16 Eylül 2026, Çarşamba · 20:33 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Devlet okulunda 1 yıl okumanın maliyeti ne kadar? Aileleri bekleyen harcamalar belli oldu

Türkiye’de yeni eğitim öğretim yılı başlarken ailelerin okul masrafları da hızla büyüyor. Devlet okulunda eğitim ücretsiz olsa da kırtasiye, kıyafet, yemek ve ulaşım gibi giderler öğrencinin yıllık maliyetini ciddi ölçüd…

Türkiye’de yeni eğitim öğretim yılı başlarken ailelerin okul masrafları da hızla büyüyor. Devlet okulunda eğitim ücretsiz olsa da kırtasiye, kıyafet, yemek ve ulaşım gibi giderler öğrencinin yıllık maliyetini ciddi ölçüde artırırken, eğitim enflasyonunun gerçek fatura üzerindeki etkisi dikkat çekiyor.

Güncellenme: 16.09.2026 10:24:06

Cumhuriyet/Ekonomi Servisi Takip Et:

Türkiye’de yeni eğitim öğretim yılı başlarken ailelerin okul masrafları da hızla büyüyor. Devlet okulunda eğitim ücretsiz olsa da kırtasiye, kıyafet, yemek ve ulaşım gibi giderler öğrencinin yıllık maliyetini ciddi ölçüde artırırken, eğitim enflasyonunun gerçek fatura üzerindeki etkisi dikkat çekiyor.

102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle

Türkiye'de 2026-2027 eğitim öğretim yılı, eğitim hizmetlerindeki fiyat artışının genel enflasyonu geride bıraktığı bir dönemde başladı. TÜİK'in ağustos verilerine göre tüketici fiyatları yıllık yüzde 31,51 artarken eğitim hizmetlerindeki yıllık yükseliş yüzde 53,44'e ulaştı. Ancak velilerin eğitim için yaptığı toplam harcama, TÜİK'in eğitim enflasyonu hesabından çok daha geniş bir maliyet tablosuna işaret ediyor.

Devlet okulunda öğrenim ücreti bulunmasa da kırtasiye, kıyafet, beslenme ve ulaşım gibi giderler ailelerin bütçesindeki yükü artırıyor. Yapılan hesaplamalara göre bir öğrencinin okula başlama maliyeti 81 bin TL'yi, yıllık eğitim gideri ise bazı durumlarda 155 bin TL'yi aşabiliyor.

EĞİTİM ENFLASYONU GENEL ENFLASYONU GERİDE BIRAKTI

TÜİK'in ağustos verilerine göre eğitim hizmetlerinde yıllık fiyat artışı yüzde 53,44 oldu. Bu oran, yüzde 31,51 seviyesindeki genel enflasyonun yaklaşık 22 puan üzerinde gerçekleşti.

Eğitim hizmetlerindeki aylık artış da yüzde 8,62 olarak kaydedildi. Eğitim grubunun TÜFE sepetindeki ağırlığı ise yüzde 2,02 düzeyinde bulunuyor. Bu nedenle eğitim fiyatları yıllık bazda en yüksek artışı gösteren harcama grubu olsa da genel enflasyona katkısı gıda, ulaştırma ve konut gibi daha yüksek ağırlığa sahip grupların gerisinde kalıyor.

Ağustos 2025'te yüzde 60,91 olan yıllık eğitim enflasyonu bu yıl gerilese de eğitim, fiyatların en hızlı arttığı alan olmayı sürdürüyor. Yükseköğretim ücretlerindeki yıllık yüzde 102,69'luk artış ise ağustos ayındaki yükselişte öne çıktı.

OKULA BAŞLAMANIN MALİYETİ 81 BİN TL'Yİ AŞIYOR

Devlet okuluna giden bir öğrencinin yıllık maliyetine ilişkin ülke genelini kapsayan tek bir resmi ortalama bulunmuyor. Harcamalar; kentin yanı sıra okulun eve uzaklığı, servis kullanımı, beslenme şekli ve yardımcı kaynak ihtiyacına göre değişiyor.

Eğitim-İş'in Ankara fiyatları üzerinden hazırladığı 2026-2027 Okula Başlama Maliyeti Araştırması'na göre başlangıç giderleri geçen yıla göre yüzde 23 ile yüzde 29 arasında arttı.

Kırtasiye gideri ilkokul öğrencisi için 6 bin 363 TL, ortaokul öğrencisi için 7 bin 666 TL, lise öğrencisi için ise 10 bin 328 TL olarak hesaplandı. İki takım okul kıyafeti, çorap, kışlık ayakkabı, kaban, eşofman ve spor ayakkabısını kapsayan giyim gideri tüm kademelerde 15 bin 900 TL oldu.

Servis kullanılmadığında yalnızca kırtasiye ve giyim giderleri ilkokulda 22 bin, ortaokulda 23 bin, lisede ise 26 bin TL'yi aşıyor.

Kısa mesafeli servis kullanılması halinde başlangıç maliyeti ilkokulda 64 bin, ortaokulda 65 bin, lisede 68 bin TL'nin üzerine çıkıyor. Uzun mesafeli servis kullanan öğrencilerde ise bu tutar sırasıyla 77 bin, 78 bin ve 81 bin TL'yi aşıyor.

YILLIK EĞİTİM GİDERİ 155 BİN TL'YE ULAŞIYOR

Okul alışverişleri, ailelerin yıl boyunca karşılaştığı toplam eğitim faturasının yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun paylaştığı analize göre devlet okuluna giden bir ilkokul öğrencisinin yıllık gideri 70 bin 500 TL ile 110 bin 500 TL arasında değişiyor. Hesaplamada kırtasiye ve yardımcı materyaller için 4 bin 500-6 bin TL, kıyafet için 4 bin-7 bin TL, evden hazırlanan beslenme için ise 15 bin-25 bin TL ayrılıyor.

Kantin ve günlük harçlığın yıllık maliyeti 18 bin-27 bin TL, servis gideri ise 27 bin-40 bin 500 TL arasında hesaplanıyor.

Lise öğrencilerinde yıllık maliyet 84 bin TL'den başlayarak 155 bin TL'ye kadar yükseliyor. Teknoloji, ulaşım ve sınava hazırlık materyalleri bu aşamada toplam harcamayı artırıyor.

YEMEK VE ULAŞIM GİDERLERİ BÜTÇEYİ ZORLUYOR

Eğitim-İş'in araştırmasına göre ilkokul öğrencisinin evden götürdüğü beslenme çantasının aylık maliyeti 2 bin 296 TL'ye ulaştı. Ortaokul ve lise öğrencilerinde tost, ayran ve sudan oluşan kantin alışverişinin aylık maliyeti ise 2 bin 990 TL olarak hesaplandı.

Uzun mesafe servis ile beslenme gideri birlikte değerlendirildiğinde aylık maliyet ilkokulda 8 bin 440 TL'ye, ortaokul ve lisede ise 9 bin 134 TL'ye çıkıyor.

Ankara'da öğrenci abonmanı kullanan bir çocuğun başlangıç ve ulaşım gideri ilkokulda 28 bin, ortaokulda 29 bin, lisede 32 bin TL'nin üzerine çıkıyor.

DEVLET OKULUNDA KAYIT ÜCRETİ YOK, ANCAK EK GİDERLER TARTIŞILIYOR

Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için 283 milyondan fazla ders kitabı hazırlayarak okullara dağıttı. Bakanlık ayrıca e-Okul üzerinden otomatik yapılan kayıtlarda velilerden kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret alınamayacağını belirtiyor.

Mevzuat kapsamında okul aile birlikleri velileri bağış yapmaya zorlayamıyor ve kayıt döneminde bağış toplayamıyor. Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de devlet okullarında kayıt ücreti veya zorunlu bağış uygulamasının bulunmadığını belirtiyor.

Buna karşın eğitim sendikaları; yardımcı kaynak, temizlik, güvenlik ve bakım gibi bazı giderlerin bağış veya farklı talepler üzerinden velilere yansıtıldığını savunuyor.

EĞİTİM ENFLASYONU VELİNİN TÜM HARCAMASINI GÖSTERMİYOR

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Kıdemli Politika Analisti Özgenur Korlu, eğitim enflasyonu ile velilerin karşı karşıya kaldığı toplam maliyetin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekiyor.

Korlu, "Enflasyonun düşmesi, fiyatların artış hızının düşmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla fiyatların doğrudan düştüğünü görmüyoruz" diyerek eğitim hizmetlerindeki yüzde 53,44'lük artışın velilerin tüm eğitim harcamalarını kapsamadığını belirtiyor.

Servis, yemek, kırtasiye ve kıyafet gibi kalemlerin TÜFE'de farklı harcama grupları altında takip edildiğini belirten Korlu, kira, gıda ve ulaşım gibi temel harcamalardaki artışların da ailelerin eğitim bütçesini daralttığını ifade ediyor.

'SORUN YALNIZCA EĞİTİM POLİTİKALARIYLA ÇÖZÜLEMEZ'

Korlu'ya göre okul kıyafeti, kırtasiye ve yardımcı kaynak piyasasında yapılabilecek düzenlemeler eğitim maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Okulların velileri tek bir satıcıya yönlendirmemesi, temel sınıf malzemelerinin belirlenmesi ve düşük gelirli ailelere doğrudan eğitim desteği verilmesi de öneriler arasında yer alıyor.

Korlu, eğitim harcamalarındaki baskının yalnızca eğitim politikalarıyla ele alınamayacağını belirterek şöyle diyor:

"Biz burada hep eğitim üzerinden bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Halbuki genel ekonomik sistemin içerisinde bunun başka araçları da olabilir."

İstihdam, gelir dağılımı, sosyal yardım, barınma ve ulaşım politikalarının da eğitim harcamalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Korlu, eğitim alanındaki rekabetin de ailelerin harcamalarını artırdığını ifade ediyor.

AİLELERİN EĞİTİM HARCAMASINI ARTIRAN REKABET

Korlu'ya göre ebeveynlerin çocuklarının yalnızca iyi eğitim almasını değil, akranlarından daha iyi eğitim almasını istemesi; kurs, özel ders, dijital uygulama ve yardımcı kaynaklara yönelik talebi artırıyor.

Eğitim ürünlerinde daha yüksek fiyatın daha yüksek kalite anlamına geldiğine ilişkin algının da ailelerin tercihlerini etkileyebildiğini belirten Korlu, şöyle konuşuyor:

"Aileler çoğu zaman çevrelerinden, sosyal medyadan ve veli gruplarından gelen bilgilerle karar veriyor. Bu durum daha pahalı ürünün daha iyi olduğu algısını güçlendirebiliyor."

'ASIL ÇÖZÜM MAHALLEDEKİ OKULU İYİLEŞTİRMEK'

Korlu, eğitimdeki rekabetin ve sınava hazırlık harcamalarının temelinde okullar arasındaki başarı ve imkân farklılıklarının bulunduğunu belirtiyor.

Öğrencilerin büyük bölümünün merkezi sınavlara girmeyi sürdürdüğünü belirten Korlu, ailelerin sınırlı sayıdaki okullara ulaşabilmek için kurs, özel ders ve yardımcı kaynaklara yöneldiğini ifade ediyor:

Bunun nedeni, bazı okulların öğrencilere daha fazla avantaj sağlayan kurumlar olarak görülmesi. Bu okulların kontenjanlarının azalması rekabeti daha da artırabiliyor. Aileler de çocuklarının sınırlı sayıdaki okullardan birine girebilmesi için kurs, özel ders ve yardımcı kaynaklara yöneliyor.

Korlu, kalıcı çözümün mahalleler arasındaki okul imkânlarının birbirine yaklaştırılması olduğunu savunuyor:

"Mahallenizdeki lisenin, çocuğunuzun dört otobüs değiştirerek gideceği liseden daha iyi olduğunu bilirseniz bu harcamalar da düşmeye başlar.

"Sınavla öğrenci alan bir lise ile yerel yerleştirmeyle girilen lise arasındaki farkın azalması, ailelerin sınava hazırlık harcamalarını da sınırlayabilir.

"Bu yaklaşım aynı zamanda ulaşım ihtiyacını ve öğrencilerin okul yolunda geçirdiği zamanı azaltabilir."

Korlu'ya göre eğitimde hedef, çocuğun yaşadığı mahalleden bağımsız olarak benzer nitelikte eğitime ulaşabilmesi olmalı.

SENDİKALAR ÜCRETSİZ YEMEK VE ULAŞIM DESTEĞİ İSTİYOR

Eğitim-İş, 14 Eylül'de Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada eğitim giderlerinin aile bütçesinden kamu bütçesine taşınması çağrısında bulundu.

Sendikanın talepleri arasında tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması, kırtasiye ve ulaşım gibi temel giderlerin karşılanması ve okullara doğrudan yeterli bütçe aktarılması bulunuyor.

Eğitim-Sen de beslenme, ulaşım, kıyafet, kırtasiye ve teknolojik araç giderlerinin özellikle asgari ücretli, tek gelirli ve birden fazla çocuğu bulunan aileler üzerindeki yüküne dikkat çekiyor. Sendika, okul yemeği ve ulaşım desteğini eğitim hakkının bir parçası olarak değerlendiriyor.

Sendikalar ayrıca okulların temizlik, güvenlik ve yardımcı personel ihtiyacının kalıcı kamu istihdamıyla karşılanmasını istiyor. Devlet okullarında öğrenim ücreti bulunmamasına karşın eğitime erişim için gerekli yan giderlerin giderek ailelere bırakılmasını eleştiriyor

İlgili Konular: #okul #türkiye #okul masrafları

En

İlgili Haberler
Makroekonomi Tera Portföy'ün 3 fonunda yeni dönem: TLY, TMV ve DOH'da değerleme aylık olacak CNBC-e · 6 dk önce Makroekonomi Bakan Şimşek, yarın sabaha acil toplantı kararı aldı Sözcü Ekonomi · 7 dk önce Makroekonomi Özgür Özel'den motorin zammına tepki: 100 liralık banknot artık 1 litre mazot alacak Independent Türkçe · 7 dk önce Makroekonomi Finansal İstikrar Komitesi kritik gündemle toplanıyor Paratic · 7 dk önce Makroekonomi Döngüsel ekonomiye 10 milyar TL finansman CNN Türk Ekonomi · 20 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.