BİSİAD Başkanı İdris Doğrul, Bursa bilişim sektörünün gelecek dönem gündemini yapay zekâ ve otonom sistemler, kuantum ve ileri yazılım mimarileri, yeşil bilişim, küresel yetenek üssü, bilişim diplomasisi ve bilişim diasporası olmak üzere 6 başlıkta topladı. Doğrul, teknolojik dönüşüme uyum sağlayamayan şirketlerin rekabet gücünü kaybedebileceğine dikkat çekti.
23 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Nezaket ÇETİN
Bursa bilişim sektörünün yeni teknolojilerle birlikte hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Başkanı İdris Doğrul, gelecek döneme ilişkin önceliklerini 6 başlıkta sıraladı. Doğrul, yapay zekâ ve otonom sistemler, kuantum ve ileri yazılım mimarileri, yeşil bilişim, küresel yetenek üssü, bilişim diplomasisi ve bilişim diasporasının sektörün gündeminde daha fazla yer alacağını söyledi. Teknolojik gelişmelerin takip edilmesinin giderek zorlaştığını belirten Doğrul, Bursa’nın güçlü sanayi altyapısının yeni teknolojilerin uygulanması açısından önemli bir avantaj olduğunu ifade etti.
Bilişimde 6 başlık öne çıkıyor
Yapay zekâ ve otonom sistemlerin iş modellerini değiştirdiğini belirten Doğrul, kuantum teknolojilerinin de donanımın yanı sıra yazılım tarafında yeni bir dönem başlattığını söyledi. Türkiye’nin bu teknolojik dönüşümde yer alabilmesi için yazılım, donanım ve insan kaynağının birlikte geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Yeşil bilişimin de sektör açısından giderek önem kazandığını belirten Doğrul, Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilirlik gündeminin bilişim sektörünü de doğrudan etkilediğini söyledi. Bilişimin yalnızca sanayiyle değil, eğitim, sağlık ve kamu hizmetleriyle de bütünleşmesi gerektiğini ifade etti.
“Bilişim diplomasisiyle pazar açabiliriz”
Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına da dikkat çeken Doğrul, yapay zekâ, yazılım, uzay çalışmaları, biyoteknoloji, genetik bilim ve nörobilim gibi alanlarda yetişmiş insan gücüne ihtiyaç olduğunu söyledi. Üniversitelerin de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini belirtti.
Bursa’daki bilişim firmalarının uluslararası pazarlara açılabilmesi için bilişim diplomasisinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Doğrul, özellikle küçük ve mikro ölçekli firmaların uluslararası pazarlara erişiminde yeni mekanizmalara ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bilişim diasporasının da bu süreçte önemli bir kaynak olduğunu ifade eden Doğrul, farklı ülkelerde bulunan Türk teknoloji yetenekleriyle daha güçlü bir ağ kurulabileceğini belirtti. Kentlerin dijital dönüşümünde kamu, yerel yönetimler, iş dünyası ve teknoloji sektörünün birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
“Klasik dünya diye bir şey artık yok”
Teknolojik gelişmelere uyum sağlamanın şirketler açısından zorunluluk haline geldiğini belirten Doğrul, 2030’a kadar bilişim firmalarının dönüşüm sürecini hızlandırması gerektiğini söyledi. Sanayicilerin de yapay zekâ ve bilişim teknolojilerini üretim süreçlerine daha fazla entegre etmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ destekli karar mekanizmaları ve dijital ikizlerin üretimde verimlilik sağlayabileceğini belirten Doğrul, “Klasik dünya diye bir şey artık yok. Ya buna ayak uyduracaksınız ya da sistemin dışında kalacaksınız” dedi.
Yapay zekâ KOBİ’lerde dönüşümü hızlandıracak
Yapay zekânın üretimden pazarlamaya, insan kaynaklarından karar alma süreçlerine kadar şirketlerin çalışma biçimlerini değiştirdiğini belirten Doğrul, teknolojinin yalnızca günlük işlerde kullanılan bir araç olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Bursa’da bazı firmaların yapay zekâ entegrasyonunda ilerleme kaydettiğini ancak KOBİ’lerin önemli bölümünde dönüşümün daha zorlu olduğunu ifade eden Doğrul, muhasebe, pazarlama, sosyal medya ve çağrı merkezi gibi alanlarda yapay zekâ destekli otomasyonun yaygınlaşabileceğini kaydetti. Yapay zekâ kullanımının veri güvenliği konusunu da gündeme getirdiğini belirten Doğrul, Türkiye’nin kendi verisini koruyabileceği teknolojik altyapıya sahip olması gerektiğini söyledi.
Makine ve otomasyonda yapay zekâ etkisi
Bursa’nın güçlü sanayi altyapısının yapay zekâ ve yazılım teknolojilerinin geliştirilmesi açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirten Doğrul, özellikle otomasyon ve otonom sistemler geliştiren firmaların ön plana çıkacağını söyledi. Robotik sistemlerin üretim süreçleriyle daha fazla entegre edilmesiyle sanayide yeni uygulamaların yaygınlaşacağını ifade eden Doğrul, hizmet sektörünün de yapay zekâ kullanımının hızla artabileceği alanlardan biri olduğunu kaydetti.
Tekstilde ise yalnızca dijital makinelerin kullanılmasının yeterli olmayacağını belirten Doğrul, üretim altyapısının bütüncül biçimde yenilenmesi gerektiğini söyledi. Tarımda yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması için de veri ve planlama altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yerli yapay zekâ için donanım altyapısı şart”
Türkiye’nin yapay zekâ ve yazılım alanında daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için insan kaynağının yanı sıra teknoloji know-how’ının geliştirilmesi gerektiğini belirten Doğrul, yerli yapay zekâ sistemleri için donanım altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kuantum bilgisayarlar ve yüksek işlem gücü gerektiren sistemlerin maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Doğrul, bu alanlarda kamu desteklerinin önem taşıdığını ifade etti. Yapay zekâ sistemlerinin işlem ve altyapı maliyetlerinin de arttığını belirten Doğrul, bu maliyetlerin yalnızca bilişim sektörünü değil, yapay zekâyı kullanacak sanayi ve diğer sektörleri de ilgilendirdiğini kaydetti.
Kaynak: DÜNYA - BURSA
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.