Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, artan enerji ihtiyacı ve ithal yakıtlara bağımlılığın enflasyon ile iş yapma maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirterek, “Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye yönelmesi bu dönemde öncelik taşıyor” dedi.
23 Eylül 2026 11:33 23 Eylül 2026 11:41 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu’nda iklim dönüşümü, enerji politikaları ve küresel rekabet koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bloomberg ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Koç, “COP31 Eylem Gündemi’ne Özel Sektörün Yanıtı” başlıklı panelde konuştu.
Panelde Koç’un yanı sıra Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Genel Müdürü Makhtar Diop ve Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John W.H. Denton da yer aldı.
“Şirketler artık ekonomik sistemlerle de rekabet ediyor”
Şirketlerin yalnızca birbirleriyle değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerin ekonomik sistemleriyle de rekabet ettiğine dikkat çeken Koç, finansmana erişim ve kamu politikalarındaki farklılıkların şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi.
Gelişmiş ülkelerde finansman maliyetinin yüzde 5-6 seviyesinde olduğunu, gelişmekte olan ülkelerde ise bunun iki veya üç katına çıkabildiğini belirten Koç, vadelerin de gelişmekte olan ekonomilerde daha kısa olduğunu ifade etti.
İklim düzenlemelerindeki farklılıkların da şirketler arasında maliyet ve fiyat baskısı yarattığını kaydeden Koç, dünya genelinde tek tip kamu ve düzenleme politikasının mümkün olmadığını ancak ülkelerin politikalarının birbirine yaklaştırılabileceğini söyledi.
Koç, “İklim açısından doğru olanı yaparken, bunu ekonomik açıdan da mantıklı ve sürdürülebilir bir zemine oturtup doğru yönde buluşabilir miyiz? Evet. Bu iki unsur ne kadar yakınlaşırsa, o kadar olumlu sonuçlar elde ederiz” dedi.
Kamu desteklerindeki fark rekabeti etkiliyor
Küresel rekabette kamu politikalarının rolüne işaret eden Koç, Çin’de 2004-2025 döneminde şirketlerin aldığı kamu desteği ve teşviklerin diğer OECD ülkelerindeki şirketlere kıyasla 8 kata kadar daha yüksek olduğunun ifade edildiğini aktardı.
Koç, sermaye maliyetleri, teşvikler ve iklim düzenlemelerindeki farklılıkların şirketlerin küresel pazarlardaki rekabet koşullarını değiştirdiğini vurguladı.
“Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye yönelmesi öncelik taşıyor”
Türkiye açısından enerji güvenliği ile rekabet gücünün birlikte ele alınması gerektiğini belirten Koç, yenilenebilir temiz enerji ve elektrifikasyon yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin ithal yakıtlara bağımlılığının bütün sektörleri etkilediğine dikkat çeken Koç, “Enerjiye daha çok ihtiyaç duyuluyor ve dışa bağımlılık artıyor. İthal yakıtlara bağımlı olduğumuz için bu durum tüm iş kollarımızı, enflasyonu ve iş yapma maliyetlerini doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Tedarik güvenliğinin de önemli bir sorun haline geldiğini belirten Koç, yenilenebilir enerji dönüşümünün yalnızca enerji şirketleri açısından değil, Türkiye’deki tüm işletmeler açısından önem taşıdığını kaydetti.
Depolama kapasitesine dikkat çekti
Yenilenebilir enerji dönüşümünde üretim kapasitesi kadar depolama yatırımlarının da geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Koç, Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılayacak yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 60-63 seviyesine ulaştığını söyledi.
Bu oranın 10-15 yıl öncesine kıyasla önemli bir artış olduğunu belirten Koç, “Ancak depolama imkânımız olmadığı için bu kapasitenin yalnızca yüzde 40’ından faydalanabiliyoruz” dedi.
Koç, enerji dönüşümünün etkin şekilde sürdürülebilmesi için üretim ve depolama kapasitesinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yeşil dönüşüm güçlü liderlik gerektiriyor”
İklim yatırımlarının sonuçlarının uzun vadede ortaya çıktığını belirten Koç, şirketlerin kısa vadeli rekabet avantajları ile uzun vadeli dönüşüm hedefleri arasında denge kurması gerektiğini söyledi.
Koç Topluluğu’nun enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim ve finansal hizmetler alanlarında dönüşüm sürecini eş zamanlı yürüttüğünü belirten Koç, yaklaşık 10 yıl önce başlatılan Karbon Dönüşüm Programı’nın da bu stratejinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Yeşil dönüşümün hem zaman hem de finansman maliyeti bulunduğunu kaydeden Koç, bu nedenle güçlü liderliğin kritik önemde olduğunu söyledi.
Büyük şirketlere KOBİ vurgusu
İklim dönüşümünün yalnızca büyük şirketlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Koç, değer zincirinin tamamının dönüşüme dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Dünya genelinde işletmelerin büyük bölümünü KOBİ’ler ve küçük şirketlerin oluşturduğuna dikkat çeken Koç, büyük şirketlerin tedarikçileri ve iş ortaklarının dönüşümüne destek vermesi gerektiğini ifade etti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.