YAYINLAMA 15 Eylül 2026 16:53
GÜNCELLEME 15 Eylül 2026 17:29
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Çelik, 12 Eylül darbesinin yıl dönümü nedeniyle yaptığı değerlendirmede, darbelerin Türkiye'nin siyasi ve toplumsal hayatında bıraktığı izlerin henüz tamamen silinmediğini belirtti.
Çelik, darbeleri, milleti korumak amacıyla verilen silahların yine millete karşı kullanılmasına benzeterek, bu tür müdahalelerin hem siyasi hem de ahlaki açıdan meşru olmadığını ifade etti.
12 Eylül'ün mirası yeni anayasa çağrısı
12 Eylül'ün Türkiye'de bıraktığı en büyük hasarlardan bir tanesi anayasadır. Halen siyasetin önünde yeni bir anayasa yapma ödevi vardır. Bu gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Mesele sadece anayasanın maddelerinin yenilenmesi, anayasanın tekrar ele alınması meselesi değildir. Öznesinin doğrudan millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır. Vesayetin, darbeciliğin gölgesinde gerçekleşmiş bir anayasal atmosferin tümüyle ortadan kaldırılması meselesidir. Bu demokrasimizin önünde, siyasetin önünde büyük bir ödev olarak, tarihi sorumluluk olarak durmaktadır.
"Bandırma Vapuru'ndan TCG Anadolu'ya"
Bu hafta sonu tabii Sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun programları vardı. Cumhurbaşkanımızın gençlikle bir araya gelmesi her zaman son derece hafızalarda güzel yer tutan birtakım anekdotları ortaya çıkarıyor. Orada Cumhurbaşkanımızın Türkiye'nin hikayesini özetlerken Bandırma Vapuru'ndan TCG Anadolu 'ya ifadesi aslında son derece güçlü bir özet. Bu zihnimizde tutmamız gereken Türkiye Yüzyılı Hedefleri açısından bir metafor olarak, bir gerçeklik olarak bize yol gösterecek bir pusulanın özeti olarak hatırlamamız gereken bir yaklaşım. Orada da görüldüğü gibi son derece güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanımızın gençlerimizle olan diyaloğu, gençlerimizin partimize olan teveccühü, her kesimden kardeşimizin bu ilgisi ve alakası son derece güçlü bir şekilde devam ediyor.
Türkiye'den Irak topraklarından Suudi Arabistan'a yönelik saldırılara tepki
Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmeler halen dünyanın önünde büyük bir problem olarak duruyor. İslamabad mutabakatından sonra maalesef arzu edilen kalıcı ateşkes ve barış çerçevesine bir türlü geçilemedi. Şimdi ise daha büyük bir problem olarak Babülmendeb ile ilgili bir takım sıkıntıların yaşandığını görüyoruz. O sebeple özellikle Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne dönük olarak Irak topraklarından yapılan birtakım saldırıları doğru bulmadığımızı, bunu reddettiğimizi ve kınadığımızı ifade ediyoruz.
Türkiye'den Suudi Arabistan'a İHA saldırılarına kınama
Suudi Arabistan makamlarının bölgedeki gerilimi tırmandırmamak üzere sağduyulu bir şekilde davranması son derece kıymetlidir. Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusundaki kardeş Suudi Arabistan'la olan dayanışmamızı da bu vesileyle ifade ediyoruz.
Yine bu Irak topraklarından Suudi Arabistan'a dönük İHA saldırıları karşısında kardeş Irak hükümetinin söz konusu saldırıları kınayarak olayın aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için ortaya koyduğu inisiyatifi de son derece kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isteriz. Hürmüz Boğazı ile ilgili bu istikrarsızlıklar, Babülmendeb ile ilgili bütün bu olaylar varken daha fazla istikrarsızlığa yol açacak bir takım kaos ve kargaşalardan hassasiyetle uzak durulması gerekir. Suudi Arabistan'a yapılan bütün bu saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.
ABD'nin Kıbrıs'ta silah ambargosu kararına Türkiye'den tepki
ABD'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine yönelik silah ambargosunu kaldırma kararının bir yıl süreyle yenilendiği haberi geldi. Bunu o zaman da söylemiştik bu karar ilk alındığı zaman. Bu silah ambargosu kararı esasında adada hiç kimsenin krizi tırmandırmaması için, adadaki dengelerin bozulmaması için ve buradaki müzakerelerin başka zeminlere kaymaması için aslında koruyucu bir önlem ifade ediyordu. Fakat ABD'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine dönük bu silah ambargosunu kaldırması, şimdi bunu yeniden bir yıl süreyle uzattığını açıklaması doğru bir karar olmamıştır. Adadaki iki taraf arasındaki güvenin daha da aşınmasına yol açacak sonuçlar doğuracak yaklaşımlardır bunlar.
"Türkiye'nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur"
"Arkadaşlar, aslında Sayın Cumhurbaşkanımızın siyaset yapma tarzını bilenler açısından, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz' gibi bir değerlendirmesi olduğunda, bunun herhangi bir şekilde erken seçimle ilgisi olmadığı açıktır.
Biz, Sayın Cumhurbaşkanımız siyaset hayatında her zaman teşkilatlarımızı çok merkeze alır ve en üst noktaya koyar. O sebeple ben çok iyi hatırlıyorum; bazen seçimden yeni çıktığımızda bile, bir seçimi kazanıp da seçimden yeni çıkıp bir ay sonra bir teşkilatımıza gittiğimizde, Sayın Cumhurbaşkanımız 'Önümüzdeki seçimlere hazırlanıyor musunuz?' der onlara.
Çünkü kendisinin yetişme biçimi, kendisinin siyaset yapma tarzı teşkilatçılık üzerine ve bunun sürekli olarak her gün taş üstüne taş koyarak geliştirilmesi üzerine dair bir şeydir.
Dolayısıyla orada da hem vatandaşlarımızı gördüğünde, hem onların desteklerini duyduğunda, hem de teşkilatlarımızı gördüğünde aslında sık sık söylediği, üzerinde önemle durduğu bir cümledir: 'Önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz ve büyük başarıya imza atacağız.'
Bu bir erken seçim sinyali değildir. Türkiye'nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur arkadaşlar."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.