YAYINLAMA 14 Eylül 2026 23:28
GÜNCELLEME 14 Eylül 2026 23:32
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinin açılışı için gittiği kentte AK Parti Genel Merkez Gençlik Kollarınca, Samsun Büyükşehir Belediyesi Yalı Kafe Kütüphanesi'nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına katıldı.
Konuşmasında Samsun'dan ve çevre illerden buluşmaya katılanları selamlayan Erdoğan, "Karadeniz'in kapısı" ve "Bağımsızlık meşalesini yakıldığı ilk şehir" olan Samsun'da gençlerle beraber olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Samsun'da anlamlı bir gün yaşadıklarını, Samsun Şehir Hastanesinin açılışının ardından gençlik buluşmalarının bir yenisini gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, her gençlik buluşmasında olduğu gibi bugün de Türkiye'yi, dünyayı ve geleceği gençlerle konuşacaklarını söyledi.
Erdoğan, 107 sene önce Samsun'dan başlayan istiklal yürüyüşünün, bugün büyük ve güçlü Türkiye istikametinde devam ettiğini vurgulayarak, "Hemen arkamızda, istiklalden istikbale uzanan bu güzergahın iki güçlü sembolü bizlere iştirak ediyor. Bir tarafta Bandırma Vapuru, hemen yanı başında TCG Anadolu gemisi. Bandırma Vapuru ile başlayıp TCG Anadolu ile devam eden bu rota, Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin de bir nişanesidir. Allah'a hamdolsun, bugüne kadar bizler, fırtınalı denizlerde Türkiye'yi sahil-i selamete ulaştırmayı başardık. Coğrafyamızın krizlerle, savaşlarla, çatışmalarla boğuştuğu zorlu bir dönemde milletimizi bu tehlikelerden uzak tuttuk. Ülkemize pek çok alanda tarihi başarılar, tarihi zaferler kazandırdık." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere, "Yarın, Türkiye'nin kaptan köşküne sizler geçeceksiniz. 86 milyonun yanı sıra ümidini Türkiye'ye bağlamış yüz milyonlarca mazlumun emanetini de sizler yükleneceksiniz. İnanıyorum ki hepiniz, taşıdığınız bu mesuliyetin bilinciyle, ülkemize ve milletimize en güzel şekilde hizmet edecek, Türkiye'yi her kulvarda çok daha iyi yerlere getireceksiniz." diye seslendi.
"Gençleri, siyasetin merkezine almak, bir irade meselesidir"
Gençliğin, "Bir devam ve beka halkası, geçmişi geleceğe taşıyan en kritik insan kaynağı" olduğuna işaret eden Erdoğan, her zaman gençliğin her şeyden önce inandığı ve takipçisi olduğu ulvi bir davasının olması gerektiğine inandıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu dava, öyle günübirlik, gelip geçici heveslere değil asırları kuşatan güçlü bir mefkureye dayanmalıdır. Merhum Cemil Meriç'in sözleriyle, 'Bu dava, irfanımızı yeniden fethetmek, dava, ecdadın tefekkür, özellikle hazinelerini bugünkü nesillerin tecessüsüne yani görme, anlama merakına açmak, bir kelimeyle bugünü düne bağlamaktır.' Biz de şahsen, hem yarım asrı aşan siyaset hayatımızda hem de AK Parti'nin çeyrek asırlık yolculuğunda hep gençlerle yol yürümeye, gençlerin davasına omuz vermeye gayret ettik. Gençleri siyasetin merkezine almak, unutmayın, bir irade meselesidir."
Erdoğan, seçilme yaşını 30'dan 18'e indirerek siyasette gençlerin önünü açtıklarını, özel sektörden eğitim ve spora, kamu yönetiminden kültür, sanat ve sivil topluma gençlere her türlü desteği sağladıklarını hatırlattı.
"Bir gencimizi daha nasıl kazanabiliriz? Bir gencimizi daha bu milletin istiklal yürüyüşüne nasıl dahil edebiliriz?" diyerek her fırsatta gençlerin yanında olduklarına işaret eden Erdoğan, "Şunu daima aklımızın bir köşesinde tuttuk. Bu milletin evlatlarını geçmişte 'sağcı, solcu, ilerici, gerici, Alevi, Sünni' diyerek birbirinden ayırdılar. Türkiye'yi ayağa kaldıracak nesilleri heba etmekte hiçbir sınır tanımadılar." dedi.
"Gençlerle kucaklaşmaya devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesinin 46. yılı olduğunu anımsatarak, o karanlık günlerde Samsunluların da aralarında bulunduğu gençlerin işkence gördüklerini, idam sehpalarında infazların olduğunu, yüz binlerce gencin hayatının zindan edildiğini, geleceğinin ellerinden alındığını anımsattı.
Annelerin, babaların, gözü gibi bakıp büyüttükleri, yıllar yılı üzerine titredikleri kınalı kuzularını vesayetçilere kurban verdiklerini belirten Erdoğan, tüm gayelerinin bu kötü günlerin bir daha yaşanmaması olduğunu, bu yüzden gençlerle sık sık bir araya geldiklerini, istişare ettiklerini, gençlerin fikirleri, talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kendilerini güncellediklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralık ayında, "Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı" kapsamında 81 ilden ve 207 üniversiteden gelen gençlerle İstanbul'da buluştuklarını, mayıs ayında da Türkiye'nin dört bir yanından yüz bini aşkın gençle gençlik şöleninde Kocaeli'de bir araya geldiklerini söyledi.
Şimdi de Sakarya Meydan Muharebesi'nin zaferle sonuçlanmasının 105. yıl dönümünde gençlerle beraber olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tabii gençleri sömürülecek bir oy deposu olarak görenler, şahsi ikballeri için gençleri aparat olarak kullananlar, bundan rahatsızlık duyuyorlar. Varsın olsunlar. Biz, onlara hiçbir zaman aldırmadık. Bundan sonra da aldırmayacağız. Gençlerle kucaklaşmaya, gençlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğiz. Rabb'im yolumuzu açık etsin."
"Bunlar bizi çok rahatlatıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı.
Bir öğrencinin "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, "Güneydoğu, Doğu Anadolu, bu bölgelerde terörden yana sıkıntılarımız çok büyüktü ama Allah'a hamdolsun şu anda Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da artık terör diye bir şey kalmadı." dedi.
Bölgedeki otlakların hareketli ve canlı durumda olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu otlaklara artık benim Güneydoğu, Doğu Anadolu'daki kardeşlerim rahatlıkla çıkabiliyorlar. Buralarda rahatlıkla bütün o otlaklarda ellerindeki küçükbaş, büyükbaşları otlatabiliyorlar. Bunları otlatırken de huzur içindeler. Bunlar bizi çok rahatlatıyor." diye konuştu.
Bölgede artık sıkıntıların olmadığını belirten Erdoğan, hedefin Güneydoğu ve Doğu bölgelerinin geneline huzurlu bir havayı getirmek olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "7 ülke bir araya gelerek Fransa'da bir rapor yayımladı. Bu raporda Türkiye de yer aldı. Siz, yıllardır 'Dünya 5'ten büyüktür.' diyorsunuz. Sizce yeterince dünya bunu kabul etti mi?" sorusu üzerine, yıllardır "Dünya 5'ten büyüktür." dediklerini ve demeye devam edeceklerini söyledi.
Bununla kalmayarak "Daha adil bir dünya mümkün." de dediklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Daha adil bir dünya mümkün. Nasıl mümkün? Şu anda Hürmüz Boğazı'nda olanları takip ediyoruz, değil mi? Sadece Hürmüz Boğazı'nda olanlar değil bakıyorsunuz Körfez'de birçok yerde ciddi manada sıkıntılar var. Bu sıkıntıların darboğaz ettiği yerler nereler? İslam dünyası. Bizler Türkiye olarak 'İslam dünyasının yaşadığı bu sıkıntıları, inşallah bir an önce aşalım.' diyoruz. Bunu aşmak için de Türkiye artık bölgeye ağırlığını koydu, koyuyor ve koyacağız. İşi hafife alamayız çünkü Türkiye'den beklentiler çok. Unutmayın, biz, Riyad'daki, Mekke'deki savunma paktı ile ilgili adımı niye attık? Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye bir araya geldik, bir adım attık. Attığımız adım, bu üç ülke bir araya gelsin ve attığımız bu adımla inşallah İslam dünyasına buradan bir sinyal verelim. Güzel gelişmeler var, bunu da başaracağız."
Bir öğrencinin 7 kız kardeş olduklarını belirterek, " Erkek yok maalesef" demesi üzerine Erdoğan, "Niye maalesef diyorsun" karşılığını verdi.
Öğrencinin "12 Eylül darbesine" ilişkin sorusuna Erdoğan, darbeci zihniyetlerin "bir sağdan, bir soldan" diyerek gençleri öldürdüğünü hatırlattı.
Bunları ne görmek ne de yaşamak istediklerini vurgulayan Erdoğan, "Ama ne yazık ki bunları gördük ve yaşadık. Temennimiz bundan sonraki süreçte aynı durumlar olmasın. Bir sağdan, bir soldan gençler öldürülmesin. Hiç böyle bir şeye fırsat verilmesin. Herkes dimdik yoluna devam etsin. Eserleriyle inşallah gençler ortaya koydukları bütün varlıklarıyla geleceğin Türkiye'sini onlar hazırlasınlar ve onlarla da biz iftihar edelim." dedi.
Başka bir öğrencinin "NATO için gelen liderlerin mehter marşlarıyla karşılanmasını ve silah hediye edilmesini" sorması üzerine Erdoğan, "Makine Kimya'nın ürünleriyle ortaya çıktık ve Makine Kimya'nın ürünleriyle bütün gelen liderlere bu silahlardan hediye ettik. Niye? Biz Türkiye'yiz. Eserlerimizi onlara takdim edelim istedik. Malum eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri."ifadelerini kullandı.
Liderlerin, hediyeden dolayı mutlu ve memnun olduklarını belirten Erdoğan, bu mutluluğu sağladıkları için kendilerinin de mutlu olduğunu söyledi.
Liderler Zirvesine ilişkin "Tavan yaptırdık, tavan oldu" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şimdi tabii COP31, inşallah Antalya'da bunu gerçekleştireceğiz. Onun hazırlıkları yapılıyor. Burada Guterres, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğiyle eşimin görüşmeleri olmuştu. Onların da destekleriyle bu süreci yürüttük, işlettik. İyi bir konuma da hamdolsun geldik. Bundan sonraki süreçte inşallah Birleşmiş Milletler camiası içinde de bizim sıfır atık konusundaki adım bayağı yer tutmuş oldu. İnşallah Antalya bu işte zirve yapılan yer olmuş olacak."
"Çok güçlü bir gençlik inşa ettik"
Bir üniversite öğrencisinin, "Asırlık Gece" dizisiyle ilgili, "15 Temmuz gecesi yaşanırken buradaki çoğu arkadaşım henüz daha çocuktu. Asırlık Gece dizisi bizlere o geceyi çok daha farklı yönlerden, çok daha iyi şekilde anlayabilmemiz için çok iyi bir örnek oldu. Sizce Asırlık Gece'yi izleyen bir genç 15 Temmuz ile ilgili neleri artık daha iyi bilip, neleri artık daha iyi görebilmeli?" sorusu üzerine Erdoğan, yapımın 15 bölümlük bir dizi olduğunu, gençlerin dizinin tamamını izlemeleri halinde almaları gereken ne varsa buradan edinebileceklerini söyledi.
Dizide, aktörlerin seçimine varıncaya kadar iyi bir tercih yapıldığını, sonuna kadar iyi bir hazırlık ortaya konulduğunu ve başarılı şekilde sürdürüldüğünü belirten Erdoğan, kendilerinin de bu başarıyı yakalama ve izleme fırsatı bulmaya gayret ettiklerini kaydetti.
Bir üniversite öğrencisinin, "Geçen ay AK Parti 25. yaşını kutladı. 25 yıla geri dönüp baktığınızda herkesin 'olmaz' dediği ama sizin vazgeçmediğiniz ve bugün baktığınızda da iyi ki vazgeçmemişim dediğiniz kararınız var mı, varsa nedir?" sorusu üzerine Erdoğan, "Kararlı bir şekilde yapıp da geride bıraktığımız Allah'a hamdolsun herhangi bir şey kalmadı ve çok önemli olan bir şey şu: Çok güçlü bir gençlik inşa ettik." dedi.
Erdoğan, seçilme yaşını 18'e indirmek suretiyle yeni bir gençliği inşa ve ihya ettiklerini dile getirdi.
"Samsun'un meşhur bir tadı vardı"
Eskiden İstanbul'dan gemiyle memleketi Rize'ye gittiğini anlatan Erdoğan, o dönemde yolculuğun kısa sürmediğini, bu güzergahta Samsun'un önemli bir duraklama limanı olduğunu hatırlattı. Erdoğan, "Samsun'un da meşhur bir tadı vardı, o da Samsun'un dondurmasıydı. Burada dururduk, ondan sonra o dondurma gelirdi." diye konuştu.
Erdoğan'ın "Hala dondurma devam ediyor mu?" sorusuna AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse'nin "Gereken yapılır efendim." cevabını vermesi üzerine, Erdoğan "Yapılırsa yapılsın." dedi.
Bir öğrencinin, sporda Türkiye'yi gururlandıran gelişmelerin olduğunu hatırlatması üzerine Erdoğan, sözü Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'a verdi.
Filenin Sultanları'nı tebrik eden Bak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sporun içinden geldiği için bütün branşlara destek verdiğini, ülke genelinde spor testleri ve modern stadyum yatırımları yapıldığını söyledi.
"Futbolu en iyi bilen Sayın Cumhurbaşkanımız. Ben de kendisinin yanında yetiştim. Çok büyük futbolcuydu, Erokspor'da ve İETT'de oynardı. Biz de onu seyrederdik." diyen Bak, vizyonuyla gençlere ve spora değer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.
"10 tane torun var, ayrı bir mutluluk"
Çorum Hitit Üniversitesinden bir öğrencinin söz almasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum Futbol Kulübü ile Samsunspor arasında oynanan maçı hatırlatarak "Ama bana bak, dün akşam ayıp ettiniz ya. Ne yaptınız siz Samsun'u dün akşam? Samsunspor'u 5-1 mi yendiler? Çorum, Samsunspor'u dün akşam 5-1 yendi, değil mi? Nerede? Hem de Samsun'da. Az önce başkan da durumu söyledi." diye konuştu.
Öğrencinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir oyuncakçıda torunlarına hediye alırken gördüklerini, torunlarının kendisini kolayca ikna edip edemediğini merak ettiğini sorması üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"Almayım mı? Dün akşam bile telefonda bana diyor ki, 'Dede, hani bana canavar oyuncak alacaktın?' Torunlar, ikna edilmekten öte sevilir. Hem de öyle sevilir ki... Onlar şimdi dondurma geliyor ya, bal parmaktır. Ve o gün götürdüm oradan. 'Asım, hangisini alıyorsun?' 'Şunu.' 'Beğendin mi?' 'Beğendim.' Ve kolay kolay da tabii beğenmez. Ve o gün oradan mutlu bir şekilde ayrılması tabii beni ayrıca bir dede olarak mutlu etti. Ama hiçbir şeyi de unutmuyor. Bak, dün akşam bile bana telefonda, 'Dede, beni götürecek misin tekrar?' 'Götüreceğim.' Rabb'im inşallah sizleri de torun torba sahibi yapsın. Torunlar da elhamdülillah ziyadesiyle 10 oldu. 10 tane torun var. Ve ayrı bir mutluluk."
Samsunlu engelli genç Emre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "hoş geldiniz" diyerek, bir süre önce annesiyle birlikte yolda ilerlerken Erdoğan'ın otobüsünü durdurduğunu ve Erdoğan'ın kendisine bir isteği olup olmadığını sorduğunu anlattı.
Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Emre, ben şimdi otobüsten aşağı inmemiş olsam Allah'a bunun hesabını nasıl veririm? Biliyorsun, seni ben ilk defa bu seyahatte tanımadım. Yıllardır Samsun'a her gelişimde seni görüyorum." karşılığını verdi.
Emre, "Bu liderin arkasından yürüyün. Bu liderin omzundan yük alın ve bu lidere sabah akşam dua edin. Ben öyle yapıyorum. Hepinizi de buna davet ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "Allah hep beraber yar ve yardımcımız olsun. Rabb'im bizleri inşallah yalnız koymasın." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan türküye eşlik etti
Erdoğan, kısa süre önce vefat eden eski Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı ve eski milletvekili Mustafa Demir'i andı, katılımcılardan Demir'in ruhu için Fatiha okumalarını istedi.
Programda, Samsun'da gençlere yöneltilen soruların ve verilen yanıtların yer aldığı görüntüler de izletildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yer alan müzisyen Resul Dindar'ın seslendirdiği "Uzun İnce Bir Yoldayım" ve "Çayeli'nden Öteye" türkülerine eşlik etti.
Program, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "İstiklalden İstikbale" temalı dijital bir tablo hediye etmesiyle sona erdi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.