Türkiye’de biyoteknolojiyle beta-laktoglobulin üretiminin önü açıldı. Biyogüvenlik Kurulu, Livzym Biyoteknoloji’nin başvurusuna 10 yıllık izin verirken, üretilecek proteinin tamamının ihraç edilmesini şart koştu. Karar Resmî Gazete’de yayımlandı.
Murat Ali Oral 24 Eylül 2026 07:43 24 Eylül 2026 07:48 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Türkiye’de biyoteknolojiyle süt proteini üretimine yönelik dikkat çekici bir adım atıldı. Biyogüvenlik Kurulu, Livzym Biyoteknoloji Araştırma Geliştirme Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin başvurusunu kabul ederek beta-laktoglobulin üretimine belirli koşullarla izin verdi.
Kararla birlikte inek sütünde ve peynir altı suyunda doğal olarak bulunan önemli proteinlerden beta-laktoglobulin, modern biyoteknolojik yöntemlerle geliştirilen bir mikroorganizma kullanılarak Türkiye’de üretilebilecek. Ancak üretimin önünde önemli bir koşul bulunuyor: Elde edilen ürünün tamamı ihraç edilecek.
10 yıllık izin çıktı
Biyogüvenlik Kurulu’nun 42 sayılı kararına göre üretimde Aspergillus oryzae türünün LIVZ-114 kodlu, kapasitesi geliştirilmiş mikroorganizması kullanılacak.
LIVZ-114 aynı zamanda üretim, kayıt, izleme ve etiketleme süreçlerinde mikroorganizmanın ayırt edici kimlik kodu olacak.
Kurul, başvuruyu Bilimsel Risk Değerlendirme Komitesi ile Sosyo-Ekonomik Değerlendirme Komitesi tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda değerlendirdi. Belirlenen şartlara uyulması kaydıyla verilen üretim izninin geçerlilik süresi 10 yıl olarak belirlendi.
Karar yalnızca üretim izniyle sınırlı değil. İlgili tarafların kayıt tutması, izleme ve denetim hükümlerine uyması, risk yönetimi ile acil durum planlarını hazırlaması ve gerekli bildirimleri yapması da gerekiyor.
Üretimin tamamı ihraç edilecek
Kararın en dikkat çekici bölümü ise satış pazarıyla ilgili.
Türkiye’de üretilecek beta-laktoglobulin, bu izin kapsamında ihracat amacıyla kullanılacak ve üretilen ürünün tamamı yurt dışına gönderilecek.
Böylece Türkiye’de geliştirilen ve üretilen katma değerli bir biyoteknoloji ürünü için doğrudan dış pazara yönelik yeni bir üretim alanı açılmış olacak.
Kararda üretilecek miktar, hedef ihracat pazarı veya beklenen ihracat geliri konusunda ise herhangi bir rakam yer almıyor. Üretimin ekonomik büyüklüğü, tesisin devreye alınması ve ticari sevkiyatların başlamasıyla daha net görülebilecek.
Beta-laktoglobulin neden önemli?
Beta-laktoglobulin, peynir altı suyu proteinlerinin temel bileşenlerinden biri olarak biliniyor. Yüksek protein içeriği ve aminoasit profili nedeniyle dünyada özellikle protein içecekleri, sporcu beslenmesi ve özel beslenme ürünleri gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor.
Geleneksel üretimde süt ve peynir altı suyundan elde edilen bu protein, biyoteknoloji sektöründe hassas fermantasyon gibi yöntemlerle mikroorganizmalar üzerinden de üretilebiliyor.
Bu yöntemde mikroorganizmaların belirli proteinleri üretme kapasitesinden yararlanılıyor. Böylece gıda ve biyoteknoloji sektöründe yüksek katma değerli bileşenlerin endüstriyel ölçekte üretilebilmesinin önü açılıyor.
Türkiye için yeni ihracat alanı
Kararın başvuru sahibi Livzym, İstanbul Tuzla’da faaliyet gösteriyor ve hassas fermantasyon, mikroorganizma geliştirme ve endüstriyel ölçekte biyoteknolojik üretim alanlarında çalışıyor.
Şirketin mevcut faaliyetleri ağırlıklı olarak endüstriyel enzim üretimine dayanırken beta-laktoglobulin kararı, gıda proteinleri tarafında farklı bir üretim alanının da önünü açıyor.
Türkiye daha önce endüstriyel enzimlerde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik biyoteknoloji yatırımlarını gündemine almıştı. Yeni karar ise aynı üretim altyapısının ihracata dönük daha yüksek katma değerli biyolojik ürünlere genişleyebileceğine işaret ediyor.
Bununla birlikte karar tek başına üretim miktarı veya ihracat geliri garantisi anlamına gelmiyor. Yeni ürünün Türkiye ekonomisine katkısının büyüklüğü, ticari üretimin kapasitesi, dış pazardaki talep ve yapılacak ihracatın hacmiyle belirlenecek.
Kaynak: HABER MERKEZİ
tarım ihracat
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.