17 Eylül 2026, Perşembe · 02:53 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Biyodönüşüm, plastik kirliliğine ara çözüm olur mu?

Plastik kullanımını azaltmak, yeniden kullanım ve geri dönüşüm önceliğini korurken, sistemin dışında kalan plastiklere ne olacağı sorgulanıyor. Türkiye'de 20'nin üzerinde üreticinin kullandığı biyodönüşüm teknolojisi, do…

YAYINLAMA 17 Eylül 2026 00:00

GÜNCELLEME 17 Eylül 2026 00:00

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

FERZAN ÇAKIR

Plastik kullanımını azaltmak, ürünleri yeniden kullanmak ve atıkları geri dönüştürmek temel hedef. Peki bu dönüşüm sürerken, toplanamayan ve doğaya karışan plastikler için bir ara çözüm mümkün mü?

Temiz Dünya Çevre Teknolojileri, plastik üretiminde kullanılan Polymateria’nın geliştirdiği biyodönüşüm teknolojisini 2023’ten bu yana Türkiye’de temsil ediyor. Söz konusu katkı, ambalaj üretilirken plastik hammaddesine ekleniyor. Amaç, ürünün kullanım sırasında dayanıklılığını koruması. Böylece doğaya karıştığında uygun koşullarda mikroorganizmaların parçalayabileceği bir yapıya dönüşmesi. Teknoloji, polietilen ve polipropilen gibi yaygın plastiklere uygulanıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Mart 2026’da görüşe açtığı Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı da yeni kısıtlamalar öngörüyor. Türkiye bu adımlara hazırlanırken biyodönüşümün bir geçiş çözümü olup olamayacağını, Temiz Dünya Çevre Teknolojileri Genel Müdürü Orkan Uzunyayla ile konuştuk. Orkan Uzunyayla, şirketin yaklaşımını anlatmaya plastik kullanımını azaltma hedefinden başlıyor: “Biz hiçbir zaman plastik kullanmaya devam edin, nasıl olsa biyodönüşür demiyoruz. Birinci öncelik plastik kullanımını azaltmak, yeniden kullanmak ve mümkün olan her durumda geri dönüştürmektir. Biyodönüşüm ise bu sistemlerin dışında kalan plastikler için ek bir güvenlik katmanı oluşturuyor.”

Katkı üretim sırasında ekleniyor

Teknoloji, üretimde plastik hammaddesine yaklaşık yüzde 2 oranında katkı karışımı eklenmesiyle uygulanıyor. “Masterbatch” adı verilen katkı karışımı, plastiğin uygun çevre koşullarında biyolojik olarak parçalanabilir hale gelmesini sağlamak amacıyla üretim sırasında hammaddeye ekleniyor. Dolayısıyla uygulama, çevredeki mevcut plastik atıkların üzerine sonradan dökülen bir maddeye dayanmıyor, ürünün en baştan bu katkıyla üretilmesi gerekiyor. Orkan Uzunyayla, teknolojinin mevcut üretim hatlarında uygulanabildiğini belirtiyor: “Yaklaşık yüzde 2 oranında katkı maddesiyle mevcut üretim süreçlerine dahil edilebildiği için üreticinin tamamen yeni bir üretim hattı kurması gerekmiyor.”

Bir ambalaj üzerinden anlatıldığında ise şirketin ana hedefi ürünün, raf ömrü boyunca işlevini koruyarak, kullanıldıktan sonra toplanıp geri dönüştürülmesi. Toplanamayıp çevreye karıştığı durumlarda ise uygun koşullarda plastiği oluşturan uzun molekül zincirlerinin parçalanarak mumsu bir maddeye dönüşmesi. Ardından bu maddenin topraktaki mikroorganizmalar tarafından tüketilmesi. Orkan Uzunyayla, raf ömrünün kullanım ihtiyacına göre ayarlanabildiğini belirterek toplama sistemlerinin dışında kalan atıklara dikkat çekiyor: “En iyi toplama ve geri dönüşüm sistemlerinde dahi bütün plastiklerin sisteme girmesi mümkün değil. Çeşitli nedenlerle atık yönetim sistemlerinin dışında kalan ve çevreye karışan plastikler bulunuyor.”

OECD verilerine göre dünya genelinde 2019’da oluşan 353 milyon ton plastik atığın yalnızca yüzde 9’u geri dönüştürüldü. Aynı yıl yaklaşık 22 milyon ton plastik çevreye karıştı. Uzunyayla, bu nedenle toplama sistemlerinin dışında kalan plastiklerin kalıcılığını azaltacak teknolojilerin de Türkiye’nin döngüsel ekonomi politikalarında değerlendirilmesini istiyor. Çevreye karışan plastiklerin bir bölümünün su yollarıyla denizlere taşınması da şirketin değindiği noktalardan bir tanesi. Uzunyayla, karasal ortamda kalıcılığın azaltılmasının denizlere ulaşan plastik kirliliğini de azaltabileceğini düşünüyor. Bununla birlikte teknolojinin denizdeki plastikleri parçalamak üzere tasarlanmadığını vurguluyor.

Araştırma ne söylüyor?

Teknolojinin bilimsel dayanağını sorduğumuz Orkan Uzunyayla, Nature Portfolio bünyesindeki npj Materials Degradation dergisinde yayımlanan çalışmaya işaret ediyor. Araştırmada bu teknolojiyle üretilen plastiklerin belirli koşullarda biyolojik olarak parçalanabildiğine ilişkin bulgular bulunduğunu söylüyor. Polymateria ile bağlantılı araştırmacıların da çalışmada yer aldığını belirterek, “Biz bu çalışmayı hakemli akademik çalışma olarak değerlendiriyoruz ancak bağımsız bilimsel doğrulama şeklinde nitelendirmiyoruz” diyor.

20’nin üzerinde üretici kullandı Şirketin verdiği bilgiye göre teknoloji Türkiye’de de ticari olarak kullanılmaya başlandı. Uzunyayla, “Bugüne kadar 20’nin üzerinde büyük tek kullanımlık plastik üreticisinin bu teknolojiyi kullanarak üretim gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu şirketlerin bazıları ihracat da gerçekleştiriyor. Bazı yerli markalar ise teknolojiyi ürünlerine adapte etmeye başladı” diyor. Türkiye açısından ise temel soru, plastik kullanımı azaltılıp toplama sistemleri geliştirilirken biyodönüşümün doğaya karışan atıklar için bir ara çözüm olup olamayacağı. Yanıt ise biyodönüşüm teknolojisinin çevresel faydasının, geri dönüşüme etkisine ve mevzuata uygunluğunun incelenmesine bağlı. Orkan Uzunyayla’nın talebi de bu incelemenin yapılması: “Biz herhangi bir teknolojinin doğrudan mevzuata alınmasını talep etmiyoruz. Öncelikle teknolojinin bilimsel, teknik ve çevresel açıdan kapsamlı şekilde değerlendirilmesini istiyoruz” diyor. Bakanlığın ilgili birimleri, TÜBİTAK, TSE, TÜRKAK, üniversiteler ve geri dönüşüm sektörünün birlikte çalışmasını öneren Uzunyayla, uygun bulunması halinde farklı ürün gruplarında pilot uygulamalar yapılabileceğini söylüyor.

Geri dönüşüm sorumluluğu sürüyor

“Nasıl olsa yok oluyor” düşüncesinin plastik kullanımını artırma ihtimali de tartışmanın bir parçası. “Biyodönüşüm tüketicinin geri dönüşüm sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor” diyen Uzunyayla, teknolojiyi bir plastik kullanım lisansı olarak görmediklerini vurguluyor. Hedeflerini ise şöyle anlatıyor: “Biyodönüşüm teknolojisinin hangi ürünlerde, hangi koşullarda ve hangi standartlarla kullanılabileceğini ortaya koymak istiyoruz.”

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Tera Portföy’ün iki fonu temerrütte, 6 fonunda para 10’uncu iş günü ödenecek Finans Gündem (ing) · 41 dk önce Borsa İstanbul'da seyir halindeki araç alev alev yandı Ekonomim · 1 saat önce Borsa Işıkhan: Türkiye ve Ukrayna arasındaki dostluk ve dayanışmanın daha da güçleneceğine inanıyoruz Ekonomim · 1 saat önce Borsa Borsa İstanbul’da likidite şoku: 60’tan fazla hisse taban oldu Borsanın Gündemi · 1 saat önce Borsa SPK'dan bir şirketin bedelsiz sermaye artırımına onay Ekonomim · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.