17 Eylül 2026, Perşembe · 12:15 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Kanada etkisi: Yakınlaşmadan en çok hangi Avrupa şirketleri yararlanıyor?

ABD’nin yürüttüğü ticaret savaşı, Kanada’yı Avrupa’ya yaklaştırıyor. Savunma, havacılık ve endüstriyel teknolojide ilk kazancı Avrupalı şirketler elde edebilir.

Kanada Başbakanı Mark Carney, Çarşamba günü Strasbourg'da ayakta alkışlandı; bu, Avrupa Parlamentosu'nda yabancı bir başbakana pek sık rastlanan bir manzara değil.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu sıcak karşılamaya daha sonra siyasi bir anlam yükledi.

Yıllık Birliğin Durumu konuşması sırasında, "Kanada'nın AB'nin ilk ortak üyesi olmasının önünü açmak için sizinle birlikte çalışmak istiyorum" dedi.

Von der Leyen, savunma, enerji, teknoloji, kritik mineraller ve Arktik'i kapsayan daha geniş ilişkiyi "Gelecek için İttifak" olarak tanımladı.

"Ortak üye" ne anlama geliyor?

AB antlaşmalarında tanımlanmış bir "ortak üye" statüsü bulunmuyor ve Kanada'nın doğrudan dahil olabileceği hazır bir model yok.

Yeni bir statü oluşturmak için üye devletler arasında uzlaşma sağlanması ve karmaşık hukuki müzakereler yürütülmesi gerekecek.

Aralarında Fransa ve İtalya'nın da bulunduğu on ülke, Kanada ile Avrupa Birliği arasında neredeyse on yıl önce imzalanan Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nı (CETA) hâlâ tam olarak onaylamış değil.

Carney, Kanada'nın tam AB üyeliği peşinde olmadığını da vurguladı. Ottawa bunun yerine, klasik bir serbest ticaret anlaşmasının ötesine geçen "benzersiz bir ittifak" istiyor.

Şimdilik bu öneri, hukuki bir yol haritasından çok siyasi bir mesaj niteliği taşıyor.

Buna karşılık, son dönemde imzalanan sözleşmeler ticari ilişkilerin şimdiden ilerlediğini gösteriyor.

AB–Kanada ticareti zaten ivme kazanmış durumda

CETA'nın geçici olarak yürürlüğe girdiği yılın öncesi olan 2016'dan bu yana mal ve hizmet ticareti yüzde 81'in üzerinde artarak, AB Konseyi'ne göre 2025'te 130 milyar avronun biraz üzerine çıktı.

AB'nin Kanada'ya mal ihracatı 48,9 milyar avroya ulaştı. Hizmet ihracatı ise buna 29,4 milyar avro daha ekledi.

Almanya geçen yıl Kanada'ya yaklaşık 12 milyar avro tutarında mal gönderdi. Onu 6,3 milyar avro ile İtalya, 4,4 milyar avro ile Fransa izledi.

Kanada'ya yapılan Avrupa satışlarında makine, kimyasallar, ilaçlar ve ulaşım ekipmanları başı çekiyor.

Avrupa'nın Kanada'ya makine satışları geçen yıl 9,5 milyar avro ile rekor kırdı. Elektrikli ekipman ihracatı 2022'deki 2 milyar avrodan 3,3 milyar avroya çıktı; otomobil satışları ise aynı dönemde 2,9 milyar avrodan 4,4 milyar avroya yükseldi.

En güçlü sıçramayı ise havacılık sektörü yaptı. Motorlu uçak satışları 2022'deki 449 milyon avrodan geçen yıl 1,2 milyar avroya fırladı.

Avrupalı savunma şirketleri için büyük fırsat

Savunma alanı, Kanada'nın geleneksel Amerikan tedarikçilerinin ötesine baktığının en somut göstergesini sunuyor.

Temmuz ayında Ottawa, geçen Ekim ayında Thyssenkrupp AG'den ayrılarak bağımsızlaşan Alman denizcilik şirketi TKMS AG & Co. KGaA'yı, en fazla 12 yeni denizaltı için tercih edilen tedarikçi olarak seçti.

Nihai sözleşme henüz imzalanmamış olsa da bu karar, Kanada'nın en büyük askeri tedarik programlarından birinin merkezine bir Avrupa şirketini yerleştiriyor.

İsveçli Saab da önemli ilerleme kaydetti. Ottawa, Boeing ve L3Harris'in rakip teklifleri yerine, altı adet GlobalEye keşif uçağı için şirketi tercih edilen tedarikçi olarak belirledi.

GlobalEye, Kanada'nın Bombardier Inc. şirketinin ürettiği iş jetleri üzerine inşa ediliyor ve Saab, Avrupa sensörlerini ve görev sistemlerini Kanada gövdeleriyle birleştirerek işin büyük bölümünü Kanada'da yürütmeyi teklif ediyor.

Uçaklar, Kanada'nın Bombardier şirketinin ürettiği jetleri kullanıyor. Saab, Avrupa teknolojisini Kanada'daki üretimle birleştirerek çalışmaların büyük kısmını ülkede gerçekleştirmeyi öneriyor.

Kanada ayrıca haziran ayında, AB'nin SAFE savunma programı kapsamındaki tedarike kabul edilen ilk Avrupa dışı ülke oldu.

Bu sayede Kanadalı üreticiler ortak Avrupa alımlarına erişim kazanırken, Avrupalı savunma grupları için Kanada şirketlerini içeren tedarik zincirleri kurmak da kolaylaşıyor.

Airbus ve Siemens'in şimdiden güçlü bir varlığı var

Fırsatlar askeri ekipmanın ötesine uzanıyor. Air Canada, Airbus'tan sekiz adet A350-1000 uçak için kesin sipariş verdi.

Hükümet, toplam değeri 3,6 milyar Kanada doları (2,2 milyar €) olan bir program kapsamında Airbus ile dört yeni A330 tanker ve beş dönüştürülmüş uçak için de sözleşme imzaladı; programın ilk yeni üretim uçağı Temmuz ayında havalandı.

Ottawa, filoyu havada tutmak için ilave 1,5 milyar Kanada doları (930 milyon €) ayırdı.

Alman Siemens, yapay zeka destekli pil üretimi için kurulacak bir Kanada araştırma merkezine beş yıl içinde 150 milyon Kanada doları (97 milyon €) yatırım yapıyor.

Fransız şirketler Keolis, Systra ve SNCF Voyageurs da Toronto ile Quebec City arasında planlanan yüksek hızlı demiryolu hattı Alto'yu geliştirmek üzere 2025'te seçilen Cadence konsorsiyumunun parçası. Kanada, projenin geliştirme aşaması için yaklaşık 2,4 milyar avro ayırdı.

Kritik mineraller bir sonraki fırsat olabilir

Kanada'nın nikel, lityum, bakır ve diğer kritik minerallerdeki rezervleri, işbirliği için başka bir potansiyel alan sunuyor.

Avrupa, yoğunlaşmış ve siyasi açıdan riskli tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmak istiyor.

Kanada ise daha fazla yatırım, işleme kapasitesi ve Amerika Birleşik Devletleri dışından yeni müşteriler arıyor.

Mart ayında Avrupa Yatırım Bankası ile Kanada hükümeti, Kanada'daki kritik maden projelerinin finansmanını araştırmak üzere bir niyet mektubu imzaladı.

Bu anlaşma henüz somut finansal taahhütler içermiyor.

Ancak zamanla, madencilik teknolojisi, işleme, geri dönüşüm ve pil üretimi alanlarında faaliyet gösteren Avrupa şirketlerini destekleyebilir.

Avrupa'ya daha derin erişimin bedeli

CETA, 2024 itibarıyla gümrük tarifelerinin yüzde 99'unu ortadan kaldırmış durumda. Dolayısıyla yeni bir ittifakın, gümrük vergilerinde ek indirimlerden daha fazlasını sunması gerekecek.

Yeni kazanımların muhtemelen kamu ihaleleri, yatırım, dijital ticaret, profesyonel hareketlilik ve standartların karşılıklı tanınmasından kaynaklanması bekleniyor.

Daha geniş erişim, gelecekteki anlaşmaların kapsayacağı sektörlerde Kanada'nın bazı düzenlemelerini AB ile uyumlu hale getirmesini de gerektirebilir.

Bununla birlikte, tarımdan veri korumaya kadar her alanda Kanada'nın Avrupa kurallarını benimseyeceğini varsaymak için henüz erken. Bu, "ortak üyeliğin" nihayetinde ne anlama geleceğine bağlı olacak.

Kanada Ulusal Bankası'nda jeopolitik analist olan Angelo Katsoras, ağustosta yayımladığı bir notta Brüksel'in "Avrupa'daki üretimi artırmak için giderek daha fazla tedarik kurallarını, sübvansiyonları, tarifeleri ve yerel içerik şartlarını kullandığını" yazdı.

Bu durum, Avrupa pazarına girmeye çalışan Kanadalı şirketler için zorluklar yaratabilir.

Katsoras, "Ticareti Amerika Birleşik Devletleri'nin ötesinde AB gibi bölgelere çeşitlendirmek, birçok kişinin tahmin ettiğinden muhtemelen daha zor olacak" dedi.

Aynı mantık ters yönde de geçerli. Avrupa şirketleri, yalnızca ihracata bel bağlamak yerine yerel yatırımlar yaptıklarında Kanada'da başarı şanslarını artırıyor.

Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri'nin yerini alabilir mi?

Kısa cevap: hayır.

Amerika Birleşik Devletleri, 2025'te Kanada'nın mal ihracatının yüzde 71,7'sini çekti. Karşılaştırmak gerekirse, AB Kanada'nın toplam mal ticaretinin yalnızca yüzde 8,7'sini oluşturdu.

Kanada, güney komşusu etrafında inşa edilmiş boru hatlarının, demiryollarının, fabrikaların ve sınır ötesi tedarik zincirlerinin yerini kısa sürede dolduramaz.

Daha gerçekçi senaryo, yatırım ve kamu ihalelerinin kademeli olarak yeniden dağıtılması.

Savunma ve demiryolu alanları, tedarikçileri hükümetlerin seçmesi nedeniyle önce harekete geçebilir. Finansman ve tedarik zincirleri geliştikçe kritik mineraller, pil teknolojisi ve enerji altyapısı da onları takip edebilir.

Dolayısıyla Kanada'nın Avrupa'ya yönelmesi, Amerika Birleşik Devletleri'nden ekonomik bir kopuştan ziyade tek bir ortağa bağımlı kalmama kararı olarak görülmeli.

Avrupa şirketleri açısından, en büyük kazananlar mutlaka en çok ihracat yapanlar olmayacak.

Asıl avantajı, Avrupa teknolojisini Kanada'da üretime, yatırıma ve istihdama dönüştürmeye hazır olan gruplar elde edecek.

İlgili Haberler
Borsa Pakistan duyurdu: Mekke Anlaşması'nı uygulama zamanı geldi Ekonomim · 1 saat önce Makroekonomi Üretim 6 kat artacak ama tedarik zinciri yetişemiyor: Havacılık ve savunmada kritik darboğaz CNBC-e · 1 saat önce Makroekonomi LVMH ile Hermès arasında hisse bilmecesi! Dev markanın 10 milyar doları kayıp CNBC-e · 2 saat önce Makroekonomi Kanada etkisi: Daha yakın bağlardan hangi Avrupa şirketleri kârlı çıkacak Euronews TR Ekonomi · 3 saat önce Makroekonomi Rheinmetall CEO'su Papperger: Robotlar gelecek Euronews TR Ekonomi · 3 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.