YAYINLAMA 15 Eylül 2026 00:00
GÜNCELLEME 15 Eylül 2026 00:05
BARIŞ SEDEF
Yapay zeka ve dijital dönüşümün son dönemde tüm sektörlerde hissedilmesi, verimlilik konusunda da önemli kazanımların elde edilmesini sağladı. Özellikle gümrüklerde bekleme sürelerinin azalması ve matbu dosya yükünün dijital platformlara taşınması, birçok gümrük firmasında verimliliğin yüzde 30’ların üzerine artmasını sağladı. Sektör temsilcileri, birçok şirketin yeni yatırımlarda odağına verimlilik ve yapay zekayı aldığına dikkat çekerek kademeli olarak verimin yüzde 60’a çıkacağı öngörüsünde bulunuyor. Ülkemizde 2 bin dolayında gümrük firmasının faaliyet gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda, bu durumun çarpan etkisi oluşturacağı açık.
Mal ve hizmetlerin sınırlar arası hareketinin düzenlenmesinde kilit bir role sahip olan gümrükler, ticari hareketliliğin de stratejik merkezi konumunda. Değişen küresel ticaret ortamı, artan ticaret hacmi, karmaşık mevzuatlar, kaçakçılık ve dolandırıcılık girişimlerinin çeşitlenmesi, insan kaynakları yetersizlikleri, manuel süreçlerin getirdiği verimsizlikler ve artan güvenlik tehditleri karşısında gümrük idareleri büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor bu durumun kısmi yansımalarını ayrıca gümrük firmalarında görmek mümkün. Bu zorlukların aşılması; daha etkin, şeffaf ve güvenli bir gümrük yapısının inşa edilebilmesi için dijital teknolojilere, özellikle de yapay zeka temelli çözümlere duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Bu bağlamda gümrüklerin dijitalleşmesi yalnızca teknik bir dönüşüm değil, aynı zamanda küresel ticaretin geleceğini şekillendiren stratejik bir zorunluluk haline geldi. Bu değişimi yakalayanlar da rekabette öne geçiyor.
Yapay zekadan TIR şoförüne, sonra tekrar yapay zekaya nakliyat
Yapay zeka kullanımının hız kazandığı diğer bir alan ise antrepo ve depo yatırımlarının olduğu sahalar. Öyle ki bazı tesisler "karanlık fabrika" profilinde hizmet veriyor. TIR'ın yanaşmasıyla başlayan sürecin makine yönlendirmesi ve paletler eşliğinde depolara istiflendiği tesislerin sayısı giderek artıyor. Gümrüklerde yapay zekayla yola çıkan yük, tır şoförüyle taşındıktan sonra antrepo veya depoda tekrar bir yapay zeka sistemiyle karşılanıyor. Hâlihazırda bu profilde hizmet veren firmaların sayısı 4 yıl öncesinde bir elin parmaklarını geçmezken, şimdi 100’ün üzerine çıkmış durumda. Özellikle taşınan ihracat yükünün yaklaşık %90’lık kısmının 0-5 kilogram olduğu ve buna bağlı olarak hacmin arttığı düşünülürse bu durumun otomasyon yatırımlarına da pozitif yönde yansıdığı görülüyor.
Yapay zeka stratejik bir güç unsuru haline geldi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise gümrüklerde yapay zekanın gücüne vurgu yapmış, 163 gümrük müdürlüğünde risk analizi ve veri madenciliği tekniklerini yenilediklerini, böylece devreye alınan Dış Ticaret Anomali Tespit Sistemi sayesinde olağan dışı hareketlerin anında tespit edebildiğini paylaşmıştı. Bolat, yapay zekanın sadece teknoloji alanı olmaktan çıkıp stratejik bir güç unsuru haline geldiğini belirterek, Türkiye'nin bu devrimi geriden takip etmediğini, veriyi ve yapay zekayı iş yapış biçimlerinin merkezine yerleştirdiğine de dikkat çekmişti.
Dijitalleşme lojistikte neden stratejik bir zorunluluk?
Mal ve hizmetlerin sınırlar arası hareketini düzenleyen gümrükler, sadece kontrol noktaları değil, ülke ekonomilerinin stratejik rekabet merkezi. Değişen küresel ticaret dinamikleri, gümrük idarelerini ve aracı firmaları daha önce benzeri görülmemiş karmaşık zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Bu zorlukların başında şunlar geliyor:
* Karmaşıklaşan Mevzuatlar ve Bürokrasi: Sürekli güncellenen uluslararası ticaret kuralları, manuel takip edilmesi imkânsız bir veri yükü oluşturuyor.
* Artan Güvenlik Tehditleri: Kaçakçılık, sahtecilik ve dolandırıcılık girişimleri her geçen gün yöntem değiştirerek çeşitleniyor.
* Zaman ve Maliyet Baskısı: İnsan kaynaklarının yetersiz kalması ve geleneksel matbu (kağıt) dosya yükü, gümrüklerde uzun bekleme sürelerine ve dolayısıyla ciddi maddi kayıplara yol açıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.