Keşfi gerçekleştiren Uppsala Üniversitesi araştırmacıları, üzerinde "L daVinci" imzası bulunan ve Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden bu tarihi tablonun, Rönesans döneminde kullanılan malzemelerle uyumlu olduğunu ifade ediyor.
fazla okuBu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Eser ilk olarak 1928 ve 1929'da Londra'daki Christie's müzayede evinde satışa sunulmuş ve o dönemde Rönesans ressamı Titian'a atfedilmişti.
Ancak daha sonra yapılan analizlerde, tablonun üzerinde "L daVinci" yazan bir imza ve hemen ardından Latince "resmetti" anlamına gelen "pinxit" olduğu düşünülen bir sözcük tespit edildi.
Materials Today Advances adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Jakob Thyr, "Leonardo da Vinci tarafından yapılmış olabilecek bir eser üzerinde çalışmak doğal olarak heyecan vericiydi. Üstelik imza, fark edilmesi zor bir konumdaydı" dedi.
Dr. Thyr durumu şöyle açıkladı:
Arka planla olan kontrastı düşük, imza ancak tablo doğru açıdan ışıklandırıldığında görünür hale geliyor.
Araştırmacılar, çalışmada Raman Spektroskopisi adı verilen bir teknik kullanarak tablodaki malzemelerin kimyasal ve yapısal özelliklerini incelemek üzere lazer ışığından yararlandı.
Hangi pigmentlerin kullanıldığını belirlemek amacıyla tablonun farklı bölgelerinden alınan küçük numuneler mikroskop altında da incelendi.
Toplam 13 farklı pigment tespit edildi. Bunlardan 12'si Orta Çağ veya Rönesans döneminde kullanılan geleneksel pigmentlerdi ve dolayısıyla Leonardo da Vinci'yle Titian'ın yaşadığı dönemde mevcuttu.
İmzadaki siyah pigment, antik çağlardan beri kullanılan karbon siyahıydı.
Ancak tespit edilen pigmentlerden biri, 18. yüzyılın başlarına kadar üretilmemiş sentetik bir pigment olan Prusya mavisiydi. Bu da sözkonusu pigmentin Leonardo da Vinci veya Titian'ın yaşadığı dönemde uygulanmış olamayacağı anlamına geliyordu.
Araştırmacılar, Prusya mavisinin tabloya daha sonraki bir restorasyon veya rötuş sırasında eklenmiş olabileceğini düşünüyor.
Tablonun röntgen görüntüleri, Prusya mavisi tespit edilen bölgelerden birinde değişiklik yapıldığına dair izler de ortaya koydu.
Dr. Thyr, "Tablolarda rötuş yapılması çok yaygın bir durum. Dolayısıyla sayılı bölgede yeni pigmentlere rastlanması, tablonun mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez" dedi.
"Daha sonraki bir tarihte onarımlar yapılmış veya tablonun bazı kısımlarına rötuş uygulanmış olabilir" diye ekledi.
Bununla birlikte malzeme analizi tek başına tabloyu kimin yaptığını kesin biçimde belirlemeye yetmedi.
Ancak bu çalışma, malzeme biliminden elde edilen analitik yöntemlerin sanat eserlerine ve arkeolojik buluntulara nasıl uygulanabileceğini gösterdi.
Dr. Thyr, "Gelecekte bu tür analizlerin giderek daha yaygın hale geleceğine inanıyorum" dedi.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir
Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal
© The Independent
DAHA FAZLA OKUHakkında daha ayrıntılı: çeviriLeonardo da Vincilazer
DAHA FAZLA HABER OKU
ÇEVİRİ BİLİM
Fizikçilerden "ürkütücü" kuantum dolanıklığı keşfi
ÇEVİRİ BİLİM
Amerika'ya özgü sanılan dinozorun fosilleri İspanya'dan çıktı
ÇEVİRİ BİLİM
Ay'daki su, büyük şehirler kurmak için yeterli değil
ÇEVİRİ BİLİM
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.