Basitçe bir şeyi abartarak tüketmek anlamında kullanılan maxxing (makslama) trendinde sıra sardalyada. Pratik, sağlıklı ve rengarenk kutularıyla sardalya konserveleri sosyal medyada iyi içerik çıkarıyor. Ancak bu abartma işi sardalya stokların aksamalara yol açtı. Gelin abartma sevdamıza ve minik sardalya konserverlerine yakından bakalım.
25 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!AYDİL DURGUN
aydil.durgun@dunya.com
İnternet üzerinden yayılan trendlerin günlük hayatı, modadan gastronomiye tüketici alışkanlıklarını etkilediği bir çağda yaşadığımız bir gerçek. Hemen her ay yeni bir trend karşımıza çıkıyor, ömrünü tamamlıyor ve sıradakine koltuğu devrediyor. Bazısı yıllardır uygulanan pratikler olsa da artık hepsinin havalı bir adı olduğundan daha çok dikkat çekiyor.
Maxxing olarak anılan akımlar bu trendlerin en iyi örnekleri. Nedir bu maxxing peki? İngilizce maximize kelimesinden türeyen, bir şeyi en üst seviyede yapmak anlamına gelen bir terim. Kendinizi, yaşam tarzınızı, sağlığınızı, görünüşünü geliştirmeye odaklanıp bu yolda abartılı olarak nitelendirilebilecek rutinler oluşturduğunuz bir yaşam biçiminden söz ediyoruz. Mesela daha güzel görünmek için looks-maxxing (dış görünüşünü güzelleştirme) ya da verimli bir hayat yaşaman için productivty-maxxing, kaliteli uyku için sleep-maxxing…
Aslında bildiğimiz şeyler, süslü paketle sunuluyor
Aslında mesele insanlık için çok da yeni sayılamayacak alışkanlıkları yeni ve akılda kalıcı bir terimle yeniden paketlemekten ibaret. İşe yarıyor mu? Yarıyor… Sosyal medya üzerinden hızla yayılıyor; modern zamanların kaosunda disiplin ve rutinlere olan ihtiyacı karşılıyor.
Maksimumla ya da –makslama olarak Türkçeleştirebileceğimiz bu terim elbette algoritmaların en sevdiği konulardan biri olan yemekte de karşımıza çıkıyor. Daha sağlıklı bir beslenme ve sindirim sistemi için fibre-maxxing (lifli beslenme) bunlardan biri. Yine spor ve sağlıklı beslenme meraklıların bayıldığı, zayıflama iğnelerinden sonra daha da yaygınlaşan protein-maxxing yani protein ağırlıklı beslenme bir başka örneği. Ekşi, tuzlu, umamisi bol gıdaların öne çıktığı savory-maxxing özellikle atıştırmalıklarda kendini gösteriyor. Geçtiğimiz haftalarda bu sayfada yer verdiğimiz yancı turşunun başrole terfi etmesi de aslında bu trendin bir sonucu.
Daha geniş anlamda nonna-maxxing (büyükanne-makslama) trendi öne çıkıyor. İçinde barındırdığı çelişkileriyle kendi özel parantezini hak eden bir maxxing çeşidi. Çünkü tam da bir çıktığı kabuğu beğenmeme hikayesi. İnternetin gelip geçici trendlerle hayatımızı bu kadar hızlandırdığı günümüzde hayatı yavaşlatmanın, eski günlere dönmenin güzellemesini yapıyor. Ekran süresini kısaltıyor, aile ve arkadaşlarla sosyalleşmeyi savunuyor. Ama en çok da anneannelerimiz/babaannelerimizin zamanındaki yeme-içme alışkanlıklarını yüceltiyor. Hazıra sırtını dayamadan sıfırdan yemek yapmayı, yavaş pişen yemekleri, konservelerle mevsimlik hazırlık yapmayı, ekşi maya ekmekleri, ev yapımı taze makarnaları, sıfır atık mutfakları, mahalle pazarlarına gitmeyi, kalabalık ve uzun sofraları seviyor.
Asker kumanyasındaydı, lüks olma yolunda
Bu aralar maksladığımız şey ise sardalya, konserve sardalya. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nda askerlerin kumanyasının vazgeçilmezi, bir zamanların mütevazı lezzeti sardalya konservesi yine Z kuşağının da etkisiyle pek popüler. Temmuz sonu ve ağustos başını kapsayan iki haftalık sürede Google trend verilerine göre sardine-maxxing araması yüzde 100 arttı. Yılda yaklaşık 1 milyon tona çıkabilen üretimiyle Fas sardalyada dünya birincisi. Ancak o bile son zamanlardaki talebe yetişmekte zorlanyor ve ihracatına yönelik bir dizi önlemler almış durumda. Bu yılın şubat ayında sardalya ihracatına yasak getirdi. Sardalyanın kültürel başkenti diyebileceğimiz Portekiz bu durumdan etkilenen ülkeler arasında. Balıkçılar son döndemde ağları dolu şekilde kıyıya dönemiyor. Ağlara doldurdukları sardalyalar ise balık halinde kapış kapış satılıyor. Tabii talebe yetişmede yaşanan bu zorluğu yalnızca sardine-maxxing akımıyla artan taleple açıklamak eksik olur. Okyanus ve denizlerin ısınması, aşırı avlanma nedeniyle azalan sardalya popülasyonu da etkenlerden biri. Bu minik balıkların neden maxxing trendine dahil olduğuna gelince… Bir kere konserve formunda olduğundan normal şartlarda kısa ömürlü olan sardalyanın ömrüne ömür kattığı için pratik bir seçenek. Renkli konserve kutuları ve bol çeşidiyle sosyal medya içerikleri için ideal objelerden. Yalnızca pratik de değil, zengin bir aroma paletine de sahip.
“Çataldaki botoks”
Üstelik içerdiği omega-3 yağ asidi, protein B12, D vitaminleri sayesinde sağlığa boyundan büyük faydaları var. Hatta şaşırıcı bir şekilde kalsiyum kaynağı. Kalp sağlığına iyi geliyor, kolestrolü dengeliyor, beynimize faydalı ve antienflamatuar özelliğe sahip yani iltihaplanma giderici. Maxxing trendine dahil olmasına en büyük katkı sağlayan özelliği cildi güzelleştirmesi. Cildi cam gibi parlattığından söz ediliyor hatta çataldaki botoks olarak anılıyor.
Bu trendi abartıp sardalya orucuna dönüştürenler bile var, üç gün boyunca yalnızca sardalya tüketen kullanıcılar deneyimlerini sosyal medya üzerinden paylaşıyor. Uzmanlar ise sardalya her ne kadar sağlıklı bir besin olsa da tek tip beslenmenin her türlüsünün kötü bir seçenek olduğu konusunda uyarıyor. Birçok gıda gibi o da bolluktan lüks tüketime giden yolun yolcusu olmuş durumda. Şimdilerde sardine-maxxing akımı dahil olan içeriklere market raflarında fiyatının ne kadar arttığını gösteren videolar eşlik ediyor. İngiltere’de örneğin konserve balık pazarında daha niş çeşitlerinde fiyatları 14 pound’a kadar çıkabiliyor. Baharatlı, turşulu, domatesli gibi çeşitleri var. Ancak iyi bir zeytinyağı ile hazırlanan sade sardalya konservesinin tadı bambaşka; aromalar korunduğu gibi geçen zamanda katmanlı hale de geliyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.