Denizcilik istihbarat şirketi Ambrey Analytics, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların 2026’nın geri kalanında da devam edeceği uyarısında bulundu. İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran ise Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna’ya sunduğu güvenli deniz taşımacılığı anlaşma taslağına ilişkin henüz uzlaşma sağlanamadığını açıkladı.
28 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Aysel YÜCEL
aysel.yucel@dunya.com
Karadeniz’de savaş riski alanı genişletilirken, ticari gemilere yönelik ölümcül saldırılar da sürüyor. Denizcilik istihbarat şirketi Ambrey Analytics, Müşterek Savaş Komitesi’nin (JWC) Karadeniz’deki “Listelenen Alan”ı genişletmesine yol açan koşulların 2026’nın geri kalanında da devam etmesini beklediğini açıkladı. JWC, 16 Eylül’de Karadeniz’deki Listelenen Alan’ı, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya ve Türkiye’nin karasuları hariç olmak üzere tüm Karadeniz’i kapsayacak şekilde genişletmişti. Ambrey Kıdemli Analisti Tomas Alexa, listenin genişletilmesinin deniz taşımacılığına yönelik tehditleri önceden tahmin etmekten ziyade fiilen artan tehditleri takip ettiğini belirtti. Alexa’nın verdiği bilgilere göre, 21 Eylül 2026’ya kadar olan son 12 aylık dönemde, daha önce listelenen alanın dışında 45 ticari gemi vuruldu. Önceki 12 ayda ise bu sayı sıfırdı. Bu saldırıların 33’ü yalnızca son üç ayda gerçekleşti.
Ambrey’nin analizini yayımladığı 23 Eylül günü, deniz güvenliği şirketi Vanguard Tech de gece saatlerinde Antigua ve Barbuda bayraklı bir kargo gemisine yönelik bir Rus saldırısı bildirildiğini aktardı. Ukraynalı gemi kaptanının hayatını kaybettiği saldırı, gemide yangına yol açtı. Ukrayna’nın Odesa Limanı’na yaklaşmakta olan gemiyle ilgili olarak Rusya Savunma Bakanlığı, geminin askeri kargo taşıdığı yönünde doğrulanmamış bir iddiada bulundu. Ambrey Kıdemli Analisti Tomas Alexa, limanlara yönelik saldırıların çeyreklik bazda 21’den 139’a yükseldiğine ve tarafların hiçbirinin bir deniz ateşkesini kabul etmediğine dikkat çekerek, öngörülebilir gelecekte açık Karadeniz’in çekişmeli bir harekât alanı olarak kalmasının kuvvetle muhtemel olduğunu değerlendirdi.
Saldırılar açık denizlere kaydı
Ambrey, Karadeniz’deki saldırıların güneye ve daha açık denizlere doğru kaydığını belirtti. Eylül 2025’e kadar, önceki Listelenen Alan sınırının dışında yalnızca beş geminin vurulduğu kayda geçmiş, bunlardan dördünün sürüklenen deniz mayınlarından kaynaklandığı bildirilmişti. 2026’nın üçüncü çeyreğine gelindiğinde ise eski sınırın ötesindeki saldırılar rutin hale gelerek çeyrek genelinde şimdiye kadar 29’a ulaştı.
Ambrey, artan saldırılar sebebiyle gemilerin sürüklenme/bekleme konumları ve Rus limanlarına yaklaşma rotalarındaki değişikliklerin de saldırıların eski sınırın dışına taşmasına yol açtığını; çünkü eski riskli alan içerisinde hedef alınacak daha az gemi bulunduğunu ifade etti.
Risk gemi türlerine de yayılıyor
Şirket ayrıca riskin, Ukrayna’nın Temmuz 2026’da gemilere yönelik başlattığı yoğun harekâtın ilk hedefleri olan tankerlerin ötesine geçerek dökme yük gemilerini, genel kargo gemilerini, konteyner gemilerini ve ro-ro gemilerini de kapsayacak biçimde yayıldığını belirtti.
Ambrey, savaşın ilk yılında tespit edilen 17 patlamamış mühimmattan 15’ini deniz mayınları oluştururken, bu yıl saptanan 53 vakadan yalnızca 2’sinin deniz mayını olduğunu; dolayısıyla İHA’lar ile SİDA’ların (insansız deniz araçları) Karadeniz’de baskın tehlike haline geldiğini açıkladı. Listelenen Alan’ın genişletilmesi Rusya ve Ukrayna dışındaki kıyıdaş Karadeniz ülkelerinin karasularını hariç tutsa da bu muafiyet o suların tamamen güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Ambrey, kıyıdaş karasularının hariç tutulmasının risk yokluğu olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye kıyılarının en yüksek patlamamış mühimmat yoğunluğunu kaydetmeye devam ettiğini ve en az bir tankerin İstanbul Boğazı’nın yaklaşık 11,6 deniz mili kuzeyinde vurulduğunu açıkladı.
Tamer Kıran: Türkiye’nin anlaşma taslağına ilişkin henüz uzlaşma yok
İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Başkanı Tamer Kıran, geçen hafta yapılan DTO eylül ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların sektörün öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna’ya sivil ve ticari gemilere yönelik saldırıların sona erdirilmesi ve deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması amacıyla bir anlaşma taslağı sunduğunu belirten Kıran, diplomatik görüşmelerin henüz somut bir sonuç vermediğini söyledi. Taslağın, daha önce tahıl ve gübre taşımacılığı için oluşturulan tahıl koridoruna benzer bir mekanizma öngördüğünü ifade eden Kıran, saldırıları sona erdirecek ortak bir mekanizma üzerinde henüz uzlaşma sağlanamadığını vurguladı. Kıran, Karadeniz’in büyük bölümünün yüksek savaş riski taşıyan bölgeler kapsamına alınmasının bölgeye sefer yapan gemiler üzerindeki mali baskıyı artırdığını belirtti. Gemilerin sigorta kapsamına daha uygun maliyetlerle alınabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarla görüşmeler yürüttüklerini aktardı. Armatör ve işletmecilere risk değerlendirmelerini titizlikle yapmaları, kamu kurumlarının uyarılarını yakından takip etmeleri ve seyir planlamalarında azami tedbir göstermeleri çağrısında bulunan Kıran, özellikle stajyer öğrencilerin güvenliğine dikkat çekti. Kıran, “Karadeniz’e gitmesi planlanan gemilere katiyetle stajyer öğrenci alınmamasını sizlerden istirham ediyorum” dedi. Kıran ayrıca, Türk sahipli ve Türk bayraklı gemilere yönelik saldırıların Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gündemine taşındığını belirterek, uluslararası kuruluşlar nezdindeki çalışmaların önemine dikkat çekti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.