türkiye’de alüminyumun hammad­desi boksit yatakları 57 milyon ton görünür, 365 milyon ton muhtemel olmak üzere top­lam 422 milyon ton civarında tespit ediliyor. Fakat değerlendirmede işlenebilecek boksit miktarı 63,3 milyon ton seviyesinde gösteri­liyor. Çalışmada söz konusu boksitten yak­laşık 15,8 milyon ton alüminyum üretilebi­leceği ifade ediliyor. Başka bir deyişle yıllık 1 milyon ton kapasiteli bir birincil alüminyum tesisi kurulduğunda 15 yıl, yıllık 500 bin ton kapasiteli bir alüminyum tesisi kurulduğun­da ise 30 yıl yetecek kadar hammadde mev­cut. Türkiye’nin birincil alüminyum tesisi kurma kararı alması durumunda alümina it­hal etmek durumunda kalacağına dikkat çe­kilirken, maliyetin yanı sıra düzenli alümina temini zorunluluğu vurgulanıyor.

İlk 7 aylık dönemde 3,8 milyar dolar ihracat gerçekleşti

Ülke alüminyum sektörünün bir diğer çatı kuruluşu Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) tarafından paylaşılan de­ğerlendirmeye göre 2023 yılında yaşanan da­ralmanın ardından başlayan küresel pazar­lardaki durgunluk, 2024 ve 2025 yıllarında da alüminyum sektörü üzerinde etkisini gös­terdi. TALSAD, bu koşullara rağmen 2025 yı­lında Türkiye’nin toplam alüminyum ihraca­tının miktar bazında yüzde 0,19 artarak 1,23 milyon tona; değer bazında ise yüzde 6,8 ar­tarak 5,58 milyar dolara ulaştığı bilgisini pay­laştı. Ayrıca TALSAD verilerine göre 2026 yılının ilk yedi ayında toplam alüminyum ih­racatı, geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 2,5 artarak 743 bin tona; değer bazında ise yüzde 16,8 artışla 3,8 milyar dola­ra yükseldi. Türkiye’nin alüminyum sektörü mamul ve yarı mamul üretiminde güçlü bir ihracatçı konumunda olmasına rağmen, bu üretimin temel girdisi olan birincil alümin­yumda yüzde 95’e yaklaşan oranda dışa ba­ğımlı. Buna karşın Türkiye alüminyum sek­törü, özellikle ekstrüzyon ve yassı mamuller olmak üzere işlenmiş ürünlerde Avrupa’nın en önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Bu veriyi yıllar içinde artan ihracat rakamları da destekliyor. Söz konusu durumda Türki­ye’nin üretim gücünün dikkate değer olduğu­nu söylemek mümkün. Türkiye’nin alümin­yum üretiminin büyük bölümünün Avrupa ülkelerine ihraç edildiği düşünüldüğünde sektörün Sınırda Karbon Düzenlemesi Me­kanizması (SKDM) önem kazanıyor. Buna ilave, karbon ayak izini azaltmak adına hur­da ve geri dönüşüm yoluyla elde edilen ikincil alüminyum kullanımına yönelmek gereki­yor. Çünkü ikincil alüminyum kullanımı bok­sit cevherinden yapılan birincil üretime göre daha az enerji gerektiriyor.

Türkiye’nin alüminyum sektöründe ihra­catını artırabilmesi için bir diğer önemli ko­nu da katma değerli üretim ve teknoloji ka­biliyetini geliştirmesi. Standart ürünlerde küresel fiyat rekabetinin giderek yoğunlaştı­ğı günümüzde yalnızca maliyet avantajı üze­rinden değil; mühendislik kabiliyeti, kalite, özel alaşım geliştirme, ileri işleme, teslimat hızı, sürdürülebilirlik ve müşteriye özel çö­züm üretme kapasitesi üzerinden farklılaş­mak önem kazanıyor. Ar-Ge ve teknoloji yatı­rımlarının artırılması, nitelikli insan kayna­ğının geliştirilmesinin beraberinde sektörün otomotiv, havacılık ve savunma, yenilenebi­lir enerji, elektrikli araçlar ve enerji altyapı­sı gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlarda daha güçlü konumlanması ayrıca önem taşıyor.

Güvenilir bölgesel üretim ve tedarik zinciri partneri olma hedefi bulunuyor

Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yakınlığı Türkiye’nin önemli bir avantajı olarak görülüyor. Bununla birlikte geniş üretim altyapısı ve esnek üretim kabiliyeti de küresel rekabette avantaj kazandırıyor. Gelecek dönemde bu avantajı “düşük maliyetli alternatif tedarikçi” olmaktan çıkarıp “güvenilir bölgesel üretim ve tedarik zinciri partneri” konumuna taşımak önem kazanıyor. Ayrıca sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu üretim, ihracat açısından giderek daha stratejik hale geliyor. Avrupa başta olmak üzere ana pazarlarda karbon performansı, ürünün menşei ve hammaddenin izlenebilirliği pazar erişimini daha fazla etkiliyor.

Bu nedenle geri dönüştürülmüş hammaddeye erişimin güçlendirilmesi, düşük karbonlu enerjiye rekabetçi maliyetlerle ulaşılması, yerli hurda toplama ve ayrıştırma altyapısının geliştirilmesi ve ürün bazlı karbon/izlenebilirlik sistemlerinin güçlendirilmesi Türk alüminyum sektörünün rekabet gücü açısından önemli olacak. Burada en kritik konu, sürdürülebilirlik yatırımlarını maliyet yaratan bir yük olarak değil, uluslararası pazara erişimi ve daha yüksek katma değerli ürün satışını destekleyen bir rekabet yatırımı olarak görebilmek.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Assan Alüminyum, ihracat gücünü küresel yatırımla büyütüyor Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Körfez kapalı, Avrupa pahalı: Mutfakta hedef Amerika kıtası Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Sector Tarım, tarımsal zararlılarla mücadeleyi ihracatla 35 ülkeye taşıyor Ekonomim · 1 saat önce Borsa TALSAD: Sanayinin dönüşümünde öncü rolümüz sürecek Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Ukrayna: Karadeniz üzerinden tahıl ihracatında yakın vadede ateşkes umudu yok Foreks · 8 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.