20 Eylül 2026, Pazar · 17:46 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Trump'ın İran'a yönelik yaptırım kararları Çin ile ABD kavgasına yol açar mı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a uyguladığı ekonomik ambargo ve benzeri yaptırımların kapsamını genişleterek Tahran yönetimini baskı yoluyla zayıflatarak masaya oturtma taktiğinin bir adı da stratejik jeo-ekonomik müca…

İktidardaki Husi hareketiyle Suudi Arabistan destekli sürgündeki Yemen hükümeti milisleri arasındaki çatışma ülke çapında yayılırken Husiler tarafından fırlatılan roketler Suudi Arabistan'ın farklı yerlerdeki petrol tesisleri ve boru hatlarını tahrip edince Riyad, Husilerin "kutsal şehir Mekke'yi hedef aldığını" söyleyerek başta İslam dünyası olmak üzere farklı ülkelerden destek istedi.

Buna karşılık da Husiler kutsal şehir Mekke'nin hedeflenmediğini; "Mossad ve CIA ajanlığı yapan ahlaksız seks ilişkilerinin ünlü bezirgânı Jeffrey Epstein'e Kâbe örtüsü armağan edenlerin kutsallıktan dem vurmalarının dürüstlük olmadığını" ilan etti.

Durumu fırsat bilen Amerikan yönetimi ise Umman Sultanlığında yapılması kararlaştırılan ABD-İran Salale görüşmesini iptal etmekle yetinmedi; Tahran yönetimini siyasi bakımdan daha sıkı bir kuşatma altına alma hamlesini başlattı; Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nu harekete geçirip İran temsilcisi Muhammed İslami'nin nükleer silahların görüşüldüğü müzakere masasına gelmesini önledi.

ABD böylece, "ekonomik bakımdan lanetlenip" sıkıştırılan İran'a ek siyasi ve jeopolitik baskılar uygulamayı deneme yoluna gitmektedir. Her şeye rağmen kamu veya özel Çinli firmaların Amerikan yönetiminin dayattığı kısıtlamalara harfiyen uyduğu söylenemez. Tam tersine, karşı önlemler ve yöntemler uygulayan bu firmaların dayatılan yasakların arkasından dolanıp faaliyetlerine aralıksız devam ettikleri de görülmektedir.

Amerikan yönetimi böyle yaparak İran'ın stratejik ticari ortağı konumundaki Çin'in önünü kesmeyi ve dolaylı biçimde faaliyet alanını daraltmayı amaçlamaktadır ama konunun uzmanları ve yakından izleyenleri "Pekin yönetimi söz konusu yaptırımlardan etkilenip geri adım atmadığı veya boyun eğmediği müddetçe İran'ın bu tür ambargolardan fazla etkileneceği söylenemez…" demektedir.

Pekin'deki son açıklamalar, "ağır ekonomik baskıların mevcut anlaşmazlığın ve ikili mücadelenin çözümüne katkıda bulunmayacağı" yönündedir. Yine de Çin yönetimi, Amerikan yaptırımlarının kurallarına uyup uymayacağı ve İran ile ticari ilişkisine devam edip etmeyeceği noktasında henüz bir beyanda bulunmamıştır.

Amerikan ve Batı medyasının analizlerine göre Çin önderliği, Şi Cinping ile Donald Trump buluşmasına kadar seçeneklerin önünü açık bırakmaktadır. Zira Pekin yönetimi, Amerikan yaptırım kararlarına tamamen uymayı beyan eden Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) aksine, kendi tutumu hakkında 6 aydan bu yana sürmekte olan savaşın durmasındaki rolünün esas alınacağı hesabıyla kesin ifadeler kullanmaktan kaçınmaktadır.

Eşi görülmemiş bir ekonomik savaş

Donald Trump, Ocak 2026 tarihli paylaşımında "ekonomik savaş" olarak adlandırdığı yaptırım paketini ilan etmiş ve İran'a yönelik ambargonun kapsamını genişletip bölgesel ve küresel tedbirleri içeren bir bülten yayınlamıştı.

Söz konusu ambargo, savaşmakta olan 2 ülke arasında 60 günlük bir ateşkesin sağlanmasının ardından gelmiş; Başkan Trump, savaşın durdurulması amacıyla devam eden müzakerelerin hemen durdurulmasını emretmişti. Buradaki soru şudur:

Ekonomik savaş tam olarak ne anlama gelmektedir?

Yanıtın bir bölümünü Dr. Zongyuan Zoe Liu'nun 2 farklı makalesinde buluyoruz. Çin asıllı ABD vatandaşı olan Dr. Liu, New York merkezli Dış İlişkiler Konseyi (CFR) isimli düşünce kuruluşunda görevlidir. Çalışmaları uluslararası ekonomi, küresel finans piyasaları, egemen varlık fonları, kritik minerallerin tedarik zincirleri, kalkınma finansmanı, gelişmekte olan piyasalar, enerji ve iklim değişikliği politikası ve Doğu Asya-Orta Doğu ilişkilerine odaklanmaktadır.

Dr. Liu'nun bölgesel uzmanlığı Doğu Asya'da, Çin, Japonya ve Orta Doğu'da, özellikle de Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindedir. 23 Ocak 2026 tarihli makalesinde ABD ile rekabetinde Çin'in ekonomik ve jeopolitik alanda başvurduğu uzun vadeli tedbirleri şöyle sıralamaktadır: Devasa/mega sanayi ve mali gücü inşa etmek ve askeri yöntemlere başvurmadan küresel ölçekte Amerikan hegemonyasını azaltmak.

Tedarik Zinciri Yönetimi (Supply Chain Management) veya Sevk ve İdarenin Egemenliği (Weaponization of Supply Chains), yani jeopolitik ve stratejik açıdan hayati malların imalat ve dağıtım şebekesini tam denetim altına almak suretiyle uluslararası camiada (tek tek veya blok halindeki devletler üzerinde) siyasi ve ekonomik alanda baskı kurabilme çabasıdır.

Kimi zaman coğrafya ve sanayi, uluslararası ilişkilerde önemli roller oynamaktadır. Her 2 unsurun maharetle kullanılması halinde bazı ülkelerin tıkanma/boğulma (Choke Point) noktaları kontrol altına alınabilir. Mesela nadir elementlerin ihraç edilmesi yasaklanabilir. Rakip ülkenin teknolojiye ulaşımı kısıtlanabilir. Karşı tarafın aleyhinde olması için gümrük işlem ve tarifelerinde değişikliğe gidilebilir. Bir ülkenin hayati ulaşım hatlarından sayılan limanlar, demiryolları, lojistik merkezler ve ticari faaliyetler farklı yöntemlerle ele geçirilip sahiplenilebilir.

Dr. Liu, makalesinde ABD ile ilişkilerde Çinli sertlik yanlılarının itirazları ile olumsuz bazı iç ve dış faktörlerin de etkisiyle Çin'in bütün hedeflerini gerçekleştirip beklentilerinin tamamını henüz elde edemediğini belirtmesine rağmen Pekin'in şimdiye kadar görülmemiş bir jeopolitik hamle yapmakta olduğunu da kabul ediyor.

Örneğin şöyle bir tespitte bulunuyor:

Çin, dünya ülkelerinin dolara dayalı ticari ve mali işlemlerin hacmi ve kapsamının azaltılmasını hedefleyen yeni sistematik altyapı çalışmalarını sürdürmektedir. Nitekim 2024 yılından itibaren Çin, bankalar arası ödemelerde kendi kurduğu CIPS sisteminin uygulanmasını sağladı. Buna göre CIPS üzerinden yüzde 47 oranında işlem yapılırken, ABD'nin de dâhil olduğu Batılı ülkelerce geçerli sayılan SWIFT kanalıyla gerçekleşen işlem hacmi yüzde 12'de kalmıştı. Keza 2022 yılında Rusya-Çin arasında gerçekleşen CIPS kanalındaki (Yuan ve Ruble eksenli) işlem hacmi yüzde 99 idi.


Hatırlatmak gerekir: Malum, Temmuz 1944'te ABD'nin Bretton Woods kasabasında imzalanan ve küresel para sistemini yeniden düzenleyen uluslararası anlaşma, ismini aynı kasabadan almıştır. Buna göre Amerikan doları altına endekslenmiş; diğer ülke paraları ise dolara sabitlenmiştir.

Dr. Zongyuan Zoe Liu, 31 Mart (Foreign Affairs dergisi) ve 1 Nisan 2026 tarihli (Independent Arabia gazetesi) makalesinde İran'a yönelik Amerikan yaptırımlarının Çin açısından anlamı hakkında ilginç bir tespitte bulunuyor:

Washington'daki siyaset erbabı ve uzmanların çoğu, ABD'nin Ortadoğu'daki yeni bir macerasının Çin için büyük stratejik bir hediye sayılacağını; aynı devletin bölgede yeni bir bölgesel kapışmaya bulaşması halinde Çin'in Asya kıtasında daha serbest faaliyet göstereceğini ileri sürmektedir.

Ne var ki Pekin, bu tür bir gelişmeye veya ihtimale ‘sıfır toplamlı bir oyun' diye bakmıyor. Yani bir taraf kazanınca diğeri kaybetmiş olmuyor. Çünkü Ortadoğu öylesine istikrarsız bir durumda ki meydana gelebilecek jeopolitik ve ekonomik altüst oluşlara yol açacak herhangi bir savaşın vereceği zarar ve ziyandan ne Washington ne de Pekin zararsız kurtulabilir!

Bu yanıyla bakıldığında Hürmüz Boğazı'nın deniz ulaşımına kapatılması sadece teorik bir endişe değil, aynı zamanda somut bir tehdit kaynağıdır. Uzun erimli bir savaş hem İran hem de Körfez ülkelerinin petrol ve doğalgaz bağlantılı altyapılarına tarif edilemez zararlar vermesinin ötesinde ciddi bir tehlike de oluşturacaktır. Bu tür hasarların sadece ekonomik değil, jeopolitik açıdan da olumsuz sonuçları olacaktır.

Kısacası, Çin'in mevcut dünya düzeninde yükselişine değil, aynı zamanda bu düzenin parçalanıp tarumar olduğu bir süreçte Pekin'in ne kadar dayanabileceği gibi bir olguya da bağlıdır. Dolayısıyla Çin istikrarsızlığın kol gezdiği kaotik bir ortamda büyüyüp yayılmak yerine istikrarın gölgesinde güçlenerek yukarıya tırmanmayı tercih etmektedir.

Bir Çin atasözü Pekinli yöneticilerin anlayışına rehberlik etmektedir: ‘En güçlü ahşap bile çatırdamakta olan bir sarayın çöküşünü önleyemez.' Bu nedenle mevcut dünya düzeninin yapısına şimdilik destek vermekte olan Çinli sorumlulara karşılık, ‘Washington'da oturan yetkililer aynı düzenin duvarlarını yıkıp yepyeni şölen ve tören salonları inşa etme sevdasındalar!' diyebiliriz.


Doğrudur: ABD, İran'ı bombalamakla yalnız bu ülkeye değil; aynı zamanda Körfez'deki Arap ülkelerinin ekonomik ve ticari faaliyetine de zarar vermiş oldu. Misal, İran ile BAE arasındaki ticaret hacmi savaş öncesine kadar 25 milyar dolara yükselmişti, ancak savaşın getirdiği hayat pahalılığı ve günlük ihtiyaç sıkıntısı İran halklarının bunlardan mahrum kalmasına yol açtı.

Nitekim serbest piyasada 1 Amerikan doları 1,9 milyon riyal; İran merkezi istatistik kurumu verilerine göre enflasyon yüzde 66, gıda maddeleri fiyatındaki artış yüzde 128 oranındadır.

Çin'in tepkisi

Ekonomik ve ticari açıdan en önemli ortak sayılan Çin ile İran arasındaki mal alışverişi, BAE ile İran arasındakinden daha az olmasına rağmen petrolde Tahran'dan en fazla ithalat yapıp para gönderen ülke Çin'dir. İran, petrol ve ürünlerinin yüzde 80-90 kadarını Çin'e ihraç etmek suretiyle yüklü bir gelir elde etmektedir.

Bloomberg Haber Ajansının verilerine göre, ABD'nin ilan ettiği son yaptırımlar gerçekte Çin'i hedef almaktadır. Çin'in büyük şirketleri ile bankaları da kuralları ihlal etmeleri durumunda cezalandırma ve yaptırım gibi Amerikan tedbirleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Buna rağmen Pekin, yerel şirketlerine Trump kararlarına kulak asmamalarını öğütlemektedir.

Haliyle Pekin, Trump'ın ilave ambargo kararlarına "aklı başında olanların başvuracağı bir yöntem değil; bu tür kararlarla sorun çözülmez; taraflar sorumlu davranarak siyasi ve diplomatik yollarla ihtilafı çözmelidirler" diyerek tepkisini göstermiştir.

Bloomberg, "Çin'in yaptırımları kabul etmemesi yüzünden Trump'ın attığı bu adımın Pekin ile Washington arasındaki gerginliği artıracağını" belirtmektedir. Çin firmaları ile diğer ticari kuruluşlarını kontrol edip baskı altına almanın kolay olmayacağı zaten bilinmektedir.

Groningen Üniversitesi (Hollanda) Doçent William Figueroa, "Çin'in cezalandırılmasının zor ve zahmetli olacağını ve tedbirlerin etkisiz kalacağını; bilhassa Pekin yönetiminin resmi politikasının Amerikan yaptırımlarına uymayacağını" söylemektedir.

ABD'den Çinli şirketlere yönelik cezalandırma veya yaptırımlar söz konusu olursa Pekin herhangi bir misillemeye başvurmayacaktır. Çünkü Çin ile ABD arasındaki ekonomik bağlantı ve ilişkiler İran ile olandan çok daha hayati ve önemlidir.

Netice olarak Uluslararası İlişkiler Uzmanı Arap gazeteci Ahmed Mustafa'nın yerinde saptamasından hareketle şu söylenebilir:

Çin'in kulak asmayacağı ve gerçekleşmesi hususunda işbirliği yapmayacağı bir ambargo ve yaptırımın etkisi ve vereceği zarar fazla olmayacaktır.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

Hakkında daha ayrıntılı: ABDÇİNİRANDONALD TRUMPdosyaFAİK BULUT

DAHA FAZLA HABER OKU

dosya DÜNYADAN SESLER

Emel Şehade İsrail istihbaratının gözü Yemen'de: Husilere özel birim

dosya DÜNYADAN SESLER

Refik Huri İran'ın yarattığı kaos karşısında bölgesel güvenlik tehdidi

dosya DÜNYADAN SESLER

Enver el-Ansi Yemen'in batı sahili: Husiler için bir tuzak, bir ödül değil

dosya DÜNYADAN SESLER

Lina el-Hatib İran'ın gölge ekonomisi: Uzun sürmeyecek bir direnç

İlgili Haberler
Global 2026 'da bu sizseniz emekli olmayı düşünmeyin bile — 5 kırmızı bayrak (özellikle Trump Beyaz Saray'dayken) Yahoo Finance · 31 dk önce Borsa Trump: İran konusunda karar aşamasındayım Dünya Gazetesi · 34 dk önce Borsa Trump’tan İran’a sert mesaj: Karar verme modundayım, çok büyük şeyler olacak Ekonomim · 35 dk önce Borsa Trump’tan zafer takı için yeni karar: Askeri komplekse dönüştürülecek Ekonomim · 1 saat önce Borsa Trump planı değiştirdi: Dev zafer takı askeri üsse dönüşüyor Dünya Gazetesi · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.