YAYINLAMA 25 Eylül 2026 19:08
GÜNCELLEME 25 Eylül 2026 19:28
Fitch Ratings, buna karşın yüksek enflasyon ortamındaki politika tercihleri, yaklaşan seçimler öncesinde artan politika riskleri ve ekonomik şokların sermaye kaçışını tetikleme ihtimalinin döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Fitch, Türkiye'nin yüksek enflasyon ve dış şoklara karşı hassasiyetinin ekonomik dengelenme sürecini zorlaştırdığını değerlendirdi. Kurum, söz konusu risklerin Türkiye'nin "BB-" seviyesindeki kredi notu ve "Durağan" görünümü üzerinde ağırlık oluşturmaya devam ettiğini kaydetti.
Rezervlerdeki toparlanma dış riskleri sınırladı
Fitch'in raporunda, Nisan ayından bu yana döviz rezervlerinde görülen kısmi toparlanmaya dikkat çekildi. Kurum, kur üzerindeki değer kaybı baskısının hafiflemesi ve sıkı politika karmasının sürdürülmesinin yüksek enerji fiyatlarından kaynaklanan riskleri sınırladığını belirtti.
Raporda, sıkı parasal koşullar, tutarlı politika karması ve brüt döviz rezervlerindeki artışın yakın vadeli dış riskleri hafiflettiği vurgulandı.
Brüt döviz rezervlerinin Mart sonundan bu yana 25 milyar dolar artarak 23 Eylül itibarıyla 176 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Bu seviyenin yaklaşık 4,5 aylık cari dış ödemeye karşılık geldiği ifade edildi.
Bununla birlikte Fitch, rezervlerin İran savaşı öncesindeki 210 milyar dolarlık seviyenin ve "BB" notuna sahip ülkelerin 5,2 aylık medyanının altında kaldığına dikkat çekti. Swap hariç net rezervlerin ise Mart sonundaki 16 milyar dolar seviyesinden 45 milyar dolara yükseldiği aktarıldı.
Rezervlerdeki dalgalanma dikkat çekti
Fitch, Türkiye'nin rezervlerinin son yıllarda dalgalı bir seyir izlediğini belirtti. Yerleşik olmayan yatırımcıların kısa vadeli carry-trade pozisyonlarının ağırlıkta olması ve yerel dolarizasyonu sınırlamak amacıyla kademeli Türk lirası değer kaybını önceleyen politika karmasının, ekonomiyi iç ve dış şoklara karşı hassas hale getirdiği kaydedildi.
Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Türk lirasını desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği döviz müdahalelerine de yer verildi. TCMB'nin geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanmasının ardından ve İran çatışmasının başlangıcında yaptığı müdahalelerin her birinde rezervlerin yaklaşık 50'şer milyar dolar eridiği hatırlatıldı.
Cari açıkta enerji fiyatlarının etkisi
Fitch, İran savaşının etkilerinin Türkiye'nin cari açık/GSYH oranını 2025 yılındaki yüzde 1,9 seviyesinden 2026'da yüzde 3'e yakın bir noktaya taşıyacağını öngördü.
Yıllık ortalama petrol fiyatlarında yaklaşık 20 dolarlık artışın cari açığa 1 yüzdelik puandan fazla yük getireceği tahmin edildi.
Kurum, 2027 yılında ortalama petrol fiyatının 87 dolardan 70 dolara gerilemesini bekliyor. Ancak artan ithalat talebinin etkisiyle cari açığın genel olarak yatay seyredeceği ifade edildi.
Fon tasfiyeleri ve dolarizasyon takibi
Yaklaşık 18 milyar dolar tutarındaki yatırım fonlarının tasfiyesine yönelik son adımların geçmişteki düzenleyici eksiklikleri ortaya çıkardığına işaret eden Fitch, politika tepkilerinin hisse senedi piyasasını dengelediğini belirtti.
TCMB'nin likidite desteği sağlaması ve türev piyasalardaki teminat gereksinimlerini esnetmesi de dahil olmak üzere zamanında atılan adımların piyasayı desteklediği ifade edildi. Fitch, bu gelişmenin ülke kredi notu üzerinde önemli bir etki oluşturmasını beklemediğini bildirdi.
Geçen hafta para piyasası fonlarından çıkan kaynağın büyük ölçüde TL mevduata yöneldiği belirtildi. Mevduat dolarizasyon oranının ise 2024'ten bu yana yüzde 39 seviyesinde genel olarak istikrarlı seyrettiği aktarıldı.
Fitch, 2027 sonu veya 2028 başında yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde dolarizasyonun yükselme riskini orta derecede yüksek gördüğünü ifade etti.
Dolar/TL için 2026 ve 2027 tahmini
Fitch, reel efektif döviz kurundaki değerlenmenin ihracat üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla Mayıs 2026'dan bu yana izlenen kademeli ve bir miktar daha hızlı nominal TL değer kaybının devam edeceğini öngördü.
Kurum, dolar/TL paritesinin 2026 sonunda 51, 2027 sonunda ise 60 seviyesine ulaşmasını bekliyor.
Hükümetin yeni Orta Vadeli Programı'nın Türkiye'nin enflasyonla mücadelesindeki görünümü ortaya koyduğu belirtilirken, 2026 sonu enflasyon tahmininin önceki programdaki yüzde 16 seviyesinden TCMB tahminine yakın olan yüzde 28,4'e yükseltildiği kaydedildi.
2027 sonu enflasyon tahmininin de yüzde 9'dan yüzde 21'e çıkarıldığı belirtildi.
Fitch ise katı enflasyon beklentileri ve enerji fiyatlarının yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle enflasyonda daha yavaş bir düşüş öngördü. Kurum, yıl sonu enflasyon tahminini 2026 için yüzde 30,5, 2027 için ise yüzde 23,5 olarak açıkladı.
Seçim süreci ekonomi politikalarını etkileyebilir
Fitch, seçimler yaklaştıkça politika tercihlerinin ekonomik uyum sürecini daha zorlu hale getireceği değerlendirmesinde bulundu.
Kurum, önümüzdeki yıl kredi teşvikleri, düşen ancak pozitif kalmaya devam eden reel faiz oranları ve genel yönetim açığında GSYH'nin yüzde 0,7'si oranında geçici bir artış yoluyla ılımlı bir gevşeme beklediğini açıkladı.
Orta Vadeli Program'da da merkezi yönetim bütçe açığının gelecek yıl 0,4 puan artarak GSYH'nin yüzde 3,5'ine yükselmesi, 2028'de ise yeniden yüzde 3,1'e gerilemesi öngörülüyor.
Büyüme beklentisi yüzde 4,3'e yükseliyor
Fitch, tüm bu gelişmelere rağmen genel yönetim borcunun GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 24 seviyesinde istikrarlı kalacağını belirtti. Bu oranın "BB" medyanının yarısından daha azına denk geldiği ifade edildi.
Kurum, 2027 yılında beklenen politika gevşemesinin etkisiyle GSYH büyümesinin hızlanacağını tahmin ediyor. Buna göre Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 2,8 olarak öngörülen büyümesinin 2027'de Türkiye'nin potansiyel trendinin bir miktar üzerine çıkarak yüzde 4,3'e ulaşması bekleniyor.
Fitch, aşırı heterodoks politikalara dönüş beklemediğini bildirdi. Bununla birlikte kurum, Türkiye'nin geçmişteki aşırı gevşeme eğilimlerini dikkate alarak önümüzdeki yıl önemli politika risklerinin varlığını koruduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.