28 Eylül 2026, Pazartesi · 02:15 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Altında 'tahvil stresi' derinleşiyor

ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve Fed'in faiz artırımı beklentileri altını kısa vadede baskı altında bırakıyor. Ons altın geçtiğimiz hafta %1 geriledi. Ancak ABD, Fransa, Japonya ve İngiltere gibi devlerde artan bor…

YAYINLAMA 28 Eylül 2026 00:00

GÜNCELLEME 28 Eylül 2026 00:07

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

EVRİM KÜÇÜK

Altın piyasası, karmaşık bir sınavdan geçiyor. Normal koşullarda tahvil getirilerinin yükselmesi, faiz kazancı sunmayan altının cazibesini azaltıyor. Nitekim ABD’de enflasyon baskılarının ve Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisini güçlendirdiği dolar altının önündeki engelleri büyütüyor.

Diğer taraftan Batı’da kamu borçlanma ihtiyacı ve devasa devlet borçları tahvile alternatif bir güvenli liman talebi yaratarak altına alan açabilir.

Ons altın geçtiğimiz haftayı 4.285 dolar civarında tamamlarken haftalık kayıp yüzde 1’i aştı. Düşüşü ABD’de tahvil faizindeki artış tetikledi. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5,1’in üzerine çıkması ve 10 yıllık reel getirinin yaklaşık yüzde 2,78’e ulaşması, altın üzerindeki baskıyı alevlendirdi. Şubat sonunda İran savaşının başlamasından bu yana iki ve beş yıllık tahvil getirilerinde yaklaşık 150 baz puanlık artış yaşandığı belirtiliyor. Doların güçlenmesi de altını ABD dışındaki yatırımcılar için pahalılaştırıyor.

Yeni faiz artışı kapıda olabilir

Piyasa fiyatlamaları, Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisinin güçlendiğine işaret ediyor. CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar ekim ve aralık aylarında faiz artışı olasılığını yüksek görüyor. Bu beklenti, kısa vadede altının yukarı yönlü hareket alanını daraltıyor. Goldman Sachs da Fed’in faiz artışlarının yükselişi tamamen sona erdirmekten çok yavaşlatabileceği görüşüyle 2026 sonu altın tahminini 4.900 dolardan 4.650 dolara indirdi; 2027 sonu için 5.400 dolarlık öngörüsünü ise korudu.

Tahvil tehdit olmaktan çıkabilir

Öte yandan bazı uzmanlara göre tahvil piyasasındaki her yeni gerilim, altın açısından yalnızca bir tehdit anlamına gelmiyor. Altını baskılayan yüksek tahvil faizleri, uzun vadede değerli metalin lehine bir dinamik de yaratabilir. ABD’nin sürdürülemez kamu maliyesi, İngiltere, Fransa ve Japonya’nın zayıflayan mali dengeleri, devlet borçlarının güvenli liman niteliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Ekonomist Desmond Lachman’a göre, bu ülkelerin mali yapılarındaki bozulma, tahvillerin ABD Hazine tahvillerine alternatif olma kapasitesini sınırlıyor. Lachman, “Altının uzun vadeli fiyat görünümü için yıldızlar nadiren bugünkü kadar iyi bir şekilde hizalanmıştır” değerlendirmesinde bulunuyor. Borç yükünün çevrilmesinin pahalılaşması ve kamu maliyesine yönelik kaygıların derinleşmesi, yatırımcıları devlet tahvillerinden uzaklaştırarak altına yöneltebilir. Böylece yükselen faizler kısa vadede altını baskılarken, tahvil piyasalarındaki güven aşınması uzun vadede altına destek sağlayabilir.

Küresel ETF varlıkları ağustosta 121 bin ton arttı

Bu nedenle bazı yatırımcılar, yükselen getirilerin yarattığı baskıya rağmen altını portföylerinde tutmayı sürdürüyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın ETF'lerinin varlıkları ağustosta 121 bin ton artarak 4.189 tonla rekor seviyeye ulaştı. Eylül ayındaki güçlü talep de altına yönelik yatırım iştahının yalnızca kısa vadeli faiz hareketleriyle açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Çin'in 2026'nın ilk sekiz ayında 1.000 tonu aşan altın ithalatı da bu talebin önemli dayanaklarından biri.

Altını baskılayan üç unsur

  • Yükselen reel faiz: Faiz getirisi olmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırıyor.
  • Güçlenen dolar: Altını dolar dışındaki yatırımcılar için pahalılaştırarak talebi sınırlayabiliyor.
  • Fed'in sıkılaşma beklentisi: Faiz indirimlerinin ötelenmesi veya yeni artış olasılığı, altının kısa vadeli yükselişini zorlaştırıyor.

Altını destekleyebilecek faktörler

  • Borçlanma maliyetleri: Yüksek faizler kamu ve özel sektörün finansman yükünü artırıyor.
  • Tahvil talebinde kırılganlık: Zayıf ihaleler ve uzun vadeli borç için talep edilen yüksek getiriler, yatırımcıların daha fazla risk primi istediğine işaret edebiliyor.
  • Güvenli liman talebi: Mali sürdürülebilirlik ve jeopolitik risk kaygıları, faiz baskısına rağmen altın talebini canlı tutabiliyor.
  • Yatırımcı akışı: Dünya Altın Konseyi'ne göre küresel altın ETF'lerinin varlıkları ağustosta 121 bin ton artarak 4.189 tonla rekor kırdı. Bu, altın talebinin güçlü kaldığını gösteren önemli bir işaret.
Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Okyanusların yüzde 90'ı sıcak deniz dalgası riski altında Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Fon ödemelerinde öncelik, 1 milyon liranın altındaki hesaplara verilecek Ekonomim · 2 saat önce Borsa Türkiye'nin sahip olduğu altın potansiyeli yeniden hesaplanmalı Ekonomim · 2 saat önce Borsa TÜRKONFED’den iş insanlarına ‘yatırımı doğu’ya yapın’ çağrısı: Şimdi Anadolu’ya ‘sanayi göçü’ başlatma zamanı Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Bursa’nın konut ihtiyacında uzun vadeli planlama çağrısı Dünya Gazetesi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.