YAYINLAMA 24 Eylül 2026 10:54
GÜNCELLEME 24 Eylül 2026 10:58
Küresel ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren Dr. Sarak, açıklanan öncü PMI verilerinin ABD’den Avrupa’ya kadar pek çok ekonomide beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ve küresel aktivitenin enerji şoklarına karşın direnç gösterdiğini ifade etti. En güçlü verinin ABD tarafından geldiğini kaydeden Dr. Sarak, ülkede bileşik endeksin 56’dan 58,4’e yükseldiğini, imalat ve hizmet tarafındaki tüm kalemlerin beklentileri aşmasıyla üretim tarafında son 5 yılı aşkın sürenin en hızlı artışının kaydedildiğini vurguladı. Benzer bir toparlanmanın Euro Bölgesi’nde de gözlendiğini belirten Dr. Sarak, Euro Bölgesi Bileşik PMI endeksinin 51,7’ye gerilemesi beklenirken 52’den 53,1 seviyesine çıkarak son 3 yılın zirvesine ulaştığını aktardı. Bu sürpriz yükselişin ana kaynağının hizmetler sektörü olduğuna değinen Dr. Sarak, Almanya’da hizmet sektörünün 52,9 ile 5 aylık daralmanın ardından yeniden büyüme bölgesine geçtiğini, İngiltere bileşik endeksinin ise 51,7 ile beklentilerin altında kaldığını dile getirdi.
PMI verilerinde lojistik detayı ve tüketici temkini
Avrupa ekonomisinin enerji maliyetleri, tedarik aksaklıkları ve sıkılaşan para politikaları gibi üç temel faktörün baskısı altında olduğuna dikkat çeken Dr. Sarak, PMI verilerini okurken yönteme ve alt detaylara bakılması gerektiğini söyledi. PMI hesaplamalarının büyümenin büyüklüğünü değil sadece yönünü gösterdiğini hatırlatan Dr. Sarak, imalat endeksinde %15 ağırlığa sahip olan tedarikçi teslim sürelerinin lojistik sorunlar nedeniyle uzamasının yapay bir talep artışı algısı yaratabileceği uyarısında bulundu. Tüketici cephesindeki temkinli duruşa da işaret eden Dr. Sarak, Euro Bölgesi tüketici güveninin Eylül ayında beklentilerden fazla gerilediğini ve şirket girdi maliyetleri ile satış fiyatlarının son 4 ayın en yüksek hızına ulaştığını belirtti. Almanya’da ise sanayicilerin artan girdi maliyetlerini müşterilerine tam olarak yansıtamadığını ve bu durumun kar marjlarını daralttığını ilave etti.
Türk ihracatçısına olası yansımalar ve finansal koşullar
Açıklanan tablonun dış ticaret kanalı üzerinden Türkiye’ye etkilerini değerlendiren Dr. Sarak, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı konumunda bulunduğunu vurguladı. Euro Bölgesi’nde yeni ihracat siparişlerinin 4 yılı aşkın süren kesintisiz düşüşün ardından son iki aydır imalat kanalıyla artış gösterdiğini ifade eden Dr. Sarak, Avrupa sanayisindeki bu hareketlenmenin tedarik zinciri üzerinden Türk üreticilerine yeni siparişler olarak yansıyabileceğini dile getirdi. Türkiye’nin ihracatının ağırlıklı olarak Euro, maliyetlerinin ise Dolar bazlı olduğunu hatırlatan Dr. Sarak, Euro/dolar paritesinin seyrinin ihracatçının karlılığı açısından kritik bir rol oynamaya devam edeceğinin altını çizdi. Ayrıca ABD ve Avrupa’da faizlerin uzun süre yüksek kalma ihtimalinin gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını sınırlayabileceğine dikkat çekti.
Gelecek dönemde takip edilecek kritik başlıklar
Önümüzdeki döneme ilişkin izlenecek ajandayı da paylaşan Dr. Sarak, Ekim ayı başında açıklanacak nihai PMI verileri ile Euro Bölgesi Eylül ayı öncü enflasyon rakamlarının yakından takip edileceğini ifade etti. Dr. Sarak, gelecek bu yeni veriler doğrultusunda hizmet sektöründeki sıçramanın ne kadar kalıcı olduğunun ve genel ekonomik tablonun yeniden net bir şekilde değerlendirileceğini belirterek sözlerini tamamladı
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.