23 Eylül 2026, Çarşamba · 08:25 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Kurunun yanında yaş da yanmasın!

Kurunun yanında yaş da yanmasın!

Fon var, fon var! “Biz masumuz” diyenler… Yüksek getiri için riske girenler…

Fon krizinde mağdur olan kesimi ikiye ayırmak gerekiyor. Bu kesimlerden ilki, kısa sürede çok para kazanma uğruna adeta gözünü karartmış ve riskli yatırımı bile bile tercih etmiş olanlar.

Diğer kesim ise tümüyle masum bir yatırım yapmış. Vatandaş gitmiş az kazandıran ama riski neredeyse hiç olmayan para piyasası fonu almış ama şimdi portföy yönetim şirketinin yaptıklarından dolayı mağdur. Fonunu satamıyor ve aylarca bekleyecek.

Zaten her fonun 1 ile 7 arasında bir risk derecesi var. Ama bu kez durum tabii ki çok farklı. Riski çok yüksek 6 ve 7 dereceli fonları tercih edip sonra da kayba uğramak gibi bir durumdan söz etmiyoruz. O tür kayıplar geçmişte de çok yaşandı, halen de yaşanmaya devam ediyor; özellikle hisse ağırlıklı fonlarda. Portföy yönetim şirketi hisse senedine yatırım yapar, hisse senedi de değer yitirir ve yatırımcı reel olarak kayba uğrar ya da nominal olarak bile kaybeder. Ancak bu kez durum çok farklı.

Fon var, fon var!

Bir tarafta enflasyonun biraz üstünde getiri sağlayan ve deyim yerindeyse masum sayılması gereken risk derecesi 1 ya da 2 olan para piyasası fonları. Diğer yanda riski 6 ya da 7 olan diğer fonlar.

Bu fonları da kendi içinde sınıflandırmak gerek.

Hisse senedi fonlarını yukarıda belirttim. Asıl sorunun yaşandığı fonlar ise değişken ve serbest fonlar.

“Biz masumuz” diyenler…

Para piyasası fonlarının portföyünde neler olduğu belli; mevduat, ters repo, tahvil, Hazine bonosu vs. Bu fonu Türkiye’nin en büyük bankasından da alsanız böyle, herhangi bir portföy yönetim şirketinden de alsanız böyle. Bu fonların riski 1, en fazla 2; yani risksiz fon.

Vatandaş bakmış bir portföy yönetim şirketinin fonu, bankanın çıkardığı fondan yılda 3-5 puan fazla kazandırıyor, üstelik o fon da TEFAS’ta, gitmiş daha fazla kazanç sağlayanı tercih etmiş.

Fonun portföyü belli, riski belli yani aslında yok; vatandaş da “Bankanınkini alacağıma bunu alıp biraz fazla kazanayım” demiş.

Şimdi ne oldu; riski sıfır düzeyinde bulunan bu fonu alan vatandaş da mağdur oldu.

Niye böyle olduğu belli. Bütün bunlar kamuda bu işin denetimini yapması gerekenler zamanında görevlerini gereğince yerine getirmediği için yaşandı.

Fon düzgün yönetilmiş olsa ve portföy yönetim şirketi başka usulsüzlüklere yönelmese ortada hiçbir sorun yok. Ama birilerinin günahını vatandaş çekmek durumunda kalıyor.

Düşünsenize Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçen yıl kasımda manipülasyona kesinlikle izin vermeyeceklerini herhalde durup dururken söylemedi. Anlaşılan bu tarihe gelininceye kadar bir dizi olumsuzluk belirlenmişti ki Bakan Şimşek bu açıklamayı yaptı.

Peki kasım ayında “Biz bu sorunun farkındayız” denildikten sonra geçen dokuz ayı sorgulamak gerekmiyor mu, tabii ki gerekiyor. Ama bunu yaparken sorunun farkına varılan tarihten önceki dönemi de masaya yatırmak, varsa sorumluları ortaya çıkarmak gerekiyor.

Öyle ya, SPK bir süre önce yaptığı açıklamada dile getirdiği gibi gerçekten de bazı fonların portföylerindeki hisse senetlerinde tuhaf fiyat hareketleri olduğunu bir anda mı görüverdi?

Yüksek getiri için riske girenler…

İşlemleri durdurulan portföy yönetim şirketlerinden para piyasası fonu alıp mağdur olanlar dışında bir de adeta bile bile lades diyen bir kesim var.

Öyle enflasyon kadar getiriye, 3’e 5’e razı olmayıp para piyasası fonuna hiç yüz vermeyerek gidip doğrudan serbest yatırım fonu ya da değişken yatırım fonu alan nitelikli yatırımcılar… Herkes nitelikli yatırımcı da olamıyor zaten. En az 10 milyon lira finansal varlığa sahip olma şartı var.

"Eğri oturup doğru konuşalım” denir ya… En az 10 milyon lira finansal varlığa sahip olan bir yatırımcı bu piyasayı üstün körü bilen biri değildir; hele hele böylesine yüksek getiri sağlamış bir fona yatırım yapıyorsa o getirinin aynı zamanda çok yüksek risk barındırdığını da biliyordur. Bu davranışın adını, alınanlar olsa da doğru koymak gerekir, bu açgözlülüktür. Üstelik başka bir portföy yönetim şirketinin aynı tanımdaki benzer bir fonunun makul bir getirisi varken normalin çok ötesinde getiri sağlayan bir fonu tercih etmek bir risk üstlenilmesi demektir.

Bu tabii ki suç değildir; ama herkesten daha fazla getiri elde etme uğruna bir risk üstlenildiği de ortadadır.

Haklı olunan taraf

Ancak önemli bir risk üstlenerek bu fonlara girenlerin de haklı olduğu bir yön var. Tamam, bu fonlar yüksek getiri sağlıyor ve bunu göze alanlar riskin farkında ama bu riskin ortaya çıkmasını önlemek de devletin görevi.

SPK ve diğer kuruluşlar görevlerini zamanında eksiksiz yapmış olsaydı şimdi bu durumda olunur muydu?

Fon rezaletinin başrolündeki fon 2021’de kuruluyor ve değeri 2025’e kadar 524 kat artıyor. Bu dönemde fon kapalı fon niteliğinde ve çok az sayıda kişi tarafından, yalnızca 159 kişi tarafından kontrol ediliyor. Fon 524 kat değer kazandıktan sonra geçen yılın ortasında TEFAS’ta işlem görmeye başlıyor. 2021’de fona 1 milyon lirayla giren parasını 524 milyon yapıyor ve belki de o payını 2025’te 524 milyona satıp çıkıyor. Ne güzel!

Şimdi çok para kazanacağını düşünen yatırımcı da o fiyattan bu fonu alıyor. Sonrasında ne mi olur, o klasik ifadeyle “Ve olaylar gelişir”

İlgili Haberler
Makroekonomi 59,6 MİLYAR | 8.560 yatırımcı o fondan nasıl çıktı? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Bir yandan Fed bir yandan Orta Doğu... Altın düştükçe düşüyor Sözcü Ekonomi · 26 dk önce Makroekonomi MASAK düğmeye bastı! Yeni kurallar resmen yürürlükte Sözcü Ekonomi · 27 dk önce Makroekonomi Vergi Hukuku’nda zaman aşımı ve Takdir Komisyonu’na başvurunun yasal sınırı Ekonomi Gazetesi · 27 dk önce Makroekonomi ADB'den Türkiye Raporu: Büyüme tahminleri düşerken enflasyon beklentileri yükseldi CNBC-e · 30 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.