Sofralar sadece ne yediğimizi değil, nasıl yaşadığımızı da anlatır. Ipsos Türkiye Sofra Atlası verileri, Türkiye’de sofranın hâlâ evin merkezinde olduğunu ancak değişen yaşam koşullarının öğün alışkanlıklarını dönüştürdüğünü gösteriyor. Araştırmaya göre sabah ve akşam öğünleri büyük ölçüde evde tüketilirken, öğle yemeği günün en kırılgan öğünü haline gelmiş durumda. Evde öğle yemeği yemeyenlerin önemli bir kısmının bu öğünü tamamen atladığını, yer yer atıştırmalık ürünlerin bir öğün alternatifi olabildiğini görüyoruz. Bu tablo, yoğun çalışma temposu, değişen yaşam ritmi ve ekonomik koşulların tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisini yansıtıyor. Öğle yemeği giderek bireyselleşen ve işlevsel bir ihtiyaca dönüşürken, akşam yemeği sosyal anlamını koruyor. Akşam yemeklerinde aile bireylerinin yüksek oranda aynı sofrada buluşması, bu öğünün aile bağlarının yeniden kurulduğu ve günlük hayatın paylaşıldığı önemli bir sosyal alan olmaya devam ettiğini gösteriyor.
ofradaki tercihler ise modernleşen yaşam tarzına rağmen ev yemeği kültürünün ve ortak lezzet hafızamızın canlılığını koruduğunu ortaya koyuyor. Kahvaltıda zeytin ve beyaz peynirin, öğle ve akşam öğünlerinde ise salata, çorba ve pilav gibi ürünlerin öne çıkması; tüketicilerin farklı bölgelerde yaşasalar da ortak bir “ev yemeği repertuvarında” buluştuğunu gösteriyor. Bununla birlikte hazır yemek ve eve sipariş oranlarının düşük seviyelerde kalması, tüketicilerin, hızlanan yaşam koşullarına tamamen dışarıdan satın alınan yemeklerle değil, daha kolay hazırlanabilen çözümlerle uyum sağladığını gösteriyor. Hane harcamalarında pratik ürünlerin yükselişinden de bildiğimiz üzere, Türkiye’de dönüşüm, evde yemek yeme alışkanlığında değil; bu alışkanlığın sofraya geliş biçimlerinde kendini gösteriyor.
Türkiye’de evlerdeki yeme-içme alışkanlıklarını; sofrada ne yediğimizden yemeklerin nasıl hazırlandığına, öğünlerin kimlerle ve nerede tüketildiğinden bölgesel ve demografik farklılıklara kadar bütünsel olarak anlamak amacıyla Ipsos tarafından gerçekleştirilen Sofra Atlası’na göre sabah ve akşam öğünlerinin %90’dan fazlası evde tüketiliyor. Öğle yemeğinde evlerin sadece %60’ında tüketim gerçekleşiyor. Evde öğle yemeği yemeyenlerin tamamı bu öğünü dışarıda, işte ya da okulda tüketmiyor. %36’sı öğle öğününü tamamen atlıyor. Türkiye’de yemekler çoğunlukla ailece yeniyor; bu birliktelik akşam sofrasında en güçlü halini alıyor. Akşam yemeklerinin %74’ünde tüm aile birlikte. Damak zevkleri büyük ölçüde benzer olsa da bazı lezzetler bölgesel olarak daha fazla öne çıkıyor: Ege’de sıcak sebze, yoğurt ve zeytinyağlılar; Doğu ve Güneydoğu’da kırmızı et. Yemekler çoğunlukla evde sıfırdan hazırlanıyor. Hazır alınan ve eve sipariş edilen yiyeceklerin payı ise akşam sofrasında oldukça sınırlı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.