YAYINLAMA 21 Eylül 2026 11:13
GÜNCELLEME 21 Eylül 2026 11:17
Uluslararası Nakliyeciler Derneği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Agit Uluslararası Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Muazzez Araç, Karadeniz havzasında Rusya ile Ukrayna, Hürmüz Boğazı’nda ise ABD ile İran arasında devam eden savaşta ticari gemilerin saldırılara uğramasının uluslararası transit ticaret faaliyetlerinde kökten değişim yaşandığını ifade etti. Pek çok sektörün lojistik operasyonlarının kara lojistiğine kaydığını belirten Muazzez Araç, özellikle sınır kapılarındaki kentlere yönelik araç sevkiyatlarının hızlandığını kaydetti. Araç, "Devam eden savaş ortamı ile Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik gerilimler, deniz yolu taşımacılığında büyük aksamalara ve rota değişimlerine yol açmıştır. Küresel deniz ticaret hatlarındaki tıkanıklıklar ve güvenlik riskleri, yük sahiplerini ve üreticileri alternatif güvenli güzergâh olan kara lojistiğine yönlendirmiştir. Ancak Türkiye'deki lojistik firmaları, ani bir şekilde artan bu karayolu taşıma talebini karşılamakta ciddi kapasite sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Mersin ve Adana’daki kara lojistik firmalarının büyük bir bölümü mevcut araçlarını Hatay, Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Şırnak gibi sınır illerine kaydırmaktadırlar. Ancak mevcut araç filoları yeni talebi karşılamakta zorlanmaktadır” dedi.
“Yeni araç yatırımlarında ÖTV sıfırlanmalı, KDV’de de indirime gidilmeli”
Deniz yolundan kayan yoğun talebi karşılayabilmek için lojistik şirketlerin yeni çekici ve dorse yatırımları yapmasının önünün açılması gerektiğini ifade eden Muazzez Araç, “Mevcut ekonomik ve vergisel şartlar buna ciddi zorluklar çıkarmaktadır. Yeni araç yatırımlarında devlet desteğinin olmaması firmalarımızı zorlamaktadır. Şu anda uluslararası standartlara uygun bir çekici piyasada KDV ve ÖTV dahil olmak üzere en az 150 bin dolardan satın alınmaktadır. Bir aracın maliyetinin yüzde 24'ünün doğrudan devlete vergi olarak gitmesi, filoların hızlı büyümesini engellemektedir. Kapasite artırımı yapmak isteyen firmalarımıza yönelik ÖTV’nin sıfırlanmasını, KDV’de de indirime gidilmesini bekliyoruz. Lojistik sektörü tüm sektörlerin kalbi konumundadır. Bir insan kalbi olmadan nasıl yaşayamazsa lojistik sektörü olmadan diğer sektörler de yaşayamaz. Ekonomilerdeki stratejik konumuna rağmen sektörümüze hiçbir devlet desteği sağlanmamaktadır. Devletimizin pek çok sektöre sağladığı destekler gibi sektörümüzü unutmamasını bekliyoruz. Sektörümüz ülkemizin üvey evladı değildir" diye konuştu.
“Mevcut filolar artan talebi karşılamakta yetersiz kalıyor”
Sektörün filolarını büyütmesi demenin devletin de gelir kaynaklarının artması demek olduğunu vurgulayan Muazzez Araç, “Şu anki haliyle sektörümüz hem artan talebi yönetmekte zorlanmakta hem de mevcut araçlarla bu yoğunluğu taşımaya çalışırken yıpranmaktadır. Lojistik sektörünün omurgasını oluşturan yeni çekici yatırımlarında devlet desteğinin bulunmaması, filoların yaşlanmasına ve rekabet gücünün zayıflamasına neden olmaktadır. Yaklaşık 150 bin dolarlık standart bir çekici maliyetinin yüzde 24 gibi 36 bin dolarlık oranının doğrudan vergi ve yasal kesintilerle devlete gitmesi, işletmelerin finansal dengesini altüst etmektedir. Yüksek faiz oranları ve zorlaşan kredi erişimiyle birleşen bu ağır vergi yükü, yatırım iştahını tamamen sıfırlamıştır. Sektör temsilcileri, Avrupa standartlarında yeşil ve modern bir filo yapısının korunabilmesi için özel ÖTV indirimleri, leasing kolaylıkları ve acil yatırım teşviklerinin hayata geçirilmesini talep etmektedir” diye konuştu.
"Otobanların özelleştirilmesi lojistik sektörünü endişelendiriyor"
Lojistik sektörünün yoğun kullandığı otoyolların büyük bir bölümünün özelleştirilmesinin sektörde maliyet endişesine neden olduğunu ifade eden Muazzez Araç, fiyat tarifelerine fahiş zam gelmesinden çekinildiğini kaydetti. Araç, şöyle devam etti: “Ulaşım altyapısı özelleştirilmeden önce otoyol ve köprü geçiş ücretleri, lojistik maliyetlerinin en öngörülemez kalemi haline gelmiştir. Şimdi bu otoyalların özelleştirilmesi ile birlikte tüm firmalarımızda yüksek zam beklentisi oluştu. Firmalarımız, ticari araçlar için her geçen gün artan geçiş tarifelerinin daha fahiş seviyelere ulaşmasından ötürü büyük bir endişe duymaktadır. Sabit hatlar üzerinden uzun vadeli anlaşmalarla hizmet veren nakliyeciler, bu maliyet artışlarını navlunlara anında yansıtmakta zorlanmakta ve aradaki fark tamamen işletmelerin cebinden çıkmaktadır. Ticari taşımacılığın ülkenin tedarik zincirindeki kritik rolü göz önüne alınarak, otoyol tarifelerinde lojistik sektörü lehine özel düzenlemeler ve sübvansiyonlar yapılması elzem görülmektedir.”
"Sektörün yıllardır kronikleşen rayiç bedel sorununun çözülmesini bekliyoruz"
Sektörün uzun yıllardır çözülemeyen kronik problemlerinden biri olan rayiç bedel (taban fiyat) mekanizmasının yokluğunun, piyasada derin bir başıboşluk yarattığını vurgulayan Muazzez Araç, “Gerçekçi maliyet analizlerinden habersiz veya günü kurtarmaya odaklı merdiven altı taşımacılık anlayışı, işini kurumsal ve yasalara uygun yürüten firmaları haksız bir rekabetle karşı karşıya bırakmaktadır. Taban fiyat uygulamasının bulunmayışı, kalitenin düşmesine ve genel hizmet standartlarının gerilemesine zemin hazırlamaktadır. Sektörün geleceği ve güvenliği adına, ilgili bakanlıkların denetiminde minimum taşıma maliyetlerini esas alan bağlayıcı bir rayiç bedel politikasının acilen tesis edilmesi beklenmektedir” dedi.
"Akaryakıt maliyetlerindeki artış sektördeki kârlılığı bitirdi"
Karadeniz havzasındaki devam eden savaş ortamı ile Hürmüz Boğazı'ndaki askeri şiddetin kapsamına ticari gemilerin de alındığını ifade eden Muazzez Araç, “Stratejik gerilimler, küresel enerji piyasalarını sarsarak akaryakıt fiyatlarını tırmandırmıştır. Lojistik operasyonların en büyük gider kalemi olan yakıt maliyetlerindeki bu önlenemez yükseliş, şirketlerin kârlılık marjlarını sıfırlamıştır. Özellikle uzun vadeli anlaşmalarla çalışan firmaların büyük bir bölümü, maliyet artışlarını kontratlarına yansıtamadığı için şu anda zararına hizmet vermektedir. Bu durum, sektör genelinde iflas risklerini artırırken, kontratlarda akaryakıt fiyat farkı esnekliğinin yasal bir güvenceye bağlanmasını zorunlu kılmaktadır” şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.